Kıvırcık Ali – Isırgan Otu Şarkı Sözleri ve Yorumları

🎤 Kıvırcık Ali 🕒 30 Tem 2025
Kıvırcık Ali – Isırgan Otu video

🎵 Kıvırcık Ali – Isırgan Otu Sözleri

Yaylalara veda ettik, veda dağlara
Yatağı, yorganı alıp düştük yollara
Gülü, çemeni değiştik kör betonlara
Köyü düşündükçe anam içim yanıyor
Yanıyor da güzel anam yürek kanıyor

Burada dost bildiğin anam ısırgan otu
Elini tuttun mu bil ki elin yanıyor
Şeref ekmek bulamazken, şerefsiz budu
Götürdükçe ciğer aney içim yanıyor
Yanıyor da güzel anam yürek kanıyor

Hasan dayımınan damda harman savurmak
Gülsüm güller Asuman'a suda rastlamak
Bakraçta tutan yoğurda parmağı banmak
Aklıma düştükçe anam içim yanıyor
Yanıyor da ciger aney yürek kanıyor

Buralarda dost bildiğin anam ısırgan otu
Elini tuttun mu bil ki elin yanıyor
Şeref ekmek bulamazken, şerefsiz budu
Götürdükçe ciger aney içim yanıyor
Yanıyor da güzel anam yürek kanıyor

Editörün Şarkı Sözü Yorumu

✍️ Editör Yorumu

Kıvırcık Ali’nin “Isırgan Otu” Şarkısı: Bir Gurbet ve Özlem Senfonisi

Müzik, bazen bir coğrafyanın, bazen de bir ruh halinin aynasıdır. Kıvırcık Ali’nin yürekleri dağlayan sesiyle hayat bulan “Isırgan Otu” şarkısı da tam da böyle bir ayna; gurbetin, yitirilenin ve derin bir özlemin izlerini taşıyan, Anadolu’nun göç destanını fısıldayan bir eser. Bu şarkının sözleri, sadece bir hikaye anlatmakla kalmıyor, aynı zamanda dinleyenin iç dünyasında derin yankılar uyandırıyor.

Yaylalardan Kör Betonlara: Bir Vedanın Ardından Doğan Hüzün

Şarkının ilk dizeleri, bir göçün, bir ayrılığın acı gerçeğini gözler önüne seriyor:
Yaylalara veda ettik, veda dağlara Yatağı, yorganı alıp düştük yollara Gülü, çemeni değiştik kör betonlara Köyü düşündükçe anam içim yanıyor Yanıyor da güzel anam yürek kanıyor
Kıvırcık Ali, “Isırgan Otu” ile bize, doğadan kopuşun, topraktan uzaklaşmanın sancısını hissettiriyor. “Yaylalara veda ettik, veda dağlara” derken, sadece coğrafi bir ayrılığı değil, aynı zamanda bir yaşam biçiminin, bir kültürel kodun terk edilişini de dile getiriyor. Yatak ve yorganın yollara düşmesi, bu göçün mecburi ve köklü bir değişim olduğunu vurguluyor. “Gülü, çemeni değiştik kör betonlara” ifadesi ise, doğanın o eşsiz güzelliği ve saflığının, şehrin soğuk, ruhsuz ve yapay dokusuyla takas edilişinin acı bir itirafı. Bu değişim, kahramanın içinde derin bir yara açmış; “Köyü düşündükçe anam içim yanıyor / Yanıyor da güzel anam yürek kanıyor” dizeleriyle bu yanık ve kanayan yüreğin feryadı duyuluyor. Bu kısım, Kıvırcık Ali’nin kaleminden dökülen sadece bir gurbet türküsü değil, aynı zamanda yitirilen cennetin yasını tutan bir ağıt.

Şehirdeki Dostluklar ve “Isırgan Otu” Metaforu

Şarkının en can alıcı metaforu, gurbetteki ilişkilerin acı gerçekliğini tasvir ediyor:
Burada dost bildiğin anam ısırgan otu Elini tuttun mu bil ki elin yanıyor Şeref ekmek bulamazken, şerefsiz budu Götürdükçe ciğer aney içim yanıyor Yanıyor da güzel anam yürek kanıyor
Kıvırcık Ali’nin “Isırgan Otu” şarkısında kullandığı bu metafor, şehre uyum sağlamanın ve yeni sosyal çevrelerin getirdiği hayal kırıklığını özetliyor. Köydeki samimiyetin, sıcak ve çıkarsız dostlukların yerini, şehirde “ısırgan otu” gibi ele değdiğinde yakan, acı veren ilişkiler almıştır. “Elini tuttun mu bil ki elin yanıyor” ifadesi, bu dostlukların yüzeysel, aldatıcı ve nihayetinde incitici olduğunu vurguluyor. Ancak şarkı sadece bireysel hayal kırıklıklarını değil, aynı zamanda çarpık bir toplumsal düzeni de eleştiriyor. “Şeref ekmek bulamazken, şerefsiz budu” dizesi, değerlerin altüst olduğu, namuslu insanların geçim sıkıntısı çekerken, ahlaksızların bolluk içinde yaşadığı bir düzenin acımasız resmini çiziyor. Bu adaletsizlik, kahramanın içini bir kez daha yakıp kavuruyor; “Götürdükçe ciğer aney içim yanıyor / Yanıyor da güzel anam yürek kanıyor” feryadı, bu toplumsal yaranın da ne denli derin olduğunu gösteriyor.

Geçmişe Özlem: Çocukluğun ve Köy Hayatının Masumiyeti

Şarkının üçüncü bölümü, geçmişe yapılan dokunaklı bir yolculukla dinleyiciyi sarıyor:
Hasan dayımınan damda harman savurmak Gülsüm güller Asuman’a suda rastlamak Bakraçta tutan yoğurda parmağı banmak Aklıma düştükçe anam içim yanıyor Yanıyor da ciger aney yürek kanıyor
Kıvırcık Ali, “Isırgan Otu”nda sadece genel bir köy özlemi dile getirmiyor; adını koyduğu kişilerle, somut anılarla bu özlemi daha da kişisel ve dokunaklı hale getiriyor. Hasan Dayı ile damda harman savurmak, Gülsüm ve Asuman gibi tanıdık yüzlerle su başında karşılaşmak, bakraçtaki yoğurda parmak banmak… Bunlar, köy hayatının basit ama paha biçilmez anları, masumiyetin ve aidiyetin sembolleri. Bu detaylar, kaybedilenlerin sadece bir mekan olmadığını, aynı zamanda bir yaşam felsefesi, bir komşuluk kültürü ve çocukluğun saf sevinçleri olduğunu fısıldıyor. Bu anılar, şehirdeki zorluklarla tezat oluşturarak, kahramanın içindeki ateşi daha da harlıyor. Her bir anımsama, “Aklıma düştükçe anam içim yanıyor / Yanıyor da ciger aney yürek kanıyor” dizeleriyle tekrarlanan o derin acıyı yeniden canlandırıyor. Şarkının son bölümünde ikinci kıtanın tekrar edilmesi, şehir hayatının getirdiği hayal kırıklığının ve adaletsizliğin kalıcı bir yara olduğunu, bu acının dinmediğini vurguluyor. Kıvırcık Ali’nin “Isırgan Otu” şarkısı, sadece bir göç hikayesi değil; aynı zamanda modernleşmenin getirdiği kopuşları, değer yargılarındaki erozyonu ve insanın köklerine duyduğu bitmeyen özlemi anlatan güçlü bir manifestodur. Dinleyenin içini burkan bu ezgi, Anadolu’nun derinliklerinden kopup gelen evrensel bir acıyı dile getiriyor.

🎵 Kıvırcık Ali Diğer Şarkı Sözleri