
🎵 Mehmet Güreli – Kimse Bilmez Sözleri
Bulut geçti, gözyaşları kaldı çimende
Gül rengi şarap içilmez mi böyle günde?
Seher yeli eser, yırtar eteğini gülün
Güle baktıkça çırpınır yüreği bülbülün
Bu yıldızlı gökler ne zaman başladı dönmeye?
Kimse bilmez, kimse bilmez
Bulut geçti, gözyaşları kaldı çimende
Gül rengi şarap içilmez mi böyle günde?
Seher yeli eser, yırtar eteğini gülün
Güle baktıkça çırpınır yüreği bülbülün
Bu yıldızlı gökler ne zaman başladı dönmeye?
Kimse bilmez, kimse bilmez
Bulut geçti, gözyaşları kaldı çimende (çimende)
Gül rengi şarap içilmez mi böyle günde? (Günde)
Seher yeli eser, yırtar eteğini gülün (gülün)
Güle baktıkça çırpınır yüreği bülbülün (bülbülün)
Bu yıldızlı gökler ne zaman başladı dönmeye?
Kimse bilmez, kimse bilmez (kimse bilmez)
Bu yıldızlı gökler ne zaman başladı dönmeye?
Kimse bilmez, kimse bilmez (kimse bilmez)
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuMehmet Güreli’nin Kimse Bilmez Şarkısı: Zamanın ve Bilinmezin Şiiri
Mehmet Güreli’nin eşsiz yorumuyla hayat bulan “Kimse Bilmez”, dinleyeni zamanın akışına, doğanın döngüsüne ve insan ruhunun derinliklerine çeken, adeta bir felsefi şiir niteliğinde. Bu şarkı, sadece kulağa değil, ruha da hitap eden, üzerine düşünülmesi gereken katmanlı anlamlar barındırıyor. Mehmet Güreli’nin bu şarkısı, varoluşsal soruları zarif bir dille fısıldarken, dinleyeni kendi iç yolculuğuna davet ediyor.
Doğanın İçindeki Hüzün ve Neşe Dengesi
Şarkı, doğanın en temel döngülerinden biriyle açılıyor, geçip giden anların ardında bıraktığı izleri betimliyor:
Buradaki “Bulut geçti, gözyaşları kaldı çimende” dizesi, hayatın gelip geçici doğasına yapılan zarif bir gönderme. Bulut, geçici bir durumu, belki bir anlık hüznü veya bir olayı temsil ederken, “gözyaşları” ise bu geçişten arta kalan izleri, belki de hafızadaki tatlı-acı anıları sembolize ediyor. Ancak bu hüzünlü tablonun hemen ardından gelen “Gül rengi şarap içilmez mi böyle günde?” sorusu, yaşamın tüm zıtlıklarına rağmen neşeyi, güzelliği ve anın tadını çıkarma arzusunu ortaya koyuyor. Mehmet Güreli, bu dizelerle bize, hayatın hem hüznü hem de neşeyi bir arada barındırdığını, birinin diğerini yok etmediğini, aksine tamamladığını hatırlatıyor. “Kimse Bilmez” şarkısının bu açılışı, dinleyeni hemen bir melankoli ve kabulleniş atmosferine çekiyor.
Aşkın ve Doğanın Ebedi Dansı
Şarkı, doğa ile insan duyguları arasındaki derin bağı işlemeye devam ediyor:
“Seher yeli eser, yırtar eteğini gülün” dizesi, doğanın kendi içindeki döngüselliği, değişimi ve aynı zamanda kırılganlığı ifade ediyor. Seher yeli, masum bir dokunuşla dahi olsa, gülün en narin kısmını, eteğini yırtabilir. Bu, hayatın kaçınılmaz yıpranışını ve zamanın etkilerini sembolize eder. Hemen ardından gelen “Güle baktıkça çırpınır yüreği bülbülün” dizesi ise, bu doğal döngüye aşkın ve tutkunun eklendiğini gösterir. Bülbülün güle olan sonsuz aşkı, bu geçici güzellik karşısındaki çaresiz hayranlığı, insanın dünyevi güzellikler ve duygular karşısındaki hassasiyetini yansıtır. Mehmet Güreli’nin “Kimse Bilmez” şarkısındaki bu imgeler, aşkın ve doğanın iç içe geçmiş, birbirini tamamlayan bir bütün olduğunu vurgular.
Evrensel Soru: Bilinmezin Perdesi
Şarkının en can alıcı ve tekrarlanan kısmı, insanlığın varoluşsal sorularına odaklanır:
Bu dizeler, evrenin başlangıcına, varoluşun kökenlerine dair duyulan merakı ve bu merakın karşılığındaki sonsuz bilinmezliği dile getiriyor. “Bu yıldızlı gökler ne zaman başladı dönmeye?” sorusu, hem somut bir astronomik gerçeğe hem de soyut bir varoluşsal sorgulamaya işaret eder. İnsanlık, tarih boyunca bu tür sorulara yanıt aramış, ancak evrenin ve zamanın büyüklüğü karşısında kendi sınırlılıklarını idrak etmiştir. “Kimse bilmez, kimse bilmez” tekrarı, bu bilinmezliğin mutlak ve evrensel olduğunu, insan bilgisinin ötesinde bir gerçeklik bulunduğunu pekiştirir. Mehmet Güreli, “Kimse Bilmez” adını verdiği bu eserinde, bizi bu büyük ve cevapsız sorularla yüzleştirerek, mütevazı bir kabullenişe davet ediyor.
Tekrarların Yankısı ve Şarkının Sonsuz Mesajı
Şarkı sözlerinin tekrar etmesi, özellikle “Bulut geçti, gözyaşları kaldı çimende” ve “Bu yıldızlı gökler ne zaman başladı dönmeye? Kimse bilmez” bölümlerinin defalarca yinelenmesi, Mehmet Güreli’nin bu esere yüklediği anlamı güçlendiriyor. Bu tekrarlar, hem doğanın ve yaşamın döngüsel yapısını vurgular hem de bilinmezliğin, insanlığın kaderinde daima var olacak evrensel bir gerçeklik olduğunu pekiştirir. Her tekrar, dinleyeni daha derin bir düşünceye sevk eder, şarkının ana temasının zihne daha güçlü bir şekilde yerleşmesini sağlar. Mehmet Güreli’nin “Kimse Bilmez” şarkısı, bu tekrarlarla adeta bir mantra etkisi yaratır; dinleyeni, hayatın geçiciliği, doğanın güzelliği ve varoluşun gizemi üzerine sonsuz bir tefekküre çağırır. Şarkının sonunda eklenen parantez içi tekrarlar (çimende, günde, gülün, bülbülün, kimse bilmez), adeta bir yankı gibi, bu evrensel mesajın derinliğini ve kalıcılığını vurgular. Bu, sadece bir şarkı değil, aynı zamanda yaşamın karmaşıklığını ve güzelliğini kabullenmeye dair bir davettir.