SanatçıNahide Babashli

🎵 Nahide Babashli – Yük Sözleri
Öyle güzel olmadı ki bizden
Olmayışına oldum hayran
Kendini benim gözümle görsen
Ölürdün aşktan
Çıktım balkona, yaktım bir sigara
Dumanı bile seni düşürdü aklıma
Bir iç çektim, bozdum yeminimi
Adını aldım ağzıma
Adını aldım ağzıma
Omzumdaki yük omzumdan büyük
Birazını al, bak ciğerim sökük
Ağlamaktan oldum perişan
Üzgünüm kör kütük
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuNahide Babashli – Yük Şarkı Sözleri: Aşkın Görünmeyen Yükü
Müziğin ve sözlerin derinliklerinde kaybolmayı seven bir yorumcu olarak, Nahide Babashli’nin “Yük” adlı şarkısı beni ilk dinleyişte etkisi altına aldı. Bu şarkı, modern dönem aşklarının karmaşık duygusal labirentini, bir yandan vazgeçişin kabullenişini, diğer yandan ise bu vazgeçişin yarattığı dayanılmaz ağırlığı ustaca harmanlıyor. Nahide Babashli’nin yorumuyla hayat bulan “Yük” şarkı sözleri, dinleyenin ruhunda derin izler bırakan bir melankoli ve kabulleniş hikayesi sunuyor.Olmamış Bir Aşkın Hayranlık Uyandıran Yansıması
Şarkının açılış dizeleri, hemen bir ilişkinin sonuna, daha doğrusu hiç olmamış bir potansiyele odaklanıyor: Bu dizeler, Nahide Babashli – Yük şarkı sözlerinin en çarpıcı noktalarından biri. “Öyle güzel olmadı ki bizden” ifadesi, beklenen güzelliğin gerçekleşmediğini, belki de ilişkinin istenen olgunluğa erişemediğini açıkça ortaya koyuyor. Ancak asıl şaşırtıcı olan, “Olmayışına oldum hayran” cümlesi. Bu, bir tür kabullenişin ötesinde, olamayanın bile kendi içinde bir estetiği olduğunu fark etmek anlamına geliyor. Belki de bu “olmayış”, ilişkinin daha fazla acı vermesini engellemiş, bu nedenle de bir tür hayranlık uyandırmıştır. Devamında gelen “Kendini benim gözümle görsen / Ölürdün aşktan” dizeleri ise, şarkıyı söyleyen kişinin aşkının ne denli derin ve yoğun olduğunu gözler önüne seriyor. Bu, aynı zamanda karşı tarafın bu aşkın büyüklüğünden bihaber oluşuna yönelik sitemkar bir yakarış. Sevilenin kendi değerini, ona duyulan aşkın büyüklüğünü fark etseydi, bu yoğunluk karşısında kaybolup gideceği ima ediliyor. Nahide Babashli, bu sözlerle aşkın hem yıkıcı hem de hayranlık uyandıran doğasını bir arada sunuyor.Yeminleri Bozan Bir Sigara Dumanı
Şarkının ikinci bölümü, ayrılık sonrası yaşanan iç hesaplaşmayı ve unutma çabasının nasıl boşa çıktığını anlatıyor: “Çıktım balkona, yaktım bir sigara” betimlemesi, yalnızlığın ve düşüncelere dalmanın klasik bir imgesi. Bu an, kişinin kendiyle baş başa kaldığı, geçmişi sorguladığı bir zaman dilimi. Ancak “Dumanı bile seni düşürdü aklıma” cümlesi, sevgiliyi unutma çabasının ne denli nafile olduğunu gösteriyor. En sıradan, en masum eylemler bile onun hatırasını canlandırmaya yetiyor. Bu, Nahide Babashli’nin “Yük” şarkısındaki duygusal yoğunluğun altını çizen güçlü bir metafor. “Bir iç çektim, bozdum yeminimi / Adını aldım ağzıma” dizeleri ise, unutmaya dair verilen tüm sözlerin, edilen tüm yeminlerin tek bir iç çekişle nasıl tuzla buz olduğunu anlatıyor. Sevilenin adını anmak, unutma sürecindeki en büyük yenilgi, aynı zamanda bir teslimiyet anı. Bu tekrar eden “Adını aldım ağzıma” ifadesi, bu teslimiyetin ağırlığını ve geri dönüşü olmayan bir an olduğunu vurguluyor.Omzumdaki Yük Omzumdan Büyük: Bir Çığlık
Şarkının nakaratı, Nahide Babashli – Yük sözlerinin ana temasını ve şarkının adını taşıyan o derin acıyı en net şekilde ifade ediyor: Burada “Omzumdaki yük omzumdan büyük” ifadesi, yaşanan duygusal ağırlığın kişinin taşıyabileceğinden çok daha fazla olduğunu dile getiriyor. Bu yük, sadece ayrılığın acısı değil, aynı zamanda olmamışlığın, hayran olunan şeyin bile bir ağırlık haline gelmesinin getirdiği karmaşık bir duygu yumağı. “Birazını al, bak ciğerim sökük” cümlesi, adeta bir yardım çığlığı. Sevgilinin bu yükün bir kısmını alması, acıyı hafifletmesi için yapılan son derece samimi ve çaresiz bir yakarış. “Ciğerim sökük” deyimi, Türkçe’de çok derin bir acıyı, içten gelen bir yanışı, bitkinliği ifade eder. Bu, kişinin fiziksel olarak bile tükendiğini gösteriyor. “Ağlamaktan oldum perişan / Üzgünüm kör kütük” dizeleri ise, bu perişanlığın nedenini açıklıyor. Gözyaşları artık teselli etmekten öte, kişiyi bitkin düşürmüş durumda. “Üzgünüm kör kütük” ifadesi, duyulan üzüntünün ne denli derin, mantıksız ve köklü olduğunu vurguluyor. Adeta bir ağacın kökleri gibi, bu üzüntü de tüm benliği sarmış, akıl yürütme yeteneğini bile elinden almış. Nahide Babashli, “Yük” şarkısıyla aşkın ve ayrılığın insan ruhunda bıraktığı bu dayanılmaz ağırlığı dinleyiciye tüm çıplaklığıyla hissettiriyor. Bu şarkı, sadece bir melodi değil, aynı zamanda yaşanmışlıkların ve derin duyguların bir yansıması olarak karşımıza çıkıyor.Bu eser, Nahide Babashli’nin güçlü yorumuyla, dinleyicisine hem bir hüzün hem de bir empati deneyimi sunuyor. “Yük” şarkı sözleri, modern zamanların yalnızlık ve kayıp hislerini, her bir dizede ustalıkla işleyerek, dinleyenin kendi iç dünyasına bir yolculuk yapmasına olanak tanıyor.