SanatçıOnur Can Özcan

🎵 Onur Can Özcan – Bizi Kitaplar Toplasa Sözleri
Tutsan elimden bi' tesadüfün
Çarpışsak, çarpılsak o gün, hm
Göz göze gelsek bir anda, kaçacak yer olmasa
Dökülsek yerlere, bizi kitaplar toplasa, ah, ah
Giy hırkanı, gel
Bu aşk esecek gibi biraz
Al ömrünü, gel
Bu aşk sürecek gibi biraz
Öyle güzel atkını sarsan ömrüme her şey geçer
Al ömrünü, gel
Bu aşk esecek gibi biraz
Al ömrünü, gel
Bu aşk sürecek gibi biraz
Öyle güzel sinmiş ki kokun atkına
Ömrüme sarsan her şey geçer
İkimiz de şaşkınız
Bir omuz ancak böyle, güzel dokunurdu
İkimiz de mahcubuz, ikimiz de mahcubuz
Pardon yalnızlıkla oldu
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuOnur Can Özcan – Bizi Kitaplar Toplasa: Yazılmamış Bir Hikayenin İlk Cümleleri
Bazı şarkılar vardır, daha ilk dinleyişte ruhunuza fısıldar, size tanıdık ama bir o kadar da yeni bir hikaye anlatır. Onur Can Özcan’ın o eşsiz sesiyle hayat bulan “Bizi Kitaplar Toplasa” işte tam da böyle bir parça. Bu şarkı, sadece bir melodi ve sözler bütünü değil; aynı zamanda modern zamanların yalnızlıklarını, umutlarını ve bir o kadar da romantik beklentilerini fısıldayan edebi bir eser. Dinlerken, adeta bir romanın ilk sayfalarını çevirdiğinizi hissedersiniz; her dizesi, derinlerde saklı kalmış bir arzuyu gün yüzüne çıkarır.
Beklenmedik Bir Karşılaşmanın Hayali: Tesadüf ve Kitaplar
Şarkının açılışı, adeta bir dilek, bir temenni gibi:
Bu dizeler, planlanmamış, kaderin bir oyunu gibi gelişen bir karşılaşmanın özlemini dile getiriyor. “Tutsan elimden bi’ tesadüfün” ifadesi, pasif bir bekleyişten ziyade, o tesadüfün bir el uzatmasıyla gerçekleşecek bir başlangıcın umudunu taşıyor. “Çarpışsak, çarpılsak o gün” derken ise, bu karşılaşmanın sıradanlığın ötesinde, içsel bir sarsıntı yaratacak kadar güçlü olması arzusu var. Kaçacak yer olmaması, anın mutlak teslimiyetini, o büyülü anda tüm savunmaların yıkılışını anlatıyor. Ve en çarpıcı metafor: “bizi kitaplar toplasa”. Bu, sadece bir romantik buluşma değil, aynı zamanda bir hikayenin, bir destanın başlangıcı. Kitaplar, yaşananları ölümsüzleştiren, anlamlandıran ve bir araya getiren bir güç olarak karşımıza çıkıyor. Sanki bu iki ruh, kaderin tesadüfüyle birleşip, yazılmayı bekleyen bir öykünün kahramanları olacaklar.Aşkın Daveti ve Güvencesi: Hırka, Atkı ve Süreklilik
Şarkının nakarat kısmı, bu hayali karşılaşmanın ardından gelen bir davet ve vaat içeriyor. Onur Can Özcan, “Bizi Kitaplar Toplasa” şarkısında, aşkın hem rüzgarlı hem de kalıcı doğasını anlatıyor:
“Giy hırkanı, gel” bir çağrıdan öte, bir hazırlık tavsiyesi. Aşkın rüzgarlı doğasına, yani zorluklarına, değişimlerine karşı bir önlem. “Bu aşk esecek gibi biraz” ifadesi, ilişkinin dinamik, belki de fırtınalı olabileceğini, ancak bu rüzgarın aynı zamanda tazeleyici ve dönüştürücü gücünü ima ediyor. “Al ömrünü, gel” ise, bu ilişkinin sıradan bir heves olmadığını, tüm bir hayatı kapsayacak kadar derin ve ciddi bir teklif olduğunu gösteriyor. “Bu aşk sürecek gibi biraz” ile de bu kalıcılık vaadi pekiştiriliyor. En dokunaklı kısım ise “Öyle güzel atkını sarsan ömrüme her şey geçer.” Atkı, sıcaklık, koruma, şefkat ve aidiyet sembolü. Sevilenin atkısını ömrüne sarması, onun varlığının tüm zorlukları, acıları ve endişeleri giderecek kadar güçlü bir teselli ve şifa kaynağı olduğunu anlatıyor. Bu, Onur Can Özcan’ın “Bizi Kitaplar Toplasa” eserine kattığı derin bir güven ve teslimiyet duygusu.Kokunun Kalıcılığı ve Yalnızlığın İtirafı
Şarkının bir sonraki bölümünde, bu davet ve vaat, daha da kişisel bir boyut kazanıyor:
Nakaratın tekrarı, bu duyguların pekiştiğini gösteriyor. Ancak bu kez, “Öyle güzel sinmiş ki kokun atkına” dizesi ekleniyor. Koku, anıları en güçlü tetikleyen duyulardan biridir. Sevilenin kokusunun atkıya sinmiş olması, onun varlığının sadece fiziksel değil, aynı zamanda ruhsal ve hafızasal olarak da derin izler bıraktığını, kalıcı olduğunu ifade ediyor. Bu, bir nevi “seninle yaşadıklarım, seninle olan her şey içime işledi” demenin şiirsel yolu.Şarkının son bölümü ise, bu büyük aşkın başlangıcındaki şaşkınlık ve geçmişin yalnızlığını gözler önüne seriyor:
“İkimiz de şaşkınız” ifadesi, bu denli yoğun ve gerçek bir duygunun beklenmedik anlarda ortaya çıkışına duyulan hayreti anlatıyor. “Bir omuz ancak böyle, güzel dokunurdu” derken, omuzun sadece fiziksel bir destek değil, aynı zamanda ruhsal bir sığınak ve teselli kaynağı olduğunu vurguluyor. Bu dokunuşun güzelliği, belki de uzun süredir özlenen bir yakınlığın nihayet bulunmuş olmasından kaynaklanıyor. “İkimiz de mahcubuz” tekrarı, bu yeni ve yoğun duygunun getirdiği utangaçlığı, belki de bu kadar saf ve derinden hissedebilme yeteneğini unutmuş olmanın mahcubiyetini yansıtıyor. Ve son cümle: “Pardon yalnızlıkla oldu”. Bu, aslında bir özürden çok, bir itiraf. Bugüne kadar yaşananların, tüm o şaşkınlığın, mahcubiyetin kökeninde uzun bir yalnızlık dönemi olduğunu açıklıyor. Sanki bu iki ruh, yalnızlıkları yüzünden bu kadar geç karşılaşmış, ya da yalnızlıkları yüzünden bu denli derinden etkilenmişler. Onur Can Özcan’ın “Bizi Kitaplar Toplasa” şarkısındaki bu son dize, aşkın sadece birleşme değil, aynı zamanda geçmişin izlerini silme gücünü de barındırdığını gösteriyor.Onur Can Özcan’ın bu eseri, modern romantizmin en güzel örneklerinden biri. Hem bir hayalperestin umudunu, hem bir aşığın cesaretini, hem de yalnızlığın getirdiği mahcubiyeti aynı potada eritiyor. Dinleyiciyi kendi hikayesine davet eden, “bizi kitaplar toplasa” diyerek bir ömürlük bir masalın kapılarını aralayan “Bizi Kitaplar Toplasa”, şüphesiz uzun süre akıllarda yer edecek.