Mazlum Çimen – Feryadı İsyanım Şarkı Sözleri ve Yorumları

🎤 Mazlum Çimen 🕒 04 Eyl 2024
Mazlum Çimen – Feryadı İsyanım video

🎵 Mazlum Çimen – Feryadı İsyanım Sözleri

Mem nelere gark olmadı zinin ateşi için
Ferhat dağı delmedi mi Şirin'in düşü için?
Kusur ise her saniye her yerde seni anmak
Mecnun azmı yemin etti Leyla'nın başı için?
Kusur ise her saniye her yerde seni anmak
Mecnun azmı yemin etti Leyla'nın başı için?

Gözlerinin dokunduğu her mekan memleketim
Bakıver de uzamasın gurbetin, esaretin
Ahmet Arif hasretinden prangalar eskitmiş
Beni böyle eskitense prangalı hasretin
Ahmet Arif hasretinden prangalar eskitmiş
Beni böyle eskitense prangalı hasretin

Sana yine sana yandım Nesimi ile dün gece
Gözlerinle yüzüleyim bend olayım hallaca
Öyle hüküm duyurmuşlar Tanrılar divanında
Ha ben sana bağlanmışım ha Muhammet miraca
Öyle hüküm duyurmuşlar Tanrılar divanında
Ha ben sana bağlanmışım ha Muhammet miraca

Cümle cihan güzellerin yüzlerine ben örsün
Gözlerin balyozu oldu içerimdeki örsün
Ruhumdaki fırtınalar merihi usandırır
Nuh'a haber eyleyin de gelsin de tufan görsün
Ruhumdaki fırtınalar merihi usandırır
Nuh'a haber eyleyin de gelsin de tufan görsün

Mazlum Çimen – Feryadı İsyanım Şarkı Sözleri

Editörün Şarkı Sözü Yorumu

✍️ Editör Yorumu
Mazlum Çimen'in "Feryadı İsyanım" adlı eseri, dinleyicisini aşkın kadim ve kutsal coğrafyalarında derin bir yolculuğa çıkarıyor. Bu şarkı, sadece bir aşk hikayesi anlatmakla kalmıyor, aynı zamanda Türk ve İslam edebiyatının köklü motiflerini modern bir duyarlılıkla harmanlayarak, aşkın evrensel ve dönüştürücü gücünü gözler önüne seriyor. Her dizesi, yüzyıllardır süregelen bir özlemin, adanmışlığın ve bazen de isyanın yankısı gibi tınlıyor. Mazlum Çimen, "Feryadı İsyanım" şarkı sözleriyle dinleyicisine, aşkın sadece kişisel bir duygu olmadığını, aynı zamanda tarihin ve inançların içinden süzülüp gelen kolektif bir destan olduğunu fısıldıyor.

Aşka Adanmış Efsanevi Fedakarlıklar

Şarkının ilk kıtası, aşkın sınır tanımazlığını ve efsanevi kahramanların bu uğurda yaptığı fedakarlıkları anımsatarak başlıyor. Mazlum Çimen, "Feryadı İsyanım"da aşkını, yüzyılların ötesinden gelen destanlarla harmanlıyor:
Mem nelere gark olmadı zinin ateşi için Ferhat dağı delmedi mi Şirin'in düşü için? Kusur ise her saniye her yerde seni anmak Mecnun azmı yemin etti Leyla'nın başı için? Kusur ise her saniye her yerde seni anmak Mecnun azmı yemin etti Leyla'nın başı için?
Bu dizelerde, Mem-Zin'in trajik aşkı, Ferhat'ın Şirin için dağları delmesi ve Mecnun'un Leyla uğruna çöllere düşmesi gibi imgeler, aşkın insanı ne denli büyük adanmışlıklara sürükleyebileceğini gösteriyor. Şarkıcı, kendi aşkını bu efsanevi öykülerle karşılaştırarak, sevdiği kişiyi "her saniye her yerde anmanın" bir kusur olup olmadığını sorguluyor. Bu sorgulama, aslında kendi aşkının da bu destansı aşklardan farksız, hatta onlarla aynı yücelikte olduğunu ima ediyor. Mazlum Çimen'in "Feryadı İsyanım" şarkı sözleri, aşkın bir "kusur" değil, bilakis insan ruhunun en asil tezahürlerinden biri olduğunu vurguluyor.

Hasretin Prangaları ve Gurbetin Esareti

Şarkının ikinci bölümü, sevilenin yokluğunda hissedilen derin özlemi ve gurbet duygusunu işliyor. "Mazlum Çimen – Feryadı İsyanım"ın bu kıtası, mekan ve aidiyet kavramlarını yeniden tanımlıyor:
Gözlerinin dokunduğu her mekan memleketim Bakıver de uzamasın gurbetin, esaretin Ahmet Arif hasretinden prangalar eskitmiş Beni böyle eskitense prangalı hasretin Ahmet Arif hasretinden prangalar eskitmiş Beni böyle eskitense prangalı hasretin
Bu dizeler, sevilenin varlığının tüm dünyayı bir "memleket" haline getirebileceğini, onun yokluğunun ise bir "gurbet" ve "esaret" olduğunu anlatıyor. Şairane bir dille yapılan "Bakıver de uzamasın gurbetin, esaretin" çağrısı, özlemin dayanılmazlığını ve kavuşma arzusunun şiddetini ortaya koyuyor. Özellikle Ahmet Arif'e yapılan gönderme, bu hasretin sıradan bir özlemden öte, insanı eskitecek, prangalara vuracak denli derin ve acı verici olduğunu belirtiyor. Mazlum Çimen, "Feryadı İsyanım"da, kendi hasretini usta bir şairin çektiği acılarla bir tutarak, duygularının yoğunluğunu ve edebi derinliğini pekiştiriyor.

Tasavvufi Bir Aşkın Yüce Bağlanışı

"Feryadı İsyanım"ın üçüncü kıtası, aşkı daha mistik ve tasavvufi bir boyuta taşıyor. Mazlum Çimen, burada aşkını ilahi bir bağlanışla eş değer tutuyor:
Sana yine sana yandım Nesimi ile dün gece Gözlerinle yüzüleyim bend olayım hallaca Öyle hüküm duyurmuşlar Tanrılar divanında Ha ben sana bağlanmışım ha Muhammet miraca Öyle hüküm duyurmuşlar Tanrılar divanında Ha ben sana bağlanmışım ha Muhammet miraca
Nesimi ve Hallac-ı Mansur gibi tasavvuf büyüklerine yapılan atıflar, bu aşkın sadece dünyevi olmadığını, aynı zamanda ruhani bir arayış ve teslimiyet içerdiğini gösteriyor. "Gözlerinle yüzüleyim bend olayım hallaca" ifadesi, sevilen uğruna her türlü acıya katlanma, hatta kendini feda etme arzusunu dile getiriyor. Aşkın, "Tanrılar divanında" verilmiş bir hükümle Hz. Muhammed'in miraçla yükselişine benzetilmesi, bu bağlanışın ne denli kutsal ve yüce olduğunu vurguluyor. Mazlum Çimen, "Feryadı İsyanım" şarkı sözlerinde, aşkın insanı ilahi olana yaklaştıran bir köprü olduğunu ve bu aşkın da miraç kadar yüce bir deneyim olduğunu ifade ediyor.

Ruhun Tufanları ve Aşkın Dönüştürücü Gücü

Şarkının son kıtası, aşkın yarattığı içsel fırtınaların ve dönüşümlerin büyüklüğünü anlatıyor. Mazlum Çimen, "Feryadı İsyanım"da bu duygusal yoğunluğu destansı imgelerle aktarıyor:
Cümle cihan güzellerin yüzlerine ben örsün Gözlerin balyozu oldu içerimdeki örsün Ruhumdaki fırtınalar merihi usandırır Nuh'a haber eyleyin de gelsin de tufan görsün Ruhumdaki fırtınalar merihi usandırır Nuh'a haber eyleyin de gelsin de tufan görsün
Burada, diğer tüm güzelliklerin silinip sadece sevilenin güzelliğinin kalması arzusu, aşkın mutlakiyetini gösteriyor. "Gözlerin balyozu oldu içerimdeki örsün" dizesi, sevilenin bakışlarının iç dünyada yarattığı güçlü, dönüştürücü ve belki de acı verici etkiyi çok çarpıcı bir şekilde ifade ediyor. Ruhunda kopan fırtınaların Mars gezegenini bile usandıracak kadar şiddetli olduğunu söylemesi ve Nuh'a haber salıp gelmesini, bu tufanı görmesini istemesi, aşkın yarattığı duygusal çalkantının eşi benzeri görülmemiş bir boyutta olduğunu vurguluyor. Mazlum Çimen, "Feryadı İsyanım" ile aşkın sadece bir duygu olmadığını, aynı zamanda tüm evreni ve hatta mitolojik zamanları aşan, dönüştürücü ve yıkıcı bir güç olduğunu dile getiriyor. Bu şarkı, dinleyicisini aşkın bu çok katmanlı, efsanevi ve mistik derinliklerinde düşünmeye davet eden güçlü bir edebi eser olarak yerini alıyor.