
🎵 Marss – Aşamıyorum Sözleri
Geçmişe döndüm geldim baktım
Sigaram söndü sonra yaktım
Gelecekteyim artık ayağa kalktım
Ben buradan kaçamıyorum
Sen hep yanımdasın sandım
Bitti ve kalmaz artık aklım
Ben yaralarımı kendim sardım
Ben bunu aşamıyorum
Yaşandı saygısız anılar
Uykusuz geceler rahatım yok benim bak
Aklımda çektiğim acılar ahtım var
Hiçbirine affım yok benim bak
Gel dedim gelmedin hep benim ellerim
Boş kalmaz tutan hep biri var
Yazıyorum rapleri denkleri yok
Derebeyleri gelse de beni alamaz
Bir enkazın altındayım bulabilen bulsun
Şükrederim halime kardeşlerim olsun
Menajerim arıyor listelerde top onsun
Artık param var ama sen yoksun
Geceleri içip aradığım telefonsun
Bakamadım gözlerine bunu biliyorsun
Beni sevmemek için sebep arıyorum
Yaşattığımı yaşıyorum belki de olsun
Geçmişe döndüm geldim baktım
Sigaram söndü sonra yaktım
Gelecekteyim artık ayağa kalktım
Ben buradan kaçamıyorum
Sen hep yanımdasın sandım
Bitti ve kalmaz artık aklım
Ben yaralarımı kendim sardım
Ben bunu aşamıyorum
Ben geride kalandım
Her şey kaçtım sana yakalandım
Her gece yaralar aldım
Seni kaybettim kendimi kazandım
Yeniden ona bakakaldım
Sigarayı değil ama seni bıraktım
Bu hırs gözümü kararttı
Ölüme 1 adım daha yanaştım
İsteseler benim kadar seri olamazlar
Karşıma geçiyorlar deli olamazlar
Günahımı aldılar geri koyamazlar
Benim olmadıysa senin olamaz lan
İçinizi biliyorum sizi yaramazlar
Oynasın oyunlar beni yoramazlar
Uçursan da barış güvercini
Kırdık o dalları geri konamazlar
Geçmişe döndüm geldim baktım
Sigaram söndü sonra yaktım
Gelecekteyim artık ayağa kalktım
Ben buradan kaçamıyorum
Sen hep yanımdasın sandım
Bitti ve kalmaz artık aklım
Ben yaralarımı kendim sardım
Ben bunu aşamıyorum
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuMarss’ın “Aşamıyorum” Şarkısı: Geçmişin Gölgesinde Bir Hesaplaşma
Marss’ın “Aşamıyorum” şarkısı, dinleyicisine derin bir iç hesaplaşmanın ve geçmişin prangalarından kurtulamamanın hikayesini sunuyor. Bu şarkı, bir yandan kişisel bir yükselişin, diğer yandan ise kalpteki kapanmayan yaraların ve aşılamayan bir ayrılığın çelişkisini çarpıcı bir dille işliyor. “Aşamıyorum” demek, sadece bir durumu kabullenmek değil, aynı zamanda o durumla sürekli bir mücadele içinde olmanın da itirafı. Gelin, Marss’ın bu etkileyici eserinin sözlerine yakından bakalım.
Zamanın Ötesinde Bir Sıkışmışlık: İlk Dizelerin Yankısı
Şarkı, zaman kavramıyla oynayarak başlıyor; bir geri dönüş, bir kabulleniş ve bir ileri atılışın iç içe geçtiği bir döngü:
Bu dizelerde, “Geçmişe döndüm geldim baktım” ifadesi, nostaljik bir anımsamadan ziyade, geçmişin ağırlığı altında ezilip yeniden o anlara savrulma halini anlatıyor. “Sigaram söndü sonra yaktım” metaforu, biten bir döngünün ardından yeniden başlama çabasını, ancak bunun bir alışkanlık veya bir bağımlılık gibi tekrarlandığını düşündürüyor. “Gelecekteyim artık ayağa kalktım” cümlesi, bir diriliş, bir toparlanma mesajı verse de, hemen ardından gelen “Ben buradan kaçamıyorum” itirafı, tüm bu çabaların boşa çıktığını, kişinin kendini içinde bulduğu duygusal veya zihinsel hapishaneden kurtulamadığını vurguluyor. Marss’ın “Aşamıyorum” şarkısının temelini oluşturan bu sıkışmışlık hissi, dinleyicinin de iç dünyasında bir yankı buluyor.
Kaybın ve Yalnızlığın Acı Gerçeği
Şarkının ilerleyen bölümlerinde, bu sıkışmışlığın ana kaynağına iniliyor: kaybedilen bir ilişki ve onun ardından gelen yalnızlık:
“Sen hep yanımdasın sandım” dizesi, büyük bir yanılsamayı, belki de bir inkâr dönemini işaret ediyor. Bu yanılsamanın sona ermesiyle birlikte “Bitti ve kalmaz artık aklım” ifadesi, duyulan şaşkınlığı, belki de akıl sağlığının sınırlarında gezinen bir çaresizliği dile getiriyor. Marss, “Ben yaralarımı kendim sardım” diyerek, acı karşısında kendi kendine yetme çabasını, dışarıdan yardım beklemeksizin yaranın üstesinden gelme gayretini ortaya koyuyor. Ancak tüm bu kişisel çabalara rağmen, “Ben bunu aşamıyorum” tekrarı, kalpteki bu yaranın ne kadar derin ve köklü olduğunu, ne kadar uğraşsa da o eşiği geçemediğini acı bir şekilde anlatıyor. Bu, Marss’ın “Aşamıyorum” şarkısının en can alıcı noktalarından biri.
Ödenmeyen Hesaplar ve Kapanmayan Yaralar
Şarkı, sadece kişisel acıyı değil, aynı zamanda geçmişte yaşanan haksızlıkların ve ihanetlerin izlerini de taşıyor:
“Saygısız anılar” ifadesi, yaşananların sadece bitmekle kalmadığını, aynı zamanda saygı ve değerden yoksun bir şekilde yaşandığını ima ediyor. Bu durum, “Uykusuz geceler rahatım yok benim bak” diyerek fiziksel ve ruhsal bir rahatsızlığa dönüşüyor. Marss, “Aklımda çektiğim acılar ahtım var” diyerek, bu acıların sadece birer anı olarak kalmadığını, bir intikam yemini veya bir öfke birikimine dönüştüğünü gösteriyor. “Hiçbirine affım yok benim bak” cümlesi ise, geçmişin yaralarının ne kadar derin olduğunu ve bu yaraların affedilmeyecek kadar büyük olduğunu vurguluyor. Bu sert duruş, Marss’ın “Aşamıyorum” şarkısının sadece bir aşk acısı değil, aynı zamanda bir onur mücadelesi olduğunu da gösteriyor.
Yükselişin Bedeli ve Yokluğun Hükmü
Marss, şarkısında hem kişisel mücadelelerini hem de kariyerindeki yükselişi aynı anda işliyor, ancak bu yükselişin bedelini de gözler önüne seriyor:
“Bir enkazın altındayım bulabilen bulsun” dizesi, kişinin kendini tamamen tükenmiş, dağılmış hissettiği bir anı betimliyor. Ancak bu enkazın içinde bile, “Şükrederim halime kardeşlerim olsun” diyerek bir aidiyet ve dayanışma arayışı ortaya çıkıyor. Ardından gelen “Menajerim arıyor listelerde top onsun” cümlesi, dış dünyadaki başarının, şöhretin ve maddi kazanımların bir göstergesi. Ancak bu başarının hemen ardından “Artık param var ama sen yoksun” diyerek, tüm bu kazanımların, kaybedilen kişinin boşluğunu dolduramadığı acı gerçeğiyle yüzleşiliyor. Marss’ın “Aşamıyorum” şarkısı, maddi başarının manevi boşluğu kapatamadığına dair evrensel bir temayı işliyor.
Aşkın Gölgesinde Bir Kendini Arayış
Şarkı, çaresizliğin ve kendini sorgulamanın en derin noktalarına ulaşıyor:
“Geceleri içip aradığım telefonsun” cümlesi, ayrılığın yarattığı boşluğun ve bağımlılığın ne denli güçlü olduğunu gösteriyor. “Bakamadım gözlerine bunu biliyorsun” dizesi, bir pişmanlığı, bir yüzleşememe halini ve belki de geçmişteki hataların itirafını içeriyor. En çarpıcı ifadelerden biri ise “Beni sevmemek için sebep arıyorum” cümlesi. Bu, kişinin kendini o kadar değersiz hissetmesi ki, karşı tarafın sevgisizliğini meşrulaştırmaya çalışması anlamına geliyor. “Yaşattığımı yaşıyorum belki de olsun” diyerek, Marss, bir tür karma inancıyla, geçmişte yaptığı hataların bedelini ödediğini kabulleniyor, bu durumu kaderin bir cilvesi olarak görüyor. Bu içsel yolculuk, Marss’ın “Aşamıyorum” şarkısının ruhsal derinliğini katlıyor.
Kazanılan Benlik, Kaybedilen Aşk ve Hırsın Yakıcılığı
Şarkının son bölümlerinde, bir dönüşüm ve aynı zamanda bir yıkım yaşanıyor:
“Ben geride kalandım” ifadesi, geçmişteki zayıf veya mağlup tarafı temsil ediyor. “Her şey kaçtım sana yakalandım” cümlesi, kaçınılmaz bir sona doğru sürüklenmeyi ve teslimiyeti anlatıyor. “Her gece yaralar aldım” dizesi, sürecin ne kadar acı verici ve yıpratıcı olduğunu vurgularken, “Seni kaybettim kendimi kazandım” paradoksu, büyük bir bedel ödeyerek ulaşılan kişisel olgunlaşmayı ve benlik farkındalığını ifade ediyor. Bu, Marss’ın “Aşamıyorum” şarkısında acıdan beslenen bir büyümenin hikayesi.
“Yeniden ona bakakaldım” ifadesi, geçmişin hayaletinin hala peşini bırakmadığını, ara sıra kendini gösterdiğini anlatıyor. “Sigarayı değil ama seni bıraktım” dizesi, bağımlılıkların ve alışkanlıkların ötesinde, asıl zor olanın insanı bırakmak olduğunu ve bu kararın ne kadar çetin olduğunu vurguluyor. “Bu hırs gözümü kararttı” cümlesi, yaşanan acının, öfkenin veya intikam arzusunun kişiyi kör ettiğini, mantıklı düşünme yeteneğini elinden aldığını gösteriyor. “Ölüme 1 adım daha yanaştım” ifadesi ise, bu yoğun duygusal durumun kişiyi uçuruma sürüklediğini, yaşamla ölüm arasındaki ince çizgide dolaştığını acı bir şekilde dile getiriyor. Marss’ın “Aşamıyorum” şarkısı, bu son dizelerle, bir yandan gücünü bulan bir ruhun, diğer yandan ise bu gücün getirdiği yıkımın portresini çiziyor.
Marss, “Aşamıyorum” şarkısıyla sadece bir ayrılık hikayesi anlatmıyor; aynı zamanda geçmişle yüzleşmenin, kişisel büyümenin, kaybedilenlerin ve kazanılanların iç içe geçtiği karmaşık bir duygusal yolculuğu dinleyicisine sunuyor. Bu şarkı, modern yaşamın getirdiği hırs ve yalnızlık temalarını, derin bir samimiyetle harmanlayarak dinleyicisini kendi iç hesaplaşmasına davet ediyor.