
🎵 Kamuran Akkor & Sagopa Kajmer – Bir Ateşe Attın Beni Sözleri
(Verse 1: Sagopa Kajmer)
Öyle bi' ateşe attın ki beni bi' çalı gibi yaşadım olanı biteni gözümü
Yandı ki içim, hem de sorma
Ne biçim işittim kalbimin son gücünü bitiren o sözü
Geri kalan öfkesiyle saldırsa da alev
Ateşin önüne geçip oldum bi' dev
Ya terk et beni ya da istediğimce sev
Sendin bana ev, şimdi gel de gör, ev alev alev
(Hah) Gözlerimden sular getir, yangınlarıma yağmur indir (Hah)
Dengini rehin aldım, bu ne iştir?
Biteceksin, bu ne saçmalık bitiştir?
Kolaysa buna beni alıştır
Kalbini yatıştır, kırılan eskisi gibi olmaz ama gayret et, yapıştır
Bana yazı getir, bu ne kıştır?
Ateşle barıştır, beni güneşle tanıştır (Hah)
(Ön Nakarat: Kamuran Akkor)
Diyorlar ki "Sen delisin, hiç bu kadar sevilir mi?"
Değmeyecek biri için gurur yere serilir mi?
Değmeyecek biri için gurur yere serilir mi?
(Nakarat: Kamuran Akkor)
Bir ateşe attın beni, alev alev yaktın beni
Bir ateşe attın beni, alev alev yaktın beni
Değersiz mi benim aşkım? Yalanlara kattın beni
Değersiz mi benim aşkım? Yalanlara kattın beni
Dost üzülür, düşman güler, böyle derde gülünür mü?
Bilseydim hiç sever miydim? Aşkın sonu bilinir mi?
(Verse 2: Sagopa Kajmer)
Sağa çıktığım savaştan evime dönüyorum (Hah)
İçimde bi' kaos var, ölsün diye ninni okuyorum ama nafile
Sakinliğimle itmeliyim (Hah)
Demiri eritmeliyim, zor da olsa gerçek bu, bilmeliyim
Ben deliyim onlara göre, gözlere perde in (Hah)
Sen anlat bana sevgini, ben gösterdiğine inanıyım (A-ha)
Senden uzak kendime yakın yeri bulmalıyım (Bulmalıyım)
Hislerimi alıp gidiyorum, bırak yakamı, seni yakmalıyım (Ah)
Saat diliminde dolanıyo'm tek başıma (Ah)
Sözden üzerine yürüyo' yine kabaca (Ah)
Katlanması zor, dayanır mıyım acaba?
Boyuma şu ana verdiğim çaba
Beni senden araklamalıyım ya da yeni bi' ben aramalıyım
"Başka çare yok" dediler, inat ettim, bulmalıyım (Hah)
Dedim ya "Ölmeden önce çiçeklerimi sulamalıyım"
Hoşça kal, seni benden uğurlamalıyım
(Ön Nakarat: Kamuran Akkor)
Umudumdun, dileğimdin, sen benim göz bebeğimdin
Seni kimler değiştirdi? Yüreğinden attın beni
Seni kimler değiştirdi? Yüreğinden attın beni
(Nakarat: Kamuran Akkor)
Bir ateşe attın beni, alev alev yaktın beni
Bir ateşe attın beni, alev alev yaktın beni
Değersiz mi benim aşkım? Yalanlara kattın beni
Değersiz mi benim aşkım? Yalanlara kattın beni
Dost üzülür, düşman güler, böyle derde gülünür mü?
Bilseydim hiç sever miydim? Aşkın sonu bilinir mi?
Kamuran Akkor & Sagopa Kajmer – Bir Ateşe Attın Beni Şarkı Sözleri
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuMüzik tarihinde bazı şarkılar vardır ki, farklı jenerasyonların ve müzik türlerinin seslerini bir araya getirerek zamansız bir etki yaratır. Kamuran Akkor ve Sagopa Kajmer'in "Bir Ateşe Attın Beni" düeti de tam olarak böyle bir eser. Bu şarkı, derin bir aşkın yıkımını, içsel çatışmaları ve yeniden var olma mücadelesini, iki farklı lirik dilde ancak aynı duygu yoğunluğunda işliyor. Adeta bir yangının ortasında kalmış bir ruhun çığlıklarını dinliyoruz.
Sagopa Kajmer'in Ateşle Dansı: Verse 1 Analizi
Şarkı, Sagopa Kajmer'in sarsıcı dizeleriyle açılıyor ve dinleyiciyi doğrudan bir yangının ortasına atıyor:
Bu dizeler, aşkın bir anda nasıl yakıcı bir felakete dönüşebileceğini gözler önüne seriyor. "Bir çalı gibi yaşadım" ifadesi, kurumuş, savunmasız ve her an tutuşmaya hazır bir varoluşu temsil ederken, "içim yandı" ifadesi içsel bir bitişin acısını vurguluyor. Duyulan "söz", ilişkinin dönüm noktası, kalbi son gücüyle bitiren o ölümcül darbe olarak karşımıza çıkıyor. Ancak bu yıkımın ardından bir direniş başlar:
Burada, yanan kalbin öfkesiyle küllerinden doğan bir "dev" imgesi beliriyor. Bu, pasif bir kurban olmaktan çıkıp, ateşe meydan okuyan, hatta onu kontrol etmeye çalışan bir iradenin sembolü. "Sendin bana ev" dizesiyle kaybedilen güvenli limana atıf yapılırken, "ev alev alev" ifadesiyle bu limanın nasıl bir cehenneme dönüştüğü çarpıcı bir şekilde anlatılıyor. Sagopa Kajmer, bu yangını söndürmek için çaresiz bir yakarışla devam ediyor:
Gözyaşlarının bile yetersiz kaldığı bir yangın bu. "Dengini rehin aldım" dizesi, belki de kendi iç dengesini kaybetmiş bir ruhun, durumu kabullenmekte zorlandığını ve bu "saçmalık bitiştir"e isyan ettiğini gösteriyor. Kırılan bir kalbi yapıştırma çabası, umutsuzluğun içinde bir gayretin izlerini taşır. Kışın soğukluğundan yazın sıcaklığına, ateşin yıkıcılığından güneşin hayat vericiliğine geçiş dileği, bir dönüşüm arayışını ve yeniden doğma arzusunu yansıtıyor. Kamuran Akkor & Sagopa Kajmer – Bir Ateşe Attın Beni şarkısının bu bölümü, hem acıyı hem de bu acıyla başa çıkma stratejilerini gözler önüne seriyor.
Kamuran Akkor'un Duygusal Yükü: Ön Nakarat ve Nakarat Analizi
Kamuran Akkor'un eşsiz sesiyle dile gelen ön nakarat, dışarıdan gelen yargıları ve gururun çiğnenişini anlatıyor:
Bu kısım, aşkın mantık sınırlarını nasıl aştığını ve çevrenin bu durumu "delilik" olarak etiketlemesini ifade ediyor. "Değmeyecek biri" için dahi gururdan vazgeçebilmenin getirdiği içsel çatışma ve pişmanlık hissi, dinleyicinin kalbine dokunuyor. Nakarat ise, şarkının ana temasını oluşturan yakarışı ve sorgulamayı içeriyor:
Kamuran Akkor'un bu dizeleri, doğrudan bir sitem ve hayal kırıklığı ifadesi. "Değersiz mi benim aşkım?" sorusu, verilen sevginin karşılığını bulamamanın getirdiği büyük bir acıyı ve değersizleştirilme hissini yansıtıyor. Yalanlara karışan bir aşk, saflığını yitirmiş, kirletilmiş bir his olarak tasvir ediliyor. "Dost üzülür, düşman güler" dizesi ise, yaşanan bu yıkımın sosyal boyutunu, utancını ve yalnızlığını vurguluyor. "Aşkın sonu bilinir mi?" sorusuyla, aşkın belirsiz ve öngörülemez doğasına dair felsefi bir sorgulama yapılıyor. Kamuran Akkor & Sagopa Kajmer – Bir Ateşe Attın Beni şarkısının bu bölümü, aşkın getirdiği yıkımı ve pişmanlığı en saf haliyle sunuyor.
Yeniden Doğuş ve Veda: Sagopa Kajmer'in Verse 2 Analizi
İkinci verse'de Sagopa Kajmer, bu yangından sağ çıkmış bir savaşçı gibi konuşuyor, ancak içsel savaş devam ediyor:
"Sağ çıktığım savaştan" ifadesi, yaşananların bir mücadele olduğunu ve hayatta kalındığını gösteriyor. Ancak içsel kaos hala dinmiyor, onu susturma çabaları boşa çıkıyor. "Demiri eritmeliyim" metaforu, zorlu gerçeklerle yüzleşme, acıyı dönüştürme ve kabullenme iradesini sembolize ediyor. Bu bölümde, dışarıdan gelen eleştirilere karşı da bir duruş sergileniyor:
Yine "delilik" ithamına maruz kalan anlatıcı, artık sözlere değil, somut göstergelere inanmak istediğini belirtiyor. "Senden uzak kendime yakın yeri bulmalıyım" dizesi, toksik bir ilişkiden uzaklaşarak kendi benliğine dönme arayışını ifade ediyor. "Seni yakmalıyım" ifadesi, belki de bu ilişkinin anılarını yakma, geçmişi tamamen silme ve yeni bir sayfa açma kararlılığını gösteriyor. Şarkının bu kısmı, Kamuran Akkor & Sagopa Kajmer – Bir Ateşe Attın Beni'nin en keskin ayrılık mesajlarından birini taşıyor.
Yalnızlık ve içsel sorgulamalar devam ederken, bu acıya dayanıp dayanamayacağı konusunda şüpheler beliriyor. Nihayetinde, köklü bir karar alınıyor: kendini bu ilişkiden kurtarmak ("aralamak") ya da tamamen yeni bir benlik inşa etmek. "Ölmeden önce çiçeklerimi sulamalıyım" dizesi, kendi yaşamına, ruhuna ve geleceğine yatırım yapmanın, kendini beslemenin önemini vurgulayan güçlü bir metafor. Bu, acı dolu bir vedayla sonuçlanan, ancak aynı zamanda umut vadeden bir bitişi işaret ediyor: "Hoşça kal, seni benden uğurlamalıyım."
Kamuran Akkor'un Son Veda ve Nakarat Tekrarı
Kamuran Akkor'un ön nakaratı, kaybedilen umudu ve hayal kırıklığını dile getirerek şarkının duygusal derinliğini artırıyor:
Bu dizeler, bir zamanlar her şey olan kişinin nasıl yabancılaştığını ve kalbinden atıldığını sorguluyor. "Seni kimler değiştirdi?" sorusu, dış etkenlere veya sevilen kişinin kendi dönüşümüne duyulan şaşkınlığı ve acıyı ifade ediyor. Şarkının nakaratının tekrarı, bu derin acının ve sorgulamanın kalıcılığını pekiştiriyor. Kamuran Akkor & Sagopa Kajmer – Bir Ateşe Attın Beni, bu tekrarlarla aşkın yakıcı gücünü ve ardından gelen yıkımı defalarca hatırlatıyor.
Sonuç olarak, Kamuran Akkor & Sagopa Kajmer – Bir Ateşe Attın Beni, bir aşkın küllerinden doğan bir hikaye. Hem yıkımı hem de yeniden var olma çabasını, hem acıyı hem de direnişi aynı potada eriten bu şarkı, dinleyicisine derin bir duygusal yolculuk sunuyor. Her dize, yanan bir kalbin bıraktığı izleri ve bu izlerle nasıl yaşanacağını sorgulatıyor.