
🎵 Mehmet Emin Ay – Sordum Sarı Çiçeğe Sözleri
Sordum sarı çiçeğe
"Annen, baban var mıdır?"
Sordum sarı çiçeğe
"Annen, baban var mıdır?"
Çiçek eydür, "Derviş baba
Annem, babam topraktır"
Çiçek eydür, "Derviş baba
Annem, babam topraktır"
حقا, لا إله إلا الله
الله, لا إله إلا الله
حقا, لا إله إلا الله
الله, لا إله إلا الله
Sordum sarı çiçeğe
"Evlat, kardeş var mıdır?"
Sordum sarı çiçeğe
"Evlat, kardeş var mıdır?"
Çiçek eydür, "Derviş baba
Evlat, kardeş yapraktır"
Çiçek eydür, "Derviş baba
Evlat, kardeş yapraktır"
حقا, لا إله إلا الله
الله, لا إله إلا الله
حقا, لا إله إلا الله
الله, لا إله إلا الله
Sordum sarı çiçeğe
"Sizde ölüm var mıdır?"
Sordum sarı çiçeğe
Sizde ölüm var mıdır?
Çiçek eydür, "Derviş baba
Ölümsüz yer var mıdır?"
Çiçek eydür, "Derviş baba
Ölümsüz yer var mıdır?"
حقا, لا إله إلا الله
الله, لا إله إلا الله
حقا, لا إله إلا الله
الله, لا إله إلا الله
Sordum sarı çiçeğe
"Boynun neden eğridir?"
Sordum sarı çiçeğe
"Boynun neden eğridir?"
Çiçek eydür, "Derviş baba
“Kalbim Hakk’a doğrudur"
Çiçek eydür, "Derviş baba
“Kalbim Hakk’a doğrudur”
حقا, لا إله إلا الله
الله, لا إله إلا الله
حقا, لا إله إلا الله
الله, لا إله إلا الله
Sordum sarı çiçeğe
"Sen beni bilir misin?"
Sordum sarı çiçeğe
"Sen beni bilir misin?"
Çiçek eydür, "Derviş baba
Sen Yunus değil misin?"
Çiçek eydür, "Derviş baba
Sen Yunus değil misin?"
حقا, لا إله إلا الله
الله, لا إله إلا الله
حقا, لا إله إلا الله
الله, لا إله إلا الله
Mehmet Emin Ay – Sordum Sarı Çiçeğe İlahi Sözleri
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuMüzik dünyasında bazı eserler vardır ki, dinleyenin sadece kulağına değil, ruhuna da dokunur. Mehmet Emin Ay’ın sesinden hayat bulan “Sordum Sarı Çiçeğe” ilahisi de tam olarak böyle bir çalışma. Bu eserin sözleri, asırlar öncesinden gelen derin bir geleneğin modern bir yansıması gibi; adeta bir dervişin, varoluşun en temel sorularını doğanın en mütevazı parçası olan bir çiçeğe sormasıyla başlıyor.
Doğanın Dilinden Varoluşun Kökenleri
“Sordum Sarı Çiçeğe” ilahisinin ilk dizeleri, insanlığın ortak merakını dile getiriyor:
Bu basit görünen soru, aslında her canlının kökenine, nereden geldiğine dair derin bir sorgulamadır. Mehmet Emin Ay’ın yorumladığı bu sözlerde, sarı çiçeğe yöneltilen bu masum soru, sadece çiçeğin değil, tüm varoluşun başlangıç noktasını anlamaya yönelik bir çabanın ilk adımıdır. Çiçeğin cevabı ise, doğanın bilgeliğini ve tevazuunu yansıtır:
Toprak, yaşamın kaynağı, besleyicisi ve nihayetinde dönüş noktasıdır. Bu cevap, varlığımızın temellerinin ne kadar basit ve evrensel olduğunu hatırlatır. Mehmet Emin Ay’ın “Sordum Sarı Çiçeğe” ilahi sözlerinde çiçek, kendisini toprağa ait kılarak, tüm canlıların ortak kaderini ve kökenini vurgular.
Devamında gelen “Evlat, kardeş var mıdır?” sorusu da benzer bir bağlamda, sosyal bağların ve nesillerin devamlılığının doğadaki karşılığını arar. Çiçeğin “Evlat, kardeş yapraktır” cevabı, yaprakların bir ağacın parçası olması gibi, yaşamın bir bütünün ayrılmaz parçaları olduğunu ve her bir varlığın kendi içinde bir döngü barındırdığını gösterir. Bu döngüsellik, yaşamın sürekliliğini ve birbiriyle olan bağlantısını zarifçe ifade eder.
Ölüm ve Sonsuzluk Üzerine Bir Sohbet
Şarkının ilerleyen bölümlerinde, dervişin sorgulaması daha da derinleşir ve insanlığın en büyük meraklarından birine, ölüme odaklanır:
Bu soru, ölümsüzlük arayışının ve ölüm gerçeğiyle yüzleşmenin evrensel bir ifadesidir. Mehmet Emin Ay’ın “Sordum Sarı Çiçeğe” eserinde, çiçeğin verdiği yanıt, tüm fani varlıklar için geçerli olan o kaçınılmaz gerçeği dile getirir:
Bu retorik soru, ölümün evrenselliğini ve yaşamın doğal bir parçası olduğunu vurgular. Hiçbir canlının ölümden müstesna olmadığını, topraktan gelip toprağa dönmenin tüm yaratılmışlar için bir yazgı olduğunu hatırlatır. “Sordum Sarı Çiçeğe” ilahi sözleri, bu basit diyalogla hayatın en çetrefilli sorularına sade cevaplar sunar.
Hakk’a Yöneliş ve Yunus’un Mirası
İlahinin en can alıcı bölümlerinden biri, çiçeğin eğik boynunun anlamını sorgulayan kısımdır:
Bu soru, çiçeğin fiziksel duruşunun ardındaki manevi anlamı arar. Eğik boyun, tasavvufta tevazu, teslimiyet ve Hakk’a yönelişin bir sembolüdür. Çiçeğin cevabı da bu manevi derinliği perçinler:
Bu dize, eserin temel mesajını özetler niteliktedir. Tüm varoluşun, tüm canlıların, özünde Yaratıcı’ya yönelik bir sevgi ve teslimiyet içinde olduğunu anlatır. Mehmet Emin Ay’ın icra ettiği “Sordum Sarı Çiçeğe”, bu dizede zirveye ulaşarak, dünyevi tüm sorgulamaların nihai cevabını manevi bir boyutta sunar.
Son olarak, dervişin kendi kimliğini sorgulaması ve çiçeğin verdiği cevap, dinleyeni şaşırtır ve düşündürür:
Bu son diyalog, sıradan bir dervişin aslında Yunus Emre gibi bir hakikat arayıcısı olduğunu, onun ruhunu taşıdığını ima eder. Yunus Emre’nin de doğayla iç içe, varoluşsal sorular soran ve Hakk’ı arayan bir derviş olması, bu bağlantıyı güçlendirir. Mehmet Emin Ay’ın “Sordum Sarı Çiçeğe” ilahisi, bu son dizeyle dinleyiciyi sadece bir hikayeye değil, aynı zamanda bir mirasa ve bir geleneğe davet eder. Her bir dörtlükten sonra tekrarlanan “حقا, لا إله إلا الله” ise, tüm bu soruların ve cevapların nihai hakikatinin, tevhid inancının bir teyidi olarak yankılanır.