Maya Perest – Yok Bana Bu Cihanda Şarkı Sözleri ve Yorumları

🎤 Maya Perest 🕒 20 Mar 2025
Maya Perest – Yok Bana Bu Cihanda video

🎵 Maya Perest – Yok Bana Bu Cihanda Sözleri

Daimîdir sürgünüm
Hasret benim ocağım
Gurbet benim evimdir

Yok bana bu cihanda bir yer
Bana bu cihanda bir yer
Bana bu cihanda yoktur, aman

Yok bana bu cihanda bir yer
Bana bu cihanda bir yer
Şu koca cihanda yoktur, aman

Deva değil derd oldum
Gül değil diken oldum
Canan iken el oldum

Yok bana bu cihanda bir yâr
Bana bu cihanda bir yâr
Bana bu cihanda yoktur, aman

Yok bana bu cihanda bir yâr
Bana bu cihanda bir yâr
Şu koca cihanda yoktur, aman

İnsan hiç değişmez mi?
Derdi gücü hep yalan
Gözü doyar toprakla

Yok bana bu cihanda bir dost
Bana bu cihanda bir dost
Bana bu cihanda yoktur, aman

Yok bana bu cihanda bir eş
Bana bu cihanda kardeş
Bana bu cihanda yoktur, aman

Gezdim tozdum saz ile
Derdim' dedim gâm ile
Dinlemedin sen bile

Yok bana bu cihanda bir ses
Bana bu cihanda bir ses
Bana bu cihanda yoktur, aman

Yok bana bu cihanda bir yer
Bana bu cihanda bir yer
Bana bu cihanda yoktur, aman

Yok bana bu cihanda bir yer
Bana bu cihanda bir yer
Şu koca cihanda yoktur, aman

Editörün Şarkı Sözü Yorumu

✍️ Editör Yorumu
Müziğin derinliklerinde kaybolmak, bazen ruhumuzun en ücra köşelerinde yankılanan bir ses bulmak gibidir. Maya Perest'in "Yok Bana Bu Cihanda" adlı eseri de tam olarak bu hissi uyandırıyor. Şarkının sözleri, dinleyeni adeta bir iç yolculuğa çıkarıyor, yalnızlığın ve aidiyetsizliğin evrensel temasını dokunaklı bir dille işliyor. Bu şarkı, sadece bir melodi değil, aynı zamanda derin bir edebi metin niteliğinde.

Aidiyetsizlik ve Sonsuz Gurbet Hissi

Şarkı, dinleyeni ilk mısralardan itibaren hüzünlü bir atmosfere çekiyor:
Daimîdir sürgünüm
Hasret benim ocağım
Gurbet benim evimdir
Bu dizeler, "Yok Bana Bu Cihanda" şarkısının temelini oluşturan aidiyetsizlik hissini çok güçlü bir şekilde ifade ediyor. Şairane bir yaklaşımla, kişinin varoluşsal bir sürgünlük içinde olduğunu, hasretin adeta evi, ocağı haline geldiğini görüyoruz. Gurbet, bir yer değil, bizzat kişinin yaşam alanı, evi olarak tanımlanıyor. Bu, fiziksel bir uzaklıktan ziyade, ruhsal bir yabancılığı, hiçbir yere ait olamama durumunu anlatıyor. Maya Perest, bu dizelerle dinleyicisine kendini evrende bir gezgin gibi hisseden bir ruhun portresini sunuyor.

Cihanda Bir Yer Arayışı ve Yoksunluk

Şarkının nakaratı, bu hissin zirveye ulaştığı an:
Yok bana bu cihanda bir yer
Bana bu cihanda bir yer
Bana bu cihanda yoktur, aman

Yok bana bu cihanda bir yer
Bana bu cihanda bir yer
Şu koca cihanda yoktur, aman
"Yok Bana Bu Cihanda" nakaratı, bir çığlık, bir feryat niteliğinde. Kişi, bu koca dünyada kendine bir yer bulamamanın, tutunacak bir dalı olmamanın acısını dile getiriyor. "Aman" kelimesi, bu yoksunluğun getirdiği çaresizliği ve yakarışı güçlendiriyor. Bu, sadece bir mekan arayışı değil, aynı zamanda varoluşsal bir boşluğun ifadesi; bir anlam, bir amaç ya da basitçe bir aidiyet noktası bulamama hali.

Dönüşen İlişkiler ve Kaybolan Kimlikler

Şarkının ilerleyen bölümlerinde, bu aidiyetsizlik hissi kişilerarası ilişkilere de yansıyor:
Deva değil derd oldum
Gül değil diken oldum
Canan iken el oldum
Bu mısralar, kişinin kendini nasıl dönüştürdüğünü, belki de istemeden çevresindekilere dert olduğunu, şifa yerine acı verdiğini anlatıyor. Güzellik ve zarafetin sembolü olan gülden, acı veren dikene dönüşmek; sevgili (canan) iken yabancı (el) olmak... Bu dizeler, kişinin kendi içindeki değişimi ve bu değişimin ilişkiler üzerindeki yıkıcı etkisini gözler önüne seriyor. Bu dönüşüm, "Yok Bana Bu Cihanda" diyen ruhun kendini neden yalnız hissettiğini daha iyi anlamamızı sağlıyor. Ardından gelen "Yok bana bu cihanda bir yâr" tekrarı, bu yalnızlığın romantik ilişkilerdeki karşılığını vurguluyor.

İnsanlara Duyulan Hayal Kırıklığı

Şarkının bir diğer güçlü teması, insanlara duyulan derin hayal kırıklığıdır:
İnsan hiç değişmez mi?
Derdi gücü hep yalan
Gözü doyar toprakla
Burada, insan doğasına dair acı bir gözlem var. İnsanların değişmezliği, çıkarcılığı ve dünyevi hırsları eleştiriliyor. "Gözü doyar toprakla" ifadesi, insan hırsının ancak ölümle son bulacağını, bu dünyada hiçbir şeyle tatmin olamayacağını metaforik bir şekilde anlatıyor. Bu derin hayal kırıklığı, kişinin "Yok bana bu cihanda bir dost", "Yok bana bu cihanda bir eş", "Yok bana bu cihanda kardeş" demesine yol açıyor. Maya Perest, bu mısralarla sadece romantik değil, her türlü insani bağdan yoksun kalmanın acısını dile getiriyor.

Duyulmayan Ses ve Yalnızlığın Derinliği

Şarkının sonlarına doğru, kişinin çabaları ve bunların karşılıksız kalışı işleniyor:
Gezdim tozdum saz ile
Derdim' dedim gâm ile
Dinlemedin sen bile
Bu dizeler, kişinin acılarını, dertlerini sazıyla, müziğiyle dile getirme çabasını gösteriyor. Sanat aracılığıyla bir iletişim kurma, anlaşılma arayışı var. Ancak bu çaba bile sonuçsuz kalıyor; "Dinlemedin sen bile" ifadesi, en yakınından bile beklenen anlayışın gelmediğini, sesinin duyulmadığını vurguluyor. Bu durum, "Yok bana bu cihanda bir ses" cümlesiyle zirveye ulaşıyor. Maya Perest'in bu eseri, bireyin kendi iç dünyasında ne kadar yalnız olabileceğini, sesinin ne denli yankısız kalabileceğini dokunaklı bir şekilde anlatıyor. Maya Perest'in "Yok Bana Bu Cihanda" şarkısı, sadece bir melodi olmaktan öte, varoluşsal bir sorgulama, derin bir yalnızlık ve aidiyetsizlik hissinin edebi bir dışavurumudur. Şarkı, dinleyicisine kendi iç dünyasına dönüp, bu koca evrende kendini nerede konumlandırdığını sorgulatıyor. Tüm bu mısralar, hayatın karmaşası içinde bir yer bulmaya çalışan her ruhun aynası niteliğinde.

🎵 Maya Perest Diğer Şarkı Sözleri