Meryem Cantekin – Aşkın Sillesi Şarkı Sözleri ve Yorumları

🎤 Meryem Cantekin 🕒 06 May 2025
Meryem Cantekin – Aşkın Sillesi video

🎵 Meryem Cantekin – Aşkın Sillesi Sözleri

Mutlu bir masaldı, kalmadı eser
İçtim her gece yudum yudum keder
Yaşamak bile bir yere kadar güzel
Ölüm yokluğundan doğunca
Yitirdim kendimi, kaybettim sende
Bulduğum anda yerle bir her şey
"Sevene zulüm olmaz" diyordun
En büyük zalim sen çıktın

Kalmak zor muydu, canım?
Sende yok o cesaret
Bir zindandı senin kalbin
Benimkisi en hür esaret

Sana "Gel" demem, diyemem
Zaten benden hiç gitmedin
Daha böyle sеvemem
Tek kurşun aşkın sillеsi

Oluyor mu sana da geceler bir zehir?
Anılarla dolu hapis bu şehir
"Zaman ilaç" derler ama değil
Sensizliğe çare yine sen

Kalmak zor muydu, canım?
Sende yok o cesaret
Bir zindandı senin kalbin
Benimkisi en hür esaret

Sana "Gel" demem, diyemem
Zaten benden hiç gitmedin
Daha böyle sevemem
Tek kurşun aşkın sillesi
Sana "Gel" demem, diyemem
Zaten benden hiç gitmedin
Daha böyle sevemem
Tek kurşun aşkın sillesi

Sana "Gel" demem, diyemem
Zaten benden hiç gitmedin

Meryem Cantekin – Aşkın Sillesi Şarkı Sözleri

Editörün Şarkı Sözü Yorumu

✍️ Editör Yorumu

Meryem Cantekin’in “Aşkın Sillesi” şarkısı, dinleyeni derin bir duygusal yolculuğa çıkaran, kaybın, ihanetin ve bitmek bilmeyen bir özlemin izlerini taşıyan güçlü bir eser. Bu şarkı, bir zamanlar var olan mutlu bir masalın nasıl acı bir gerçeğe dönüştüğünü, aşkın sadece güzellik değil, aynı zamanda yıkıcı bir darbe olabileceğini anlatıyor. “Meryem Cantekin Aşkın Sillesi” dinlerken, her bir sözcük sanki kalbinizin en hassas noktasına dokunuyor.

Masaldan Kedere: Aşkın Yıkıcı Yüzü

Şarkının açılış dizeleri, dinleyiciyi doğrudan bir zamanlar var olan ama şimdi yok olan bir mutluluğun enkazına götürüyor:

Mutlu bir masaldı, kalmadı eser
İçtim her gece yudum yudum keder
Yaşamak bile bir yere kadar güzel
Ölüm yokluğundan doğunca

“Mutlu bir masaldı, kalmadı eser” ifadesi, bir ilişkinin başlangıcındaki naif ve kusursuz güzelliğin, zamanla nasıl silinip gittiğini, geride sadece bir hiçlik bıraktığını anlatıyor. Anlatıcı, bu kaybın ardından “her gece yudum yudum keder” içtiğini dile getirerek, yas sürecinin acı verici ve sürekli doğasını gözler önüne seriyor. Öyle ki, “yaşamak bile bir yere kadar güzel” hale gelmiş, çünkü sevilenin yokluğu, “ölüm yokluğundan doğunca” ifadesiyle, adeta hayatın anlamını yitirmesine neden olmuş. Bu dizeler, Meryem Cantekin’in “Aşkın Sillesi” şarkısında, yokluğun bir ölümden farksız olduğunu, hatta ondan daha acı verici olabileceğini vurguluyor.

Yitirdim kendimi, kaybettim sende
Bulduğum anda yerle bir her şey
“Sevene zulüm olmaz” diyordun
En büyük zalim sen çıktın

Bu kısım, aşkın sadece bir kayıp değil, aynı zamanda bir benlik kaybına yol açtığını gösteriyor. “Yitirdim kendimi, kaybettim sende” derken, anlatıcı varoluşsal bir boşluğa düştüğünü ifade ediyor. En çarpıcı olan ise, her şeyin “bulduğum anda yerle bir” olması; yani, belki de aşkı en yoğun hissettiği, kendini en güvende sandığı anda büyük bir yıkımla karşılaşması. Sevilenin “Sevene zulüm olmaz” sözüne rağmen “en büyük zalim sen çıktın” demesi, yaşanan ihanetin derinliğini ve güvenin nasıl paramparça olduğunu ortaya koyuyor. “Meryem Cantekin Aşkın Sillesi” şarkı sözleri, bu acımasız gerçekle yüzleşmenin sancısını derinden hissettiriyor.

Cesaretsiz Bir Kalp ve Hür Bir Esaret

Şarkının nakarat öncesi bölümü, ilişkinin temelindeki çelişkiyi ve partnerin eksikliklerini mercek altına alıyor:

Kalmak zor muydu, canım?
Sende yok o cesaret
Bir zindandı senin kalbin
Benimkisi en hür esaret

“Kalmak zor muydu, canım?” sorusu, basit bir sitemden öte, bir çaresizliğin ve anlayamamanın ifadesi. Anlatıcı, sevdiği kişide kalma “cesaret”ini bulamayışını sorguluyor. Sevilenin kalbi, “bir zindandı senin kalbin” metaforuyla, duygusal olarak kapalı, erişilmez ve belki de korkularla dolu bir yer olarak betimleniyor. Buna karşılık, anlatıcının kendi durumu “en hür esaret” olarak tanımlanıyor. Bu, sevginin getirdiği bir bağlılık hali, ancak bu bağlılık içinde bir özgürlük, bir kabulleniş barındırıyor. Belki de sevdiği kişinin zindanında hapsolmuşken, kendi esaretini “hür” olarak görmesi, aşkının derinliğini ve bu duruma rağmen hissettiği içsel gücü gösteriyor. “Meryem Cantekin Aşkın Sillesi” şarkısı, bu paradoksal durumu ustaca işliyor.

Aşkın Tek Kurşunluk Sillesi

Şarkının en can alıcı noktalarından biri olan nakarat, hem bir kabulleniş hem de bir meydan okuma içeriyor:

Sana “Gel” demem, diyemem
Zaten benden hiç gitmedin
Daha böyle sevemem
Tek kurşun aşkın sillesi

“Sana ‘Gel’ demem, diyemem” cümlesi, gururun ve yorgunluğun birleştiği bir noktayı işaret ediyor. Ancak hemen arkasından gelen “Zaten benden hiç gitmedin” ifadesi, fiziksel ayrılığa rağmen ruhsal ve duygusal bağın kopmadığını, sevilenin zihinde ve kalpte hala var olduğunu gösteriyor. Bu bir aşkın ne kadar derinlere işlediğinin kanıtı. “Daha böyle sevemem” derken, yaşanan acıların ve hayal kırıklıklarının, aşkın önceki saf ve masum halini imkansız kıldığını belirtiyor. Ve nihayet, “Tek kurşun aşkın sillesi”, aşkın sadece bir tokat değil, aynı zamanda ölümcül bir darbe olduğunu, tek bir anın ya da olayın tüm ilişkiyi geri dönülmez bir şekilde değiştirdiğini vurguluyor. Bu, Meryem Cantekin’in “Aşkın Sillesi” ile vermek istediği güçlü mesajlardan biri.

Zehirli Geceler ve Zamanın İyileştirmeyen Yüzü

Şarkı, aşkın yarattığı kalıcı izleri ve zamanın çaresizliğini şöyle dile getiriyor:

Oluyor mu sana da geceler bir zehir?
Anılarla dolu hapis bu şehir
“Zaman ilaç” derler ama değil
Sensizliğe çare yine sen

Anlatıcı, kendi çektiği acıyı, yani “geceler bir zehir” oluşunu, sevdiği kişinin de yaşayıp yaşamadığını merak ediyor. Bu, acıyı paylaşma arzusundan çok, bir sorgulama, bir adalet beklentisi. “Anılarla dolu hapis bu şehir” dizesi, mekanın bile geçmişin yükü altında nasıl bir zindana dönüştüğünü anlatıyor. Şehir, yaşanmışlıklarla dolup taşan, kaçılamayan bir anılar labirentidir. “Zaman ilaç derler ama değil” sözü, yaygın bir inanışı reddederek, yaşanan acının zamanla değil, ancak yokluğuna sebep olan kişiyle dinebileceğini ifade ediyor: “Sensizliğe çare yine sen.” Bu, Meryem Cantekin’in “Aşkın Sillesi” şarkısında, aşkın bir bağımlılık gibi nasıl kişinin tüm varlığını ele geçirdiğini ve kurtuluşun yine o bağımlılığın kaynağında arandığını gösteren çarpıcı bir tespittir.

Meryem Cantekin “Aşkın Sillesi” ile sadece bir ayrılık hikayesi anlatmıyor, aynı zamanda insan ruhunun en derin köşelerindeki çelişkileri, acıyı ve umudu da işliyor. Bu şarkı, dinleyicisini kendi kayıplarıyla yüzleşmeye ve aşkın her zaman tatlı bir masal olmadığını kabullenmeye davet ediyor.