SanatçıKazancı Bedih

🎵 Kazancı Bedih – Urfalıyam Ezelden Sözleri
Urfalı'yam ezelden
Urfalı'yam ezelden
Gönlüm geçmez güzelden
Gönlüm geçmez güzelden, vay
Gönlümün gözü çıksın
Gönlümün gözü çıksın
Sevmeseydim ezelden
Sevmeseydim ezelden, vay
Agam olasan, Ömer
Paşam olasan, Ömer
Yetim galasan, Ömer
Benim olasan, Ömer, vay
Urfa bir yana düşer
Urfa bir yana düşer
Zülüf gerdana düşer
Zülüf gerdana düşer, vay
Bu nasıl baş bağlamak?
Bu nasıl baş bağlamak?
Her gün bir yana düşer
Her gün bir yana düşer, vay
Agam olasan, Ömer
Paşam olasan, Ömer
Yetim galasan, Ömer
Benim olasan, Ömer, vay
Urfa bir dağ içinde
Urfa bir dağ içinde
Gülü bardağ içinde
Gülü bardağ içinde, vay
Urfa'yı Hak saklasın
Urfa'yı Hak saklasın
Bir yârim var içinde
Bir yârim var içinde, vay
Agam olasan, Ömer
Paşam olasan, Ömer
Yetim galasan, Ömer
Benim olasan, Ömer, vay
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuKazancı Bedih’ten “Urfalıyam Ezelden”: Gönlün Kadim Sesi ve Urfa’nın Aşkla Dansı
Bazı şarkılar vardır ki, dinlediğiniz anda ruhunuzun en derin köşelerine işler, adeta zamanın ve mekanın ötesinden bir yankı gibi gelir. Kazancı Bedih’in ölümsüz eseri “Urfalıyam Ezelden” de tam olarak böyle bir parça. Bu türkü, sadece bir coğrafyanın değil, aynı zamanda kadim bir aşkın, derin bir bağlılığın ve insanın gönül hallerinin destansı bir anlatımıdır. “Urfalıyam Ezelden” şarkı sözleri, dinleyeni adeta Urfa’nın tozlu sokaklarına, sıcak rüzgarlarına ve orada filizlenen tutkulu sevdalara götürüyor.
Urfalı Olmanın Getirdiği Kadim Bağlılık
Şarkının açılış dizeleri, dinleyene hemen bir kimlik beyanı sunar:
Buradaki “Urfalı’yam ezelden” ifadesi, sadece coğrafi bir aidiyeti değil, aynı zamanda köklü bir kültürel ve ruhsal bağlılığı da dile getirir. “Ezelden” kelimesi, bu aidiyetin ve dolayısıyla bu aşkın başlangıcı olmayan, sonsuz bir geçmişe uzandığını vurgular. Şarkı sözleri, gönlün güzellik karşısındaki direnişini, daha doğrusu direnişsizliğini de açıkça ortaya koyar: “Gönlüm geçmez güzelden”. Bu, bir tercihten ziyade, fıtrattan gelen, değiştirilemez bir kader gibidir. Urfa’nın kadim ruhuyla yoğrulmuş bir gönlün, güzellik karşısında nasıl teslim olduğunu, teslim olmaktan da öte, güzelliğe nasıl tutkuyla bağlandığını anlatır Kazancı Bedih.
Gönlün Gözü Çıksa da Vazgeçilmeyen Aşk
Aşkın bazen getirdiği acı ve pişmanlık hissi, sonraki dizelerde kendine yer bulur:
Bu ifadeler, bir serzeniş, bir isyan gibi dursa da, aslında aşkın vazgeçilmezliğini pekiştirir. “Gönlümün gözü çıksın” derken, yaşanan acıların büyüklüğünü, belki de bu denli derin sevmenin getirdiği yükü dile getirir. Ancak hemen ardından gelen “Sevmeseydim ezelden” cümlesi, bu “keşke”nin aslında imkansız olduğunu fısıldar. Çünkü aşk, ezelden gelen bir yazgıdır. Kazancı Bedih, bu iki zıt duyguyu harmanlayarak, aşkın hem yakıcı hem de vazgeçilmez doğasını şiirsel bir dille ortaya koyar. Bu kısım, Urfalıyam Ezelden şarkı sözlerinin en çarpıcı ve içten bölümlerinden biridir.
Ömer’e Yönelik Yakarılar: Bir Aşkın Hem Dileği Hem Laneti
Şarkının en dikkat çekici ve tekrar eden bölümü, “Ömer” adlı kişiye yapılan çağrıdır:
Bu dizeler, aşkın sahiplenme arzusunun en uç noktalarını gösterir. “Agam olasan, Ömer / Paşam olasan, Ömer” dilekleri, sevilen kişiye duyulan saygıyı, yüceltmeyi ve ona duyulan hayranlığı ifade ederken, “Yetim galasan, Ömer” ifadesi şaşırtıcı bir tezat oluşturur. Bu, sevilenin başkalarından mahrum kalması, kimsesizleşmesi ve böylece yalnızca sevenine ait olması yönünde, acımasız ama bir o kadar da tutkulu bir dilektir. Aşkın bencilliği, sahiplenme arzusu burada doruğa ulaşır. Tek bir amacı vardır: “Benim olasan, Ömer”. Bu dize, Kazancı Bedih’in Urfalıyam Ezelden şarkısında aşkın karmaşık, çelişkili ve derin yönlerini ustaca işlediğini gösterir.
Urfa ve Zülüflerin Dansı
Şarkı, Urfa’nın güzelliğini ve yârin varlığını tekrar merkeze alır:
Burada Urfa, sadece bir şehir değil, aynı zamanda yârin güzelliğinin bir parçası, onunla bütünleşen bir mekan olarak tasvir edilir. “Urfa bir yana düşer” derken, şehrin coğrafi konumundan ziyade, sevenin gözündeki önemine ve onunla yârin arasında kurulan bağlantıya işaret edilir. “Zülüf gerdana düşer” dizesi ise, yârin fiziksel güzelliğinin, özellikle de zülüflerinin boynuna dökülüşünün yarattığı estetik etkiyi vurgular. Bu, hem görsel bir betimleme hem de sevenin gözünden yârine duyulan hayranlığın bir ifadesidir.
Aşkın Durağan Olmayan Haline Bir Sitem
Ardından gelen dizelerde, aşkın ve ilişkilerin değişken doğasına bir sitem vardır:
“Baş bağlamak” deyimi, bir ilişkiyi taahhüt etmeyi, bağlanmayı ifade eder. Ancak “Her gün bir yana düşer” ifadesi, bu bağlılığın kalıcılığına, istikrarına duyulan şüpheyi, hatta bir hayal kırıklığını dile getirir. Aşkın gelgitli, değişken yapısına bir isyan, belki de sevenin kendi içindeki güvensizliklerin dışa vurumudur bu. Kazancı Bedih, bu dizelerle aşkın sadece tutku ve bağlılıktan ibaret olmadığını, aynı zamanda belirsizlik ve kırılganlık barındırdığını da anlatır.
Urfa’nın Kalbindeki Yar
Şarkının son bölümünde Urfa, yârin varlığıyla kutsanmış bir mekan olarak tekrar karşımıza çıkar:
Urfa’nın dağlar içindeki konumu, onun korunaklı, özel bir yer olduğunu ima eder. “Gülü bardağ içinde” benzetmesi ise, yârin güzelliğini, onun ne kadar değerli ve özenle korunması gereken bir varlık olduğunu anlatır. Gül, zaten güzelliğin sembolüdür; bardağın içinde olması ise ona verilen değeri ve narinliğini pekiştirir.
Bu dizeler, şehrin kutsallığını, yârin varlığıyla ilişkilendirir. Urfa’nın korunması dileği, aslında yârin korunması dileğiyle eş anlamlıdır. Çünkü yâr, Urfa’nın kalbinde, onun en değerli varlığıdır. “Bir yârim var içinde” ifadesi, bu aşkın ne denli kişisel ve özel olduğunu vurgular. Kazancı Bedih, “Urfalıyam Ezelden” ile sadece bir coğrafyayı değil, o coğrafyada yaşayan bir aşkın tüm katmanlarını, çelişkilerini ve derinliğini dile getiriyor. Bu eser, Urfa’nın ruhunu, aşkın ezelden gelen çağrısını ve bir gönlün bitmeyen özlemini anlatan eşsiz bir mirastır.
Kazancı Bedih’in bu unutulmaz yorumu, Urfalıyam Ezelden şarkı sözlerinin her bir kelimesine can vererek, dinleyicinin kalbinde derin izler bırakmaya devam ediyor.