
🎵 Muazzez Ersoy – Ayva Çiçek Açmış Sözleri
Ayva çiçek açmış yaz mı gelecek
Gönül bu sevdadan vaz mı geçecek
Gönül bu sevdadan vaz mı geçecek
Bana ettiklerin az mı gelecek
Yandım Allah yandım yandırma beni
Derin uykulardan kaldırma beni
Seviyorum diyerek kandırma beni
Ayaş yollarından aştım da geldim
Boyunu boyuma ölçtüm de geldim
Boyunu boyuma yavrum ölçtüm de geldim
Güzeller içinden seni seçtim de geldim
Yandım Allah yandım yandırma beni
Derin uykulardan kaldırma beni
Seviyorum diyerek kandırma beni
Ayaş yollarında kervanım mı var
Beni öldürmeye fermanın mı var
Beni öldürmeye fermanın mı var
Ağlamaya sızlamaya dermanım mı var
Yandım Allah yandım yandırma beni
Seviyorum diyerek kandırma beni
Derin uykulardan kaldırma beni
Seviyorum diyerek kandırma beni
Derin uykulardan kaldırma beni
Muazzez Ersoy – Ayva Çiçek Açmış Şarkı Sözleri
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuMuazzez Ersoy – Ayva Çiçek Açmış: Aşkın Çiçeklenmesi ve Kor Halinde Yanışı
Müzik dünyamızın eşsiz seslerinden Muazzez Ersoy’un dillerden düşmeyen eseri “Ayva Çiçek Açmış”, dinleyeni derin bir aşk girdabının içine çekiyor. Bu şarkı, sadece nağmeleriyle değil, aynı zamanda sözlerindeki katmanlı anlamlarla da ruhumuza dokunuyor. Bir yandan doğanın uyanışıyla müjdelenen bir başlangıcı fısıldarken, diğer yandan aşkın getirdiği tarifsiz acıları ve endişeleri dile getiriyor. Muazzez Ersoy’un bu yorumu, her bir dizesinde aşkın hem umut veren hem de yakıp kavuran yüzünü gözler önüne seriyor.Doğanın Uyanışıyla Gelen Aşkın İkilemi
Şarkının açılışı, adeta bir bahar tablosunu andırıyor: “Ayva çiçek açmış yaz mı gelecek” dizesi, doğanın yeniden canlanışıyla birlikte aşkın da filizlendiği, tazelendiği bir dönemi işaret ediyor. Ayva ağacının çiçeklenmesi, umudun, yeniliğin ve güzelliğin bir simgesi. Ancak bu pastoral tablo hemen ardından gelen “Gönül bu sevdadan vaz mı geçecek” sorusuyla bir ikileme dönüşüyor. Bu soru, aşkın kalıcı olup olmayacağına dair derin bir endişeyi, gönlün bu yoğun duyguyu taşıyıp taşıyamayacağı konusundaki belirsizliği yansıtıyor. Baharın müjdesiyle gelen aşkın, yaz mevsiminin sıcaklığını ve kalıcılığını getirip getirmeyeceği sorgulanıyor. Muazzez Ersoy, bu dizelerle dinleyiciyi aşkın başlangıcındaki tatlı heyecan ve kaçınılmaz kaygı arasında bir köprüde gezdiriyor.Aşkın Yakıcı Ateşi ve Kandırılma Korkusu
Şarkının ilerleyen bölümlerinde, aşkın daha karanlık ve acı veren yönleri belirginleşiyor: “Bana ettiklerin az mı gelecek” ifadesi, geçmişteki acıların izlerini taşıyor olabilir ya da gelecekte yaşanabilecek muhtemel hayal kırıklıklarına dair bir önseziyi barındırıyor. Şarkının en can alıcı ve akılda kalıcı nakaratlarından biri olan “Yandım Allah yandım yandırma beni”, aşkın verdiği fiziksel ve ruhsal acının zirvesini temsil ediyor. Bu sözler, âşığın adeta ateşler içinde yandığını, daha fazla acıya tahammül edemediğini çaresizce dile getiriyor. “Derin uykulardan kaldırma beni” ise, belki de acı gerçeklerle yüzleşmek istemeyen, huzurlu bir bilinmezlikte kalmayı arzulayan bir ruh halini gösteriyor. Ancak en büyük korku, aşkın en saf halini zedeleyen ihtimalde yatıyor: “Seviyorum diyerek kandırma beni”. Bu dize, sevginin samimiyetine duyulan şüpheyi, en hassas noktasından vurulma endişesini çarpıcı bir şekilde ifade ediyor. Muazzez Ersoy’un bu sözleri yorumlayış biçimi, âşığın kalbindeki bu derin yarayı ve kırılganlığı dinleyiciye hissettiriyor.Uğruna Katlanılan Yollar ve Eşsiz Bir Seçim
Aşkın zorluklarına rağmen, âşığın fedakârlığı ve kararlılığı da şarkıda kendine yer buluyor: “Ayaş yollarından aştım da geldim” ifadesi, sevilen kişiye ulaşmak için kat edilen fiziksel ve duygusal zorlukları, çekilen zahmetleri simgeliyor. Bu, âşığın sevdiği için ne denli büyük bir çaba sarf ettiğinin bir göstergesi. “Boyunu boyuma ölçtüm de geldim” dizesi ise, sevgiliyle birleşme arzusunu, onunla tam bir bütün olma isteğini, hatta belki de geleceğe dair kurulan hayalleri naif bir dille anlatıyor. Ve nihayet, “Güzeller içinden seni seçtim de geldim” sözleri, sevilen kişinin âşık için ne kadar özel ve eşsiz olduğunu vurguluyor. Bu, bilinçli bir seçim, derin bir bağlılığın ve adanmışlığın ilanıdır. Muazzez Ersoy’un sesinden bu dizeler, aşkın tüm zorluklarına rağmen, yapılan seçimin ne kadar değerli ve anlamlı olduğunu güçlü bir şekilde aktarıyor. Bu kısımda dahi, bir önceki bölümde yer alan “Yandım Allah yandım yandırma beni” ve “Seviyorum diyerek kandırma beni” nakaratlarının tekrarı, aşkın bu fedakârlık ve seçim anlarında bile barındırdığı derin endişelerin ve acının hiç dinmediğini gösteriyor. “Muazzez Ersoy – Ayva Çiçek Açmış” şarkısı, bu zıtlıkları ustaca bir araya getiriyor.Aşkın Fermanı ve Son Direniş
Şarkının son bölümü, âşığın çaresizliğini ve tükenmişliğini gözler önüne seriyor: “Ayaş yollarında kervanım mı var” sorusu, âşığın yalnızlığını, bu zorlu yolda tek başına yürüdüğünü ve belki de destek aradığını ifade ediyor. “Beni öldürmeye fermanın mı var” ise, aşkın verdiği acının boyutunu, adeta bir ölüm fermanı gibi hissedildiğini dile getiriyor. Bu, sevgiliye duyulan derin bağlılığın ve onun üzerindeki gücünün ne denli büyük olduğunu gösteren abartılı ama samimi bir isyan. Ve son olarak, “Ağlamaya sızlamaya dermanım mı var” dizesi, âşığın tükenmişliğini, acısını dışa vuracak gücünün bile kalmadığını vurguluyor. Tüm bu çaresizliğe rağmen, şarkıdaki tekrarlanan nakaratlar (“Yandım Allah yandım yandırma beni”, “Seviyorum diyerek kandırma beni”, “Derin uykulardan kaldırma beni”), âşığın yine de bir umut kırıntısıyla sevdiğine seslendiğini ve kandırılma korkusuyla birlikte bu yoğun duyguları yaşamaya devam ettiğini anlatıyor. Muazzez Ersoy’un “Ayva Çiçek Açmış” şarkısı, aşkın bu inişli çıkışlı, acı ve tatlı anlarını bir bütün olarak sunarak dinleyicinin kalbinde özel bir yer ediniyor.