Nun Sultan – Yükseklik Korkusu Şarkı Sözleri ve Yorumları

🎤 Nun Sultan 🕒 09 Ara 2025
Nun Sultan – Yükseklik Korkusu video

🎵 Nun Sultan – Yükseklik Korkusu Sözleri

Beni bulabildin mi?
Açlığını öldürebildin mi?
İnanma vaatlerine baharın
Çığlıklarım sakinleşmez kışa dek
Uçurumlarının yüksekliği korkunç
Daha korkuncu yükseklik korkum var

Suyun altına çekme beni, derine
Nefeslerime acı
Sen güneşi düşürdün gökyüzünden
Işıklarımı geri ver artık

Artık sessizliğe doğru sürün
Beni balla şekere at sense tuzda yan
Bırak izlesin yıldızları gözlerim
Sen bitik bir günsün, çaresiz bir yarın
Uçurumlarının yüksekliği korkunç
Daha korkuncu yükseklik korkum var

Suyun altına çekme beni, derine
Nefeslerime acı
Sen güneşi düşürdün gökyüzünden
Işıklarımı geri ver artık

Editörün Şarkı Sözü Yorumu

✍️ Editör Yorumu

Nun Sultan’ın “Yükseklik Korkusu”: Derinlerden Gelen Bir Çığlık

Şarkı sözlerinin labirentlerinde kaybolmayı, her bir cümlenin ardındaki katmanları aralamayı seven bir yorumcu olarak, Nun Sultan’ın “Yükseklik Korkusu” şarkısı beni ilk dinleyişte etkisi altına aldı. Bu şarkı, sadece bir melodi değil, aynı zamanda ruhun en derinliklerinden yükselen, kayıp ve çaresizlik üzerine kurulu bir edebi metin gibi. Sözlerin her biri, dinleyenin zihninde güçlü imgeler uyandırıyor.

İçsel Bir Sorgulama ve Baharın Vaatlerine Şüphe

Şarkı, dinleyiciyi veya şarkının muhatabını doğrudan bir sorgulamayla karşılıyor:

Beni bulabildin mi? Açlığını öldürebildin mi?

Bu dizeler, kaybolmuşluk hissini ve derinlerde yatan bir boşluğu işaret ediyor. “Beni bulabildin mi?” sorusu, hem fiziksel bir yok oluşu hem de ruhsal bir kayboluşu ima ederken, “Açlığını öldürebildin mi?” ifadesi, karşı tarafın tatmin edilemez arzularına, belki de şarkıcının üzerinde kurduğu baskıya gönderme yapıyor. Nun Sultan, bu açlığın, başkasının varlığına duyduğu bir ihtiyaç mı, yoksa daha karanlık bir arzu mu olduğunu sorguluyor.

İnanma vaatlerine baharın
Çığlıklarım sakinleşmez kışa dek

Bu kısım, umuda karşı duyulan derin bir güvensizliği ve acının mevsimsel döngüsünü ortaya koyuyor. Baharın getireceği güzelliklere ve yenilenmeye inanmamak, yaşanan travmanın veya acının ne denli kalıcı olduğunu gösteriyor. “Çığlıklarım sakinleşmez kışa dek” cümlesi, acının ancak en soğuk, en çaresiz dönemde, yani kışla birlikte bir durulma bulabileceğini, ancak o zamana kadar dinmeyeceğini vurguluyor. Bu, bir nevi kabullenişin ve dayanıklılığın ifadesi.

Korkunun En Yüksek Hali: Yükseklik Korkusu

Şarkının ismine de ilham veren o vurucu dizelere geliyoruz:

Uçurumlarının yüksekliği korkunç
Daha korkuncu yükseklik korkum var

Nun Sultan, dış dünyanın, yani “senin” uçurumlarının, getirdiği tehlikelerin ve zorlukların büyüklüğünü kabul ediyor. Ancak asıl korkunç olanın, kendi içindeki “yükseklik korkusu” olduğunu belirtiyor. Bu, sadece fiziki bir yükseklik korkusu değil, aynı zamanda başarıdan, düşüşten, geleceğin belirsizliğinden, belki de kendi potansiyelinden duyulan korkuyu simgeliyor olabilir. Dışsal tehditler ne kadar büyük olursa olsun, insanın kendi içindeki engellerin ve korkuların daha yıkıcı olabileceği gerçeği, “Yükseklik Korkusu” şarkısının temel mesajlarından biri olarak karşımıza çıkıyor.

Boğulma Hisleri ve Işık Arayışı

Şarkının nakaratında, bir kurtuluş çığlığı ve bir talep yükseliyor:

Suyun altına çekme beni, derine
Nefeslerime acı
Sen güneşi düşürdün gökyüzünden
Işıklarımı geri ver artık

“Suyun altına çekme beni, derine” ifadesi, boğulma, tükenme ve kontrolü kaybetme korkusunu dile getiriyor. Şarkıcı, bir nevi ruhsal bir boğulmadan kurtulmak için yalvarıyor. “Nefeslerime acı” cümlesi, yaşamın temel ihtiyacı olan nefesin bile tehdit altında olduğunu, bu durumun ne denli acı verici olduğunu gözler önüne seriyor. Karşı tarafa yönelik suçlama ise oldukça net: “Sen güneşi düşürdün gökyüzünden.” Bu, tüm umudun, neşenin ve aydınlığın kaynağının, yani güneşin, “sen” tarafından yok edildiği anlamına geliyor. Bu karanlıkta kalan ruh, son çare olarak “Işıklarımı geri ver artık” diye haykırıyor; kaybolan yaşam enerjisini, umudunu ve aydınlığını geri istiyor.

Sessizliğe Sürünmek ve Acı Bir Karşıtlık

İkinci kıta, acı bir kabulleniş ve bir intikam arzusunu harmanlıyor:

Artık sessizliğe doğru sürün
Beni balla şekere at sense tuzda yan
Bırak izlesin yıldızları gözlerim
Sen bitik bir günsün, çaresiz bir yarın

“Sessizliğe doğru sürün” ifadesi, bir tükenmişliği, pasif bir direnişi veya yalnızlığa çekilmeyi anlatıyor. Sanki şarkıcı, kendi kaderine razı olmuş, ancak karşı tarafa da bir lanet okuyor: “Beni balla şekere at sense tuzda yan.” Bu, şarkıcının kendi acısının yanında, karşı tarafın da benzer bir acıyı, hatta daha yakıcı bir acıyı yaşamasını dilediğini gösteriyor. Balla şekerle tatlı bir sona bırakılmak yerine, acı bir sona terk edilmek ve karşı tarafın da tuzda yanmasını dilemek, derin bir kırgınlığın ve öfkenin işareti. Nun Sultan, bu dizelerle kendi içindeki adalet arayışını dışa vuruyor.

“Bırak izlesin yıldızları gözlerim” cümlesi, tüm bu kaosun ve acının ortasında bile, küçük bir güzellik ve huzur anı arayışını simgeliyor. Yıldızlar, umudu, uzaklığı ve belki de bu dünyadan kaçışı temsil ediyor. Ve son darbe: “Sen bitik bir günsün, çaresiz bir yarın.” Bu, karşı tarafın artık hiçbir değeri kalmamış, geleceği olmayan bir varlık olduğunu ilan eden keskin bir yargı. Nun Sultan’ın “Yükseklik Korkusu” şarkısı, hem kişisel bir iç hesaplaşmayı hem de dışsal bir düşmanla yüzleşmeyi aynı anda barındıran, katmanlı ve çarpıcı bir eser.

🎵 Nun Sultan Diğer Şarkı Sözleri