SanatçıOnur Can Özcan

🎵 Onur Can Özcan – Çilingir Sözleri
Gün batarken bu şehirde
Senden bir sürü belirir gökyüzünde
Derdimi çok iyi bilir sakiler
Tüm yıldızlar bu gece masamda benim
Sen girmeyen eve rakı girer
Birlikte girseniz, ah, ne güzel bu gece
Hayalle gerçeğin uyumsuz filmi
Mümkün mü delirmemek?
Gurur duy buna, değer
"Erkekler ağlamaz"
Diyen Seni tanımamış meğer
Bu şehrin beni anlamaya
Benim seni unutmaya
Rakının ısınmaya niyeti yok
Adı "Çilingir" olsa da
Bu sofra bi' sen kapısına
Diz çöker, çare bulamaz, of
Bu şehrin beni anlamaya
Benim seni unutmaya
Rakının ısınmaya niyeti yok
Yoruldu göz kapaklarım
Kalbimdir uykusuz kalan
Gördüğü kabusları
Göz görse korkar açılmaya
(Ah-ah-ah-ah)
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuOnur Can Özcan’ın “Çilingir” Şarkı Sözlerinde Kaybolan Ruhların Hikayesi
Müziğin derin dehlizlerinde kaybolmayı sevenler için Onur Can Özcan’ın eserleri her zaman özel bir yere sahip olmuştur. Kendine has yorumu ve içtenliğiyle dinleyicinin ruhuna dokunan sanatçının “Çilingir” şarkısı da bu eserlerden biri. Bu yazıda, Onur Can Özcan’ın “Çilingir” şarkı sözlerinin ardındaki edebi katmanları ve hüzünlü öyküyü birlikte deşifre edeceğiz.
Gün Batımında Beliren Hayaller ve Yalnızlık
Şarkı, dinleyiciyi hemen melankolik bir atmosfere çekiyor. İlk dizeler, kayıp bir aşkın şehrin siluetine sinen acısını resmediyor:
Güneşin batışı, günün sonu değil, aynı zamanda bir başlangıçtır; anıların, hayallerin ve belki de kederin başlangıcı. Gökyüzünde beliren “senden bir sürü”, kaybedilen kişinin her yerde, her an zihinde olduğunu gösterir. Bu, sadece bir anı değil, adeta bir hayaletler ordusudur. “Sakiler”in derdi bilmesi, bu acının sıradanlığını, defalarca yaşanmışlığını ve alkol masasında aranan teselliyi vurgular. “Tüm yıldızlar bu gece masamda benim” dizesi ise, evrensel bir yalnızlığı, koca bir gökyüzünün bile kayıp aşkın boşluğunu dolduramayacağını, aksine bu yalnızlığa şahitlik ettiğini fısıldar. Onur Can Özcan’ın “Çilingir” şarkısı, bu ilk dizelerle bile derin bir melankoliye davet ediyor.
Hayalle Gerçeğin Sınırında Bir Delilik Hali
İkinci bölümde, şarkı sözleri gerçeklik ile arzu arasındaki çatışmayı gözler önüne seriyor:
Burada “rakı”, yokluğun doldurucusu, bir teselli aracı olarak karşımıza çıkar. Ancak bu teselli, asla gerçek bir ikame değildir. “Birlikte girseniz, ah, ne güzel bu gece” dizesindeki “ah”, duyulan hasretin, imkansızlığın ve kaçırılan fırsatların acı bir iç çekişidir. Hayal edilen ile yaşanılan arasındaki keskin ayrım, “hayalle gerçeğin uyumsuz filmi” metaforuyla çok çarpıcı bir şekilde ifade edilir. Bu uyumsuzluk, kişinin akıl sağlığını zorlayan, onu deliliğin eşiğine getiren bir durumdur. Onur Can Özcan, “Çilingir” ile bu ince çizgideki kırılganlığı ustaca işliyor.
Erkeklerin Ağlamadığı Yalanını Yıkan Duygu
Şarkının en can alıcı noktalarından biri, toplumsal normlara meydan okuyan bu dizelerdir:
“Erkekler ağlamaz” klişesi, pek çok erkeğin duygularını bastırmasına neden olan bir kalıptır. Ancak Onur Can Özcan, bu şarkıda bu kalıbı paramparça ediyor. Yaşanan acının o kadar büyük, o kadar gerçek olduğunu vurguluyor ki, bu acıyı hissetmeyen, bu derinliği yaşamayan kimselerin o “seni” tanımamış olduğunu söylüyor. Ağlamak bir zayıflık değil, aksine hissedilen duygunun büyüklüğüne ve gerçekliğine bir kanıttır. Bu, acının değerini ve gurur duyulması gereken bir deneyim olduğunu ima eder. “Onur Can Özcan – Çilingir” bu kısımda, duygusal cesaretin bir manifestosu gibidir.
Çözümsüzlüğün Üçlü Sarmalı: Şehir, Unutma ve Rakı
Şarkının tekrarlayan nakaratı, bir çıkmaz sokağın resmini çizer:
Bu üçlü sarmal, çaresizliğin ve durağanlığın sembolüdür. Şehir, kişinin acısına kayıtsızdır; unutmak imkansızdır; ve rakı (yani acı, gece, teselli arayışı) ısınmamakla, yani bitmemekle, dinmemekle yemin etmiştir sanki. Bu, zamanın ve çevrenin bile bu acıyı dindirmeye yanaşmadığı, aksine onu beslediği bir döngüdür. Onur Can Özcan’ın “Çilingir” şarkı sözlerinde bu tekrar, acının kalıcılığını ve kişinin bu döngüden çıkış bulamayışını pekiştirir.
Adı “Çilingir” Olsa da Çare Bulamayan Sofralar
Şarkının ismine gönderme yapan bölüm, ironik bir çaresizliği barındırır:
“Çilingir”, kilitli kapıları açan, çözümler üreten kişidir. Ancak bu “sofra” (içki masası, kederli buluşma yeri), sevilen kişinin yokluğunun kapısını açmakta, bu acıya bir çare bulmakta aciz kalır. “Diz çöker” ifadesi, teslimiyeti ve çaresizliği vurgular. Tüm çabalara rağmen, bu derin acının bir çözümü yoktur. “Of” nidası ise, bu teslimiyetin getirdiği yorgunluk ve hayal kırıklığının kısa ama etkili bir dışavurumudur. Onur Can Özcan – Çilingir, isminin taşıdığı anlamın aksine, kilitlenmiş bir kalbin hikayesidir.
Kalbin Uykusuz Kabusları
Şarkının son bölümü, duygusal ve fiziksel yorgunluğun doruk noktasına ulaşır:
Göz kapaklarının yorgunluğu, bedensel bitkinliği ifade ederken, asıl “uykusuz kalan”ın kalp olması, acının zihinsel değil, ruhsal bir boyutta yaşandığını gösterir. Kalp, sürekli olarak bu acıyla meşgul olduğu için uykuya dalamaz. Yaşanan “kabuslar” o kadar şiddetlidir ki, gözler bile bu dehşetle yüzleşmekten korkar. Bu, acının kişinin bilincini aşan, derin ve travmatik bir etki yarattığını gösteren güçlü bir kapanıştır. Onur Can Özcan’ın “Çilingir” şarkısı, bu son dizelerle dinleyicisini derin bir hüzün ve empatiyle baş başa bırakır.