Mustafa Sürmeli – Seni Görmeyen Gözü Neyleyim Şarkı Sözleri ve Yorumları

🎤 Mustafa Sürmeli 🕒 05 Ağu 2025
Mustafa Sürmeli – Seni Görmeyen Gözü Neyleyim video

🎵 Mustafa Sürmeli – Seni Görmeyen Gözü Neyleyim Sözleri

Seni görmeyen gözü neyleyim,
Seni bilmeyen aklı neyleyim,
Seni özlemeyen kalbi neyleyim,
Ya rasulallah selamu aleyk.

Ya resulallah muhtacız sana,
Ya Habib Allah aşığız sana,
Ya nebi Allah hayranız sana,
Ya rasulallah selamu aleyk.

Ya resulallah bağışla bizi,
Sana layık ümmet olamadıkki,
Hatamız günahımız öylede çok ki,
Huzuruna gelmeye yüzümüz yok ki.

Annen hasretine dayanamadı
Bu ayrılık yüreğini dağladı
Altı ay boyunca gülmedi ağladı
Fatıma tüz Zehra ya resulallah.

Musabbin ümeyr sana benzerdi,
Uhudda bu yüzden şehit edildi,
Aşkından yandı yandı eridi,
Ne güzel sahabelerin var senin.

Tüm işkencelere göğsünü gerdi
Cemalini bir kez göreyim derdi
Ravzanda ruhunu teslim eyledi
Aşkından yandı ashabın senin.

Aşkından kütükler bile inledi
Onu kimseler teskin edemedi
Mübarek elini değince dindi
Bir kütük kadar olamadık ki.

Ya resulallah muhtacız sana,
Ya Habib Allah aşığız sana,
Ya nebi Allah hayranız sana,
Ya rasulallah selamu aleyk.

Editörün Şarkı Sözü Yorumu

✍️ Editör Yorumu

Mustafa Sürmeli’nin “Seni Görmeyen Gözü Neyleyim” Eserinde İlahi Aşkın ve Özlemin Derin Yankıları

Kelimelerin ötesine geçen bir duygu yoğunluğuyla dinleyicisine ulaşan eserler vardır. Mustafa Sürmeli’nin “Seni Görmeyen Gözü Neyleyim” ilahisi de işte tam da böyle bir parça. Bu şarkı, sadece bir dinleti değil, aynı zamanda ruhani bir yolculuğa davet niteliğinde. Sözlere derinlemesine baktığımızda, bir âşığın Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’e duyduğu hasreti, muhabbeti ve aynı zamanda kendi noksanlıklarıyla yüzleşmesini görüyoruz. Her bir dize, bir yakarış, bir teslimiyet ve aşkın en saf halinin dışa vurumu.

Göz, Akıl ve Kalbin Arayışı: İlk Dizelerdeki Teslimiyet

Şarkı, adeta bir manifesto niteliğindeki ilk dizeleriyle başlıyor ve dinleyeni hemen içine çekiyor:

Seni görmeyen gözü neyleyim,Seni bilmeyen aklı neyleyim,Seni özlemeyen kalbi neyleyim,Ya rasulallah selamu aleyk.

Bu cümleler, Mustafa Sürmeli’nin “Seni Görmeyen Gözü Neyleyim” eserinin temelini atıyor. Buradaki “neyleyim” ifadesi, bir şeyin anlamsızlığını, boşluğunu ve değersizliğini vurguluyor. Peygamber sevgisiyle dolmayan bir gözün bakışının, O’nu idrak etmeyen bir aklın düşüncesinin ve O’na hasret duymayan bir kalbin varlığının bir kıymet-i harbiyesi olmadığını dile getiriyor. Bu, sadece fiziki bir görme değil, aynı zamanda manevi bir idrak ve ruhani bir bağ kurma isteğinin ifadesidir. “Ya rasulallah selamu aleyk” nidası ise, bu derin özlemin ve teslimiyetin doğrudan bir seslenişidir.

Muhtaçlık ve Aşkın İkrarı: “Ya Resulallah” Nidasının Gücü

Şarkının nakarat kısmı, bu ilahi aşkın ve muhtaçlığın en güçlü şekilde dile getirildiği yerdir:

Ya resulallah muhtacız sana,Ya Habib Allah aşığız sana,Ya nebi Allah hayranız sana,Ya rasulallah selamu aleyk.

Mustafa Sürmeli, bu dizelerde “Seni Görmeyen Gözü Neyleyim” ilahisinin kalbini oluşturuyor. Üç farklı hitap şekliyle (“Resulallah”, “Habib Allah”, “Nebi Allah”) Peygamber Efendimiz’e duyulan sevginin ve bağlılığın farklı boyutlarını ifade ediyor. “Muhtaçız sana” diyerek, manevi rehberliğe duyulan derin ihtiyacı; “aşığız sana” diyerek kalbin tarifsiz bağlılığını; “hayranız sana” diyerek ise O’nun eşsiz ahlakına ve kişiliğine duyulan hayranlığı dile getiriyor. Bu tekrar eden nida, adeta bir dua, bir yakarış ve bir ahittir.

Ümmet Olmanın Yükü ve Pişmanlık: Huzura Çıkma Mahcubiyeti

Mustafa Sürmeli’nin “Seni Görmeyen Gözü Neyleyim” eserinde, bir âşığın kendi eksiklikleriyle yüzleştiği anlar da oldukça çarpıcıdır:

Ya resulallah bağışla bizi,Sana layık ümmet olamadıkki,Hatamız günahımız öylede çok ki,Huzuruna gelmeye yüzümüz yok ki.

Bu dizeler, derin bir pişmanlık ve mahcubiyetin ifadesidir. Ümmet olmanın getirdiği sorumluluğun ağırlığı altında ezilen bir ruhun feryadı. Peygamber Efendimiz’in yüksek ahlakına ve öğretilerine tam anlamıyla layık olamamanın verdiği utanç, bu sözlerde kendini gösteriyor. Hataların ve günahların çokluğu karşısında duyulan acizlik, O’nun huzuruna çıkmaya dahi yüz bulamamanın getirdiği iç burkucu bir his.

Fatıma ve Ashabın Fedakarlığı: Aşkın En Güzel Örnekleri

Şarkı, Peygamber Efendimiz’in hayatından ve çevresinden örneklerle bu aşkın derinliğini daha da pekiştiriyor:

Annen hasretine dayanamadıBu ayrılık yüreğini dağladıAltı ay boyunca gülmedi ağladıFatıma tüz Zehra ya resulallah.

Burada anılan “annen” ifadesi, Hz. Amine’ye yapılan bir gönderme değil, Peygamber Efendimiz’in sevgili kızı Hz. Fatıma’nın O’nun vefatından sonra duyduğu derin acı ve hasretin tasviridir. Mustafa Sürmeli, “Seni Görmeyen Gözü Neyleyim” şarkısında Hz. Fatıma’nın bu eşsiz sevgisini ve ayrılık acısını dile getirerek, bu ilahi aşkın ne denli derin ve yakıcı olabileceğini gözler önüne seriyor.

Devamında ise sahabelerin aşkına değiniliyor:

Musabbin ümeyr sana benzerdi,Uhudda bu yüzden şehit edildi,Aşkından yandı yandı eridi,Ne güzel sahabelerin var senin.Tüm işkencelere göğsünü gerdiCemalini bir kez göreyim derdiRavzanda ruhunu teslim eylediAşkından yandı ashabın senin.

Musab bin Umeyr’in Peygamber Efendimiz’e olan benzerliği ve bu uğurda şehadeti, aşkın doruk noktası olarak sunuluyor. İşkencelere göğüs geren, Ravza’da ruhunu teslim eden diğer ashabın fedakarlıkları, bu aşkın ne denli büyük bir güç olduğunu gösteriyor. Mustafa Sürmeli, bu örneklerle dinleyicisine, gerçek aşkın ne kadar büyük fedakarlıklar gerektirebileceğini hatırlatıyor.

Kütüğün Aşkı ve İnsanlığın Ders Çıkarışı

Şarkının en etkileyici bölümlerinden biri de kütük kıssasına yapılan göndermedir:

Aşkından kütükler bile inlediOnu kimseler teskin edemediMübarek elini değince dindiBir kütük kadar olamadık ki.

Bu dizeler, Peygamber Efendimiz’in minberde hutbe okumaya başlamasıyla eski hurma kütüğünün O’ndan ayrılığa dayanamayıp inlemesini ve ancak Efendimiz’in eliyle teskin olmasını anlatan mucizevi olayı hatırlatıyor. Mustafa Sürmeli, “Seni Görmeyen Gözü Neyleyim” ilahisinde bu kıssayı aktararak, cansız bir varlığın bile böylesine büyük bir aşkla inleyebildiğini ve insanın bu aşk karşısındaki bazen duyarsızlığını ironik bir şekilde vurguluyor. “Bir kütük kadar olamadık ki” ifadesi, insanın kendi acizliğini ve bu ilahi aşka karşı bazen ne kadar yetersiz kaldığını acı bir şekilde ortaya koyuyor.

Mustafa Sürmeli, “Seni Görmeyen Gözü Neyleyim” ile sadece bir ilahi sunmuyor; aynı zamanda dinleyicisine bir ayna tutuyor, kendi manevi yolculuğunu sorgulamaya davet ediyor. Bu eser, kalpten kopup gelen samimi bir özlemin ve derin bir sevginin sesi olarak gönüllerde yerini alıyor.