
Platformlarda Dinle
🎵 Luke Combs – Where the Wild Things Are Sözleri
My big brother rode an Indian Scout
It was black like his jacket
American Spirit hangin' outta his mouth
Just like our daddy
He kicked started that bike one night and broke mama's heart
He pointed that headlight west
Out where the wild things are
He'd call me up every couple of weeks
From South California
Talk about the desert and the Joshua Tree
And his pretty girl stories
And how he bought an Airstream trailer and a J-45 guitar
Said, "Little brother, you'd love it out here
Out where the wild things are"
Oh, it's hearts on fire and crazy dreams
Oh, the nights ignite like gasoline
And light up those streets that never sleep when the sky goes dark
Out where the wild things are
I called my brother from the back of that plane
The second I made it
We started drinkin' on the strip in LA
And then it got crazy
Ended up at a house in the hills with some Hollywood stars
Kissin' on a blonde in a backyard pool
Out where the wild things are
Oh, yeah
Couple iron horse rebels
Wild as the devil
I knew I had to move back east
Said goodbye to my brother
At the end of that summer
But I knew he'd never leave
Oh, it's hearts on fire and crazy dreams
Oh, where the nights ignite like gasoline
And oh, them Indian Scouts, man, they're built for speed
And oh, they said he hit that guardrail at half past three
Lit up those streets that never sleep when the sky goes dark
We buried him out in the wind 'neath the West Coast stars
Out where the wild things are
Out where the wild things are
Luke Combs – Where the Wild Things Are Şarkı Sözleri Türkçe Çeviri
Ağabeyim bir Indian Scout'a binerdi.
Ceketi gibi siyahtı.
Amerikan Ruhu ağzından sarkıyor
Tıpkı babamız gibi
Bir gece o bisikleti çalıştırdı ve annesinin kalbini kırdı.
Farını batıya çevirdi.
Vahşi şeylerin olduğu yerde
Birkaç haftada bir beni arardı.
Güney Kaliforniya'dan
Çöl ve Joshua Ağacı hakkında konuşun
Ve onun güzel kız hikayeleri
Ve nasıl bir Airstream karavanı ve bir J-45 gitar aldığını
Dedi ki, “Küçük kardeşim, burayı seversin
Vahşi şeylerin olduğu yerde”
Oh, yanan kalpler ve çılgın hayaller
Oh, geceler benzin gibi tutuşuyor
Ve gökyüzü karardığında hiç uyumayan sokakları aydınlatır
Vahşi şeylerin olduğu yerde
O uçağın arkasından kardeşimi aradım.
Bunu yaptığım an
Los Angeles'ta içmeye başladık
Sonra işler çığırından çıktı.
Hollywood yıldızlarıyla birlikte tepelerde bir eve gitmişler.
Arka bahçedeki havuzda bir sarışını öpmek
Vahşi şeylerin olduğu yerde
Oh, evet.
Çift demir atlı isyancılar
Şeytan kadar vahşi
Doğuya geri taşınmam gerektiğini biliyordum.
Kardeşimle vedalaştım
O yazın sonunda
Ama asla gitmeyeceğini biliyordum.
Oh, yanan kalpler ve çılgın hayaller
Oh, gecelerin benzin gibi tutuştuğu yerde
Ve o Kızılderili izciler, adamım, hız için yaratılmışlar.
Üç buçukta korkuluklara çarptığını söylediler.
Gökyüzü karardığında asla uyumayan o sokakları aydınlattı
Onu Batı Yakası yıldızlarının altında rüzgara gömdük.
Vahşi şeylerin olduğu yerde
Vahşi şeylerin olduğu yerde
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuLuke Combs'un kalbimize işleyen "Where the Wild Things Are" şarkısı, bir yol hikayesinden çok daha fazlası; özgürlüğe duyulan derin bir arzu, maceranın çekiciliği ve kaçınılmaz bir trajedinin dokunaklı portresi. Bu şarkı, bir kardeşin diğerine ilham verişini ve o "vahşi şeyler"in çağrısının hayatları nasıl şekillendirdiğini anlatıyor.
Ağabeyin Çağrısı: Vahşi Ruhun İlk Kıvılcımı
Şarkının açılış dizeleri, hikayenin temelini atıyor ve ağabeyin karakterini adeta gözümüzün önüne seriyor:
Burada, Indian Scout motosiklet, sadece bir araç değil, özgürlüğün, isyanın ve bir tür Amerikan rüyasının sembolü. Ağabey, babasının izinden giden, kurallara sığmayan bir figür olarak resmediliyor. "Mama's heart"ı kırmak, onun bu özgürlük arayışının getirdiği bedellerin ilk işareti. Farlarını batıya çevirerek, bilindik olandan uzaklaşıp, "vahşi şeylerin olduğu yer"e doğru yola çıkışı, sadece coğrafi bir hareket değil, aynı zamanda ruhsal bir arayışın başlangıcı.
Batı Yakasının Büyüsü ve Çağrısı
Luke Combs, şarkının ilerleyen bölümlerinde, ağabeyin yeni hayatının cazibesini anlatıcının gözünden aktarıyor:
Güney Kaliforniya'dan gelen bu telefonlar, çölün ve Joshua Ağaçlarının egzotik manzaraları, aşk hikayeleri ve Airstream karavan ile J-45 gitar gibi detaylar, tam bir bohem ve özgür yaşam tablosu çiziyor. Ağabeyin daveti, "Küçük kardeşim, burayı seversin / Vahşi şeylerin olduğu yerde" sözleriyle, anlatıcının zihninde o dünyanın resmini netleştiriyor. Bu, sadece bir davet değil, aynı zamanda bir yaşam felsefesinin, bir özgürlük vaadinin aktarımıdır.
Kalpleri Ateşe Veren Çılgın Rüyalar
Şarkının nakaratı, "Where the Wild Things Are" temasının kalbine iniyor:
"Hearts on fire and crazy dreams" ifadeleri, bu vahşi dünyanın tutku dolu, yoğun ve sınır tanımayan doğasını vurguluyor. "Geceler benzin gibi tutuşuyor" dizesi, bu yaşam tarzının hem heyecan verici hem de potansiyel olarak tehlikeli enerjisini mükemmel bir şekilde özetliyor. Gökyüzü karardığında bile uyumayan sokaklar, bu dünyanın durmak bilmeyen, canlı ve sürekli hareket halinde olan ruhunu simgeliyor.
Anlatıcının Yolculuğu ve Acı Gerçek
Anlatıcı, ağabeyinin çağrısına kulak veriyor ve kendini o dünyanın içinde buluyor:
Los Angeles'taki "çılgın" geceler, Hollywood yıldızları ve havuz başında yaşanan anlar, ağabeyinin anlattığı o "vahşi şeyler"in somutlaşmış hali. Ancak anlatıcı için bu deneyim geçici kalıyor:
Anlatıcı, bu yaşam tarzının kendisine ait olmadığını fark edip doğuya dönerken, ağabeyinin o "vahşi" ruha ait olduğunu ve orayı asla terk etmeyeceğini anlıyor. Bu ayrılık, şarkının hüzünlü sonunu hazırlayan bir önsezi niteliğinde.
Luke Combs'un Trajik Son: Vahşi Şeylerin Bedeli
Şarkının kapanış nakaratı, tüm bu özgürlük arayışının acı bir bedelini ortaya koyuyor:
İlk başta coşku dolu olan "hearts on fire and crazy dreams" ve "nights ignite like gasoline" ifadeleri, şimdi trajik bir ironiyle yankılanıyor. Indian Scout'un "hız için yapılmış" olması, ağabeyin kaderini mühürleyen bir detay haline geliyor. Üç buçukta korkuluklara çarpması, o "uyumayan sokakları" aydınlatan yaşamın, bir anda nasıl söndüğünü gösteriyor. "We buried him out in the wind 'neath the West Coast stars / Out where the wild things are" dizeleri, ağabeyin ruhunun ve bedeninin ait olduğu o vahşi topraklara sonsuza dek karıştığını anlatıyor. Luke Combs'un "Where the Wild Things Are" şarkısı, özgürlüğün peşinde koşan bir ruhun destanını, hem büyüleyici hem de yürek burkan bir şekilde bizlere sunuyor.