SanatçıKurtuluş Kuş

🎵 Kurtuluş Kuş – Gitmek Mi Zor? Sözleri
Bilmiyorum çıkar mıyım yarına
Yaklaşıyorum yavaş yavaş sona
Kar kaldı yaptığın yanına
Hayat acı dersi verdi bana
Yükünü bıraktı omuzlarıma
Taşıyamadım inan düşüyorum bak
Görüyorum gururuna yenik düştün
Oysa gözünden okunuyo hüznün
Ne yaparsan yap ne söylersen söyle
Bu kalpte ölene değin sürecek hükmün
Gitmek mi zor kalmak mı
Yürekten yara almak mı
Öylece kakakalmak mı zor
Ömrümden çalmak mı yoksa
Sözünden caymak mı zor
Bir başına nefes almak mı
Kurtuluş Kuş – Gitmek Mi Zor? Şarkı Sözleri
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuKurtuluş Kuş – Gitmek Mi Zor?: Bir Duygu Laboratuvarı
Her şarkı, dinleyicisine farklı bir kapı aralar; ancak bazıları doğrudan ruhun en derin dehlizlerine iner. Kurtuluş Kuş’un “Gitmek Mi Zor?” şarkısı da tam olarak böyle bir eser. Sözlerinde öyle bir samimiyet, öyle bir çaresizlik ve öyle bir iç hesaplaşma var ki, her dizesiyle dinleyeni kendi sorgulamalarına çekiyor. Bu şarkı, modern arabesk tınılarıyla birleşen derin bir edebi anlatımın izlerini taşıyor.
Yarınlara Uzanan Belirsizlik ve Yüklerin Ağırlığı
Şarkının açılışı, adeta bir nefes darlığı hissiyle başlıyor.
Bu dizeler, sadece fiziksel bir yorgunluğu değil, aynı zamanda zihinsel ve ruhsal bir tükenmişliği de işaret ediyor. “Yarına çıkar mıyım” sorusu, geleceğe dair umutsuzluğun, varoluşsal bir endişenin altını çizerken, “yavaş yavaş sona yaklaşıyorum” ifadesi, bir şeylerin geri dönülmez bir şekilde bitişine doğru sürüklenmenin acı gerçekliğini gözler önüne seriyor. Bu ağırlığın kaynağı ise hemen sonraki dizelerde belirginleşiyor:
Burada, bir başkasının eylemlerinin (“yaptığın”) yarattığı tahribatın kalıcılığı vurgulanıyor. “Kar kaldı yanına” tabiri, yapılan kötülüğün veya verilen zararın bedelsiz kalmadığını, bir şekilde sahibine döndüğünü ima ederken, anlatıcının kendi payına düşen ise “hayatın acı dersi” oluyor. Bu ders, omuzlara bırakılan ağır bir yük misali, taşıması güç bir hale bürünüyor. “Taşıyamadım inan düşüyorum bak” itirafı, bir zayıflık göstergesi değil, aksine karşı konulmaz bir ağırlık altında ezilen bir ruhun samimi feryadıdır. Bu düşüş, bir teslimiyetten ziyade, insan olmanın getirdiği sınırlılıkların ve acıların kabullenişidir. Kurtuluş Kuş, bu dizelerde dinleyicisine kendi kırılganlığını olduğu gibi sunuyor.
Gururun Perdesi Ardındaki Hüzün
Şarkının ilerleyen bölümlerinde, anlatıcı odağını karşı tarafa çeviriyor ve keskin bir gözlemle durumu analiz ediyor:
Bu sözler, ilişkideki diğer kişinin dışarıya yansıttığı gururlu duruşun ardındaki gerçek hisleri ortaya koyuyor. Gurur, bir kalkan görevi görse de, gözlerdeki hüzün bu maskeyi düşürüyor. Anlatıcı, bu çelişkiyi net bir şekilde görüyor ve karşısındakinin ne yaparsa yapsın, ne söylerse söylesin, gönlündeki yerinin değişmeyeceğini, etkisinin “ölene değin sürecek hüküm” olduğunu belirtiyor. Bu, sadece bir kabulleniş değil, aynı zamanda koparılamayan, derine işlemiş bir bağın, bir mühürlenmişliğin ifadesidir. Kurtuluş Kuş’un bu şarkısı, ayrılığın bile bu hükmü değiştiremeyeceğini fısıldıyor.
Gitmek Mi Zor Kalmak Mı? Varoluşsal Bir Çıkmaz
Ve şarkının en vurucu, en can alıcı noktasına geliyoruz: Herkesin hayatında en az bir kez karşılaştığı o büyük ikilem. Kurtuluş Kuş’un “Gitmek Mi Zor?” sorusu, bir nakarat olmaktan öte, bir feryat:
Bu sorular silsilesi, bir cevap arayışından çok, çaresizliğin ve kararsızlığın ta kendisi. Gitmek de zor, kalmak da. Her iki seçeneğin de kendi içinde derin yaraları var. “Yürekten yara almak” her iki durum için de geçerli bir sonuç gibi duruyor. “Öylece kakakalmak”, yani hiçbir şey yapmadan, olduğu yerde, acısıyla baş başa kalmak da bir başka zorluk. Ardından gelen “ömrümden çalmak mı” ve “sözünden caymak mı” karşılaştırmaları, kaybedilen zamanın ve verilen sözlerin ağırlığını tartıyor. Son olarak, “bir başına nefes almak mı” sorusu, yalnızlığın en saf, en acı halini vurguluyor. Kurtuluş Kuş, bu dizelerle dinleyicisini kendi iç muhasebesine davet ediyor; hangi seçeneğin daha az acı verici olduğunu sorgulatıyor. Bu şarkı, cevaplar sunmak yerine, bizi kendi içimizdeki zorlu sorularla yüzleştiriyor ve bu belirsizliğin kendisinin bile ne denli ağır bir yük olduğunu hissettiriyor.