SanatçıKıraç

🎵 Kıraç – Çayır Çimen Geze Geze Sözleri
Çayır çimen geze geze of
Çayır çimen geze geze of
Oldum ben bir geveze
Kızına gönül verdim
Darılma hanım teyze
Of nenem of
Kızına gönül verdim
Darılma hanım teyze
Of nenem of
Pencereden kuş uçtu of
Pencereden kuş uçtu of
Yandı yürek tutuştu
Yanma yüreğim yanma
Ayrılık bize düştü
Of nenem of
Yanma yüreğim yanma
Ayrılık bize düştü
Of nenem of
Simidimin tavlası of
Simidimin tavlası of
Geldi düğün haftası
Gelin olucam diye
Nedir bunun tafrası
Of nenem of
Gelin olucam diye
Nedir bunun tafrası
Of nenem of
Geldi düğün haftası
Gelin olucam diye
Nedir bunun tafrası
Of nenem of
Gelin olucam diye
Nedir bunun tafrası
Of nenem of
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuKıraç’ın “Çayır Çimen Geze Geze” Şarkı Sözlerinde Gizli Kalmış Aşk ve Ayrılık Hikayesi
Kıraç’ın eşsiz yorumuyla dinlediğimiz “Çayır Çimen Geze Geze”, sadece akılda kalıcı bir melodi değil, aynı zamanda derin bir aşk ve ayrılık öyküsünü barındıran zengin bir metin. Halk müziği geleneğinden beslenen bu şarkı, dinleyicisini bir köy atmosferine, genç bir yüreğin ilk aşk sancılarına ve kaçınılmaz vedalara davet ediyor. Gelin, Kıraç’ın bu unutulmaz eserinin sözlerinde yatan anlamlara birlikte dalalım.
Çayır Çimen Geze Geze: Aşkın İlk Adımları ve Cesur İtiraf
Şarkının açılışı, pastoral bir sahneyle bizi hemen içine çekiyor:
“Çayır çimen geze geze” dizeleri, gönlün henüz durulmadığı, hayatın dingin akışında bir gezintiyi anlatır. Bu, aynı zamanda bir arayışın, bir farkındalığın başlangıcıdır. Bu gezintiler esnasında yaşanan yoğun duygu, kahramanı “bir geveze” yapmıştır; yani içindeki aşkı saklayamaz, dile getirme ihtiyacı duyar. Bu gevezelik, aslında aşkın coşkunluğunun ve saflığının bir dışavurumudur. Ardından gelen “Kızına gönül verdim / Darılma hanım teyze” itirafı ise, bu aşkın ne denli samimi ve cüretkar olduğunu gösterir. Toplumsal normlara uygun bir şekilde, sevdiği kızın annesinden, yani “hanım teyze”den bir nevi izin ister, gönlünün rızasını arar. Bu dizeler, Kıraç’ın “Çayır Çimen Geze Geze” şarkısında geleneksel dokuyu modern bir yorumla nasıl harmanladığının en güzel örneklerinden biridir. “Of nenem of” nidaları ise, bu itirafın getirdiği heyecanı, biraz da çekingenliği ve içten bir yakarışı ifade eder.
Pencereden Uçan Kuş ve Ayrılığın Acı Haberi
Şarkının ikinci bölümü, duygu durumunda keskin bir dönüşümü işaret eder:
“Pencereden kuş uçtu” imgesi, çoğu zaman bir haberin, bir değişimin ya da bir vedaın habercisidir. Burada, kuşun uçup gitmesiyle birlikte, gönüldeki umutların da kanatlanıp uzaklaştığı hissi belirir. Bu gidiş, kahramanın yüreğini yakıp kavurur, “yandı yürek tutuştu” dizesiyle bu yangının şiddeti vurgulanır. Ancak hemen ardından gelen “Yanma yüreğim yanma / Ayrılık bize düştü” ifadesi, bu aşkın kaderinin zaten ayrılık olduğunu, bu yangının boşuna olduğunu acı bir kabullenişle dile getirir. Aşkın en yoğun yaşandığı anda gelen ayrılık, Kıraç’ın “Çayır Çimen Geze Geze” eserini dinleyen herkesin yüreğine dokunur. Bu, bir isyan değil, bir teslimiyettir; kaderin cilvesine boyun eğme halidir.
Düğün Haftası ve Gururun Gölgesi
Şarkının son bölümü, hikayenin trajik finalini gözler önüne serer:
“Simidimin tavlası” dizesi, halk müziğinde sıkça karşılaşılan, gündelik hayatın içinden seçilmiş, bazen de doğrudan anlamı yerine ritmik yapısıyla öne çıkan ifadelerdendir. Belki de kahramanın basit, sıradan hayatını temsil ederken, tüm bunların “düğün haftası”nın gelişiyle altüst olduğunu ima eder. Sevdiği kızın başkasıyla evlenecek olması, yani “gelin olucam diye” ifadesi, kahramanın içine düştüğü derin çaresizliği ve hayal kırıklığını pekiştirir. Ancak burada asıl dikkat çeken, “Nedir bunun tafrası” dizesidir. Bu ifade, müstakbel gelinin bu durumdan duyduğu gururu, belki de eski sevgilisine karşı takındığı mesafeli ve havalı tavrı eleştirir. Kahraman, bir yandan aşk acısıyla kavrulurken, diğer yandan sevdiği kadının bu “tafrasına” anlam veremez, belki de bu tavrın ardında yatan gerçek duyguları sorgular. Kıraç’ın “Çayır Çimen Geze Geze” şarkısındaki bu dizeler, sadece bir aşkın bitişini değil, aynı zamanda aşkla beraber gelen gurur ve kırgınlık gibi karmaşık insan duygularını da ustaca işler.
Kıraç’ın bu şarkısı, yürekten kopan bir ağıt gibi, dinleyicisine aşkın en saf halinden, ayrılığın en acımasız yüzüne uzanan bir köprü kurar. Her dizesi, Anadolu’nun derinliklerinden gelen bir sesle, yaşanmışlıkları ve hissedilenleri ustaca dile getirir.