
🎵 Müslüm Gürses – Küskünüm Sözleri
Yaşamak içimden gelmiyor artık
Öylesine dertli öyle üzgünüm
Bu dünya hiçbir tat vermiyor artık
Aldığım nefese cana küskünüm
Aldığım nefese cana küskünüm
Her şey boş anlamsız şimdi gözümde
Bin öfke bin nefret her bir sözümde
Her şey boş anlamsız şimdi gözümde
Bin öfke bin nefret her bir sözümde
Yılların çilesi belli yüzümde
Aynada baktığım yüze küskünüm
Aynada baktığım yüze küskünüm
Aynada baktığım yüze küskünüm
Yalnızlık yaradır bende sarılmaz
Halimden derdimden kimse anlamaz
Nerde sevdiklerim neden aramaz
En yakın dostuma bile küskünüm
En yakın dostuma bile küskünüm
Her şey boş anlamsız şimdi gözümde
Bin öfke bin nefret her bir sözümde
Her şey boş anlamsız şimdi gözümde
Bin öfke bin nefret her bir sözümde
Yılların çilesi belli yüzümde
Aynada baktığım yüze küskünüm
Aynada baktığım yüze küskünüm
Aynada baktığım yüze küskünüm
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuYaşamın Anlamsızlığına Bir Başkaldırı
Şarkının açılış dizeleri, dinleyiciyi hemen karanlık bir atmosfere çeker: "Yaşamak içimden gelmiyor artık" ifadesi, sadece bir yorgunluk değil, hayatın çekiciliğini tamamen yitirmiş olmanın, var olmanın bile bir yük haline geldiğinin acı itirafıdır. Müslüm Gürses, bu sözleri o kendine has, derinden gelen sesiyle öyle bir işler ki, dinleyici bu "dertli" ve "üzgün" halin ağırlığını iliklerine kadar hisseder. Dünya, artık bir tat sunmaz; renkler solmuş, lezzetler kaybolmuştur. Asıl çarpıcı olan ise "Aldığım nefese cana küskünüm" dizesidir. Bu, sadece dış dünyaya değil, kendi varoluşuna, hayatın en temel göstergesi olan nefes alıp vermeye bile bir küskünlüktür. Bu denli içselleşmiş bir hayal kırıklığı, yaşam enerjisinin tamamen çekildiğini, adeta kendi canına bile yabancılaştığını gösterir. "Küskünüm" kelimesi burada basit bir kırgınlıktan çok daha fazlasını ifade eder; bir tür pasif direniş, bir teslimiyet ve aynı zamanda bir isyandır.Boşluk ve Öfkenin Gölgesinde
Şarkının nakarat kısmı, bu anlamsızlık ve acının boyutlarını daha da derinleştirir: "Her şey boş anlamsız şimdi gözümde" ifadesi, nihilist bir bakış açısının ve umutsuzluğun zirveye çıktığı anı betimler. Gözler, dünyanın güzelliklerini, anlamlarını görmezden gelmiş, her şeyi bir hiçlik perdesi arkasından süzmektedir. Bu tükenmişlik, içsel bir patlamaya dönüşerek "Bin öfke bin nefret her bir sözümde" şeklini alır. Bu, pasif bir üzüntüden aktif bir hiddete geçişin göstergesidir. Belki de bu öfke, yaşanan acıların kaynağına, hayata, insanlara ya da bizzat kendisine yöneliktir. Müslüm Gürses'in yorumladığı "Küskünüm" şarkısı, bu öfkeyi dinleyicisine doğrudan hissettirir.Yılların Çilesi ve Kendine Yabancılaşma
Şarkı, kişisel acının fiziksel izlerini de gözler önüne serer: "Yılların çilesi belli yüzümde" dizesi, yaşanmışlıkların, çekilen sıkıntıların ve katlanılan zorlukların bedende bıraktığı kalıcı izleri vurgular. Bu, sadece hissedilen bir acı değil, aynı zamanda görünür hale gelmiş bir yorgunluktur. Şarkının en dokunaklı ve kişisel anlarından biri ise "Aynada baktığım yüze küskünüm" ifadesidir. Bu, sadece hayatla değil, kendi benliğiyle, aynadaki yansımasıyla bile barışık olmamanın getirdiği derin bir kendine yabancılaşmadır. Yüz, yaşananların bir aynası olmuş, ancak o aynada görülen kişi, artık kendisiyle bir bağ kuramayan, hatta ona küsen birine dönüşmüştür. Bu, Müslüm Gürses'in "Küskünüm" şarkısındaki ruh halinin en çarpıcı tezahürlerinden biridir.Yalnızlığın Tedavisi Olmayan Yarası
Şarkının son bölümü, bu derin yalnızlığı ve çaresizliği vurgular: "Yalnızlık yaradır bende sarılmaz" dizesi, yalnızlığın sadece bir durum değil, iyileşmesi mümkün olmayan, kangren olmuş bir iç yara olduğunu anlatır. Bu yara o kadar derindir ki, hiçbir merhem, hiçbir teselli onu saramaz. "Halimden derdimden kimse anlamaz" ifadesi, bu yalnızlığın en acı boyutunu, yani anlaşılmamışlık hissini ortaya koyar. İnsan, en derin acılarını paylaştığında bile anlaşılmadığını hissettiğinde, yalnızlığın dipsiz kuyusuna düşer. "Nerde sevdiklerim neden aramaz" sorusu, terk edilmişlik ve unutulmuşluk hissinin bir feryadıdır. Bu, sadece bir sitem değil, aynı zamanda bir beklentinin, bir umudun son kırıntısının da yitirilişidir. Ve nihayet, bu acı "En yakın dostuma bile küskünüm" cümlesiyle zirveye ulaşır. Bu, sadece dünyaya değil, en güvenilen, en sevilen kişilere bile duyulan bir kırgınlık, bir hayal kırıklığıdır. Bu, Müslüm Gürses'in "Küskünüm" şarkısının her bir dinleyicide derin izler bırakan, evrensel bir acının dışavurumudur. Şarkı, bu döngüsel acıyı tekrar eden nakarat ve yüzüne küskünlük dizeleriyle pekiştirerek, dinleyicisini bu derin hislerin içinde bırakır.