Mela Bedel & Faruk Sabancı – Darıldım Şarkı Sözleri ve Yorumları

🎤 Mela Bedel & Faruk Sabancı 🕒 31 May 2025
Mela Bedel & Faruk Sabancı – Darıldım video

🎵 Mela Bedel & Faruk Sabancı – Darıldım Sözleri

Son ki üç dört

Darıldım darıldım ben sana canım
Böyle mi olacaktı?
Vuruldum vuruldum baksana kanım yerde mi kalacaktı?

Mapusane içinde mendilim kana battı
Mendilim kana battı
Yahu bu ne hâldır?
Öldüm yedi yıldır
Yahu bu ne hâldır?
Öldüm yedi yıldır
Gardiyan çekti gitti
Gardiyan çekti gitti
Dağ gibi dağ gibi ömrüm benim ne çabuk söndü bitti?
Ne çabuk söndü bitti?

Darıldım darıldım ben sana canım
Böyle mi olacaktı?
Vuruldum vuruldum baksana kanım yerde mi kalacaktı?

Yoruldum yoruldum hâl bilmezken
Yaş geldi kırka çıktı
Dirildim dirildim geride öldüm
Dostlar bizi bıraktı

Editörün Şarkı Sözü Yorumu

✍️ Editör Yorumu

Müzik, bazen en derin hislerimizi, en karmaşık duygularımızı kelimelere döker. Mela Bedel & Faruk Sabancı imzalı “Darıldım” şarkısı da işte tam da bu noktada dinleyicisinin ruhuna dokunan, kırgınlığın, hayal kırıklığının ve yaşamın getirdiği acıların bir aynası niteliğinde. Bu şarkı, sadece bir nakarattan ibaret değil; her dizesiyle bir hikaye anlatıyor, bir duygu fırtınası estiriyor.

İhanet ve Sorgulama: Başlangıcın Sancısı

Şarkı, dinleyiciyi doğrudan bir hesaplaşmanın, bir yüzleşmenin içine çekiyor. “Darıldım” kelimesinin iki kez tekrarı, sıradan bir kırgınlıktan çok daha ötesini, derin bir hayal kırıklığını işaret ediyor. Sanatçı, bu hissi şu dizelerle dile getiriyor:

Darıldım darıldım ben sana canım
Böyle mi olacaktı?
Vuruldum vuruldum baksana kanım yerde mi kalacaktı?

Buradaki “canım” kelimesi, kırgınlığın muhatabının ne kadar yakın, ne kadar değerli olduğunu vurgularken, “Böyle mi olacaktı?” sorusu kaderi, yaşananları veya karşıdaki kişinin seçimlerini sorgulayan bir tını taşıyor. “Vuruldum vuruldum” ifadesi ise sadece mecazi bir acıyı değil, aynı zamanda ruhun derinliklerinde hissedilen fiziksel bir darbeyi çağrıştırıyor. “Kanım yerde mi kalacaktı?” sorusu, yaşanan haksızlığa karşı bir isyan, bir adalet arayışı ya da maruz kalınan acının karşılıksız kalmaması gerektiğine dair güçlü bir serzeniş olarak yorumlanabilir. Mela Bedel & Faruk Sabancı, bu ilk dizelerle dinleyiciyi hemen şarkının karanlık ama gerçekçi atmosferine dahil ediyor.

Mapusane ve Yedi Yıllık Ölüm: Zamanın Yıpratıcılığı

Şarkının ilerleyen bölümleri, kırgınlığın ve hayal kırıklığının getirdiği hapsolmuşluk hissini daha da derinleştiriyor. “Darıldım” şarkısının bu kısmı, acının mekansal ve zamansal boyutlarını gözler önüne seriyor:

Mapusane içinde mendilim kana battı
Mendilim kana battı
Yahu bu ne hâldır?
Öldüm yedi yıldır

“Mapusane”, yalnızca fiziksel bir hapishane değil, aynı zamanda kişinin kendi içine hapsolduğu, acılarla çevrili bir ruh hali. “Mendilim kana battı” ifadesi, dökülen gözyaşlarının, iç çekişlerin ve belki de fiziksel bir acının sembolü olarak karşımıza çıkıyor. Kan, burada yaşamın tükenişini, yaranın tazeliğini ve derinliğini betimliyor. “Yahu bu ne hâldır?” sorusu, çaresizliğin ve durumun anlaşılamazlığının bir ifadesiyken, “Öldüm yedi yıldır” dizesi, bu acının ne kadar uzun soluklu, ne kadar yıpratıcı olduğunu anlatıyor. Yedi yıl, belki de İncil’deki “yedi kıtlık yılı” gibi bir felaket dönemini, bir kayıp ve yok oluş sürecini sembolize ediyor. Bu, yaşamın bir parçası olmaktan çıkıp, sadece var olmaya devam eden bir ruhun feryadı.

Gardiyanın Gidişi ve Ömrün Tükenişi: Yalnızlığın Ağır Yükü

Şarkının en can alıcı noktalarından biri, yalnızlığın ve terk edilmişliğin doruk noktasını anlatan şu dizelerde yatıyor:

Gardiyan çekti gitti
Gardiyan çekti gitti
Dağ gibi dağ gibi ömrüm benim ne çabuk söndü bitti?
Ne çabuk söndü bitti?

“Gardiyan çekti gitti” ifadesi, paradoksal bir özgürlük hissi yaratırken, aslında hapsolmuşluğun bile bir düzeni olduğunu ve bu düzenin bozulmasıyla gelen belirsizliği vurgular. Belki de gardiyan, acının kendisi, onu denetleyen bir güçtü. Onun gitmesiyle kişi, acısıyla baş başa kalır, daha da yalnızlaşır. “Dağ gibi dağ gibi ömrüm benim ne çabuk söndü bitti?” dizesi, hayata dair tüm umutların, beklentilerin ve potansiyelin ani ve beklenmedik bir şekilde tükenişini anlatır. “Dağ gibi” metaforu, bir zamanlar güçlü, sağlam ve uzun sürecek sanılan bir hayatın, nasıl da pamuk ipliğiyle bağlı olduğunu ve ne kadar kolay dağılabileceğini gözler önüne serer. Mela Bedel & Faruk Sabancı, bu imgelerle dinleyiciye yaşamın kırılganlığını ve zamanın acımasızlığını hissettiriyor.

Yorgunluk ve Dostların Vedası: Kırgınlığın Son Perdesi

Şarkının son bölümü, ilk baştaki kırgınlığı daha da derinleştirerek, yaşanmışlıkların getirdiği yorgunluğu ve yalnızlığı vurguluyor:

Yoruldum yoruldum hâl bilmezken
Yaş geldi kırka çıktı
Dirildim dirildim geride öldüm
Dostlar bizi bıraktı

“Yoruldum yoruldum hâl bilmezken” ifadesi, sadece fiziksel değil, ruhsal bir tükenmişliği anlatır. “Hâl bilmezken” ise çevresindekilerin durumunu anlamadığına, empati kuramadığına dair bir yakınma veya kişinin kendisinin bile bu duruma nasıl geldiğini kavrayamadığına dair bir şaşkınlık barındırır. “Yaş geldi kırka çıktı” dizesi, geçen zamanın ve yaşanmışlıkların ağırlığını hissettirirken, bir yaşam muhasebesinin de işaretidir. “Dirildim dirildim geride öldüm” paradoksu, fiziksel olarak hayatta kalma çabasının, ruhsal olarak çoktan tükenmişliği ifade eder. Yeniden canlanma denemeleri boşunadır, çünkü asıl benlik geride, acıların içinde ölmüştür. Ve son darbe: “Dostlar bizi bıraktı.” Bu dize, Mela Bedel & Faruk Sabancı’nın “Darıldım” şarkısının en acı sonlarından biridir; yalnızlık, ihanet ve terk edilmişlik hissini tamamlayarak, şarkının tüm melankolik atmosferini özetler. Şarkı, bu derin acı ve yalnızlık hissiyle dinleyicisini baş başa bırakır, geride düşündürücü bir hüzün perdesiyle.