Irmak Arıcı & Ozan Doğulu – Demedim Mi Şarkı Sözleri ve Yorumları

🎤 Irmak Arıcı & Ozan Doğulu 🕒 23 May 2025
Irmak Arıcı & Ozan Doğulu – Demedim Mi video

🎵 Irmak Arıcı & Ozan Doğulu – Demedim Mi Sözleri

Sığamazsın buralara, anla
Kalamazsın, sana demedim mi?
Gülüyorken üzerine dünya
Duramazsın, hadi gidelim mi?

Katıyorlar bi' sözüne bin, ya
Ve günahsa yine sevelim mi?
Dönüyorken meteliğe dünya
Bu diyardan, yürü, gidelim mi?

Demedim mi, "Buralardan gidelim mi?" demedim mi?
Demedim mi, "Bize uymaz, gidelim mi?" demedim mi?

Düşe kalka, sağa sola yalpa
Yapamazsın, sana demedim mi?
Yem olurken ota, kuşa, kurda
Gülemezsin, hadi gidelim mi?

Of, katıyorlar bi sözüne bin, ya
Ve günahsa yine sevelim mi?
Dönüyorken meteliğe dünya
Bu diyardan, yürü, gidеlim mi?

Demedim mi, "Buralardan gidelim mi?" dеmedim mi?
Demedim mi, "Bize uymaz, gidelim mi?" demedim mi?

Faili meçhul aşklardan
Bıktık, ve savaşlardan
Kupkuru kaldı, bak, dünya
Dert almaz o yaşlardan
Yetmedi, gitti ilk parça
Attım Azrail'e kanca
Karşında günahlarım
Kaçmak yok sayaçlardan
Oysa gelirsin, söz verdin
Sahte baharda yükseldin
Kendine hain oldukça farkın yok ki taşlardan

Irmak Arıcı & Ozan Doğulu – Demedim Mi Şarkı Sözleri

Editörün Şarkı Sözü Yorumu

✍️ Editör Yorumu
Irmak Arıcı ve Ozan Doğulu’nun güçlü işbirliğiyle ortaya çıkan “Demedim Mi”, dinleyicisini derin bir iç hesaplaşmaya ve kaçış arayışına davet eden, sözleriyle oldukça katmanlı bir parça. Şarkı, tekrar eden bir uyarı ve beraberinde gelen bir çıkış çağrısıyla, mevcut durumun ağırlığını ve uyumsuzluğunu adeta bir manifesto gibi dile getiriyor.

“Sığamazsın Buralara”: Bir Uyarının Yankısı

Şarkının açılış dizeleri, dinleyicinin içine düştüğü ya da bulunmak zorunda kaldığı bir durumu net bir şekilde ortaya koyuyor:
Sığamazsın buralara, anla
Kalamazsın, sana demedim mi?
Bu satırlar, bir zamanlar belki de umutla tutunulan bir yerin, bir ilişkinin ya da bir yaşam biçiminin artık kişiye dar geldiğini, onu boğduğunu fısıldıyor. “Sana demedim mi?” ifadesi, bu durumun öngörüldüğünü, defalarca dile getirildiğini ancak belki de göz ardı edildiğini vurguluyor. Bu, bir pişmanlık değil, daha çok bir “ben bilmiştim” edasıyla dile getirilen, acı bir gerçek. Ardından gelen
Gülüyorken üzerine dünya
Duramazsın, hadi gidelim mi?
dizeleri, dış dünyanın kendi rutininde, belki de kayıtsızca akıp gitmesine rağmen, içsel bir fırtınanın yaşandığını anlatıyor. Dünya gülüp eğlenirken, kişi kendi iç savaşında duramıyor, kalamıyor. Bu çelişki, bir kaçış arayışını tetikliyor ve “hadi gidelim mi?” çağrısı, bu kaçışın yalnız değil, bir yoldaşla birlikte yapılma arzusunu da barındırıyor. Irmak Arıcı & Ozan Doğulu – Demedim Mi şarkı sözleri, bu ilk bölümde, bir daralma hissi ve çözüm olarak kaçış teklifiyle dinleyiciyi yakalıyor.

“Meteliğe Dönen Dünya”da Bir Sözün Bin’e Katlanması

Şarkı, toplumsal ve kişisel baskıları da gözler önüne seriyor:
Katıyorlar bi’ sözüne bin, ya
Ve günahsa yine sevelim mi?
Dönüyorken meteliğe dünya
Bu diyardan, yürü, gidelim mi?
“Bir sözüne bin katmak”, dedikoduyu, yanlış anlaşılmaları, yargılamaları ve belki de haksız ithamları simgeliyor. İnsanların sözlerinin ne denli kolay çarpıtılabildiğini, büyütülebildiğini anlatıyor. Bu baskıya rağmen, “günahsa yine sevelim mi?” sorusu, aşkın ve sevginin tüm zorluklara, hatta toplumsal yargılara rağmen korunma arzusunu gösteriyor. Bu bir meydan okuma; “varsın günah olsun, biz yine sevelim” der gibi. Irmak Arıcı & Ozan Doğulu – Demedim Mi şarkı sözleri burada, aşkın ve sevginin ne kadar değerli olduğunu, hatta “günah” addedilse bile vazgeçilmezliğini sorgulatıyor. “Dönüyorken meteliğe dünya” ifadesi ise, hayatın acımasız gerçekliğini, maddi kaygıları, değerlerin metalaşmasını ve insanın bu çark içinde nasıl küçük hesaplara boğulduğunu çok çarpıcı bir şekilde özetliyor. Bu kasvetli tablonun karşısında yine aynı kaçış çağrısı yükseliyor: “Bu diyardan, yürü, gidelim mi?” Bu, hem fiziksel bir kaçış hem de zihinsel bir kopuş arayışı.

“Demedim Mi”: Nakaratın Gücü ve Tekrar Eden Uyarı

“Demedim Mi” şarkısının nakaratı, şarkının ana temasını pekiştiriyor ve dinleyiciye doğrudan sesleniyor:
Demedim mi, “Buralardan gidelim mi?” demedim mi?
Demedim mi, “Bize uymaz, gidelim mi?” demedim mi?
Bu tekrarlar, sözlerin ağırlığını artırıyor ve konuşan kişinin bıkkınlığını, uyarılarının ciddiye alınmamasından duyduğu hayal kırıklığını hissettiriyor. “Bize uymaz” ifadesi, sadece mevcut yerin değil, aynı zamanda mevcut durumun, ilişkilerin, hatta belki de hayatın genel akışının kendi özleriyle çatıştığını, onlara yabancı olduğunu dile getiriyor.

Düşe Kalka Bir Yaşam ve Kaçınılmaz Sonuçlar

Şarkının ilerleyen bölümlerinde, mücadelenin ve savunmasızlığın portresi çiziliyor:
Düşe kalka, sağa sola yalpa
Yapamazsın, sana demedim mi?
Yem olurken ota, kuşa, kurda
Gülemezsin, hadi gidelim mi?
“Düşe kalka, sağa sola yalpa”, hayatın savrulan, istikrarsız ve yorucu doğasını betimliyor. Bu düzensizlik içinde bir şeyleri başaramayacağını, yola devam edemeyeceğini söyleyen “Yapamazsın, sana demedim mi?” uyarısı, acı bir gerçekliği yüzümüze vuruyor. “Yem olurken ota, kuşa, kurda” dizesi ise, kişinin çaresizliğini, etrafındaki tehlikelere karşı savunmasızlığını ve adeta bir av konumuna düşmesini güçlü bir metaforla anlatıyor. Böyle bir durumda “gülemezsin” tespiti, yaşam sevincinin, mutluluğun ve huzurun ne denli imkansız hale geldiğini vurguluyor. Bu acı gerçekler karşısında yine aynı çağrı yükseliyor: “hadi gidelim mi?”. Irmak Arıcı & Ozan Doğulu – Demedim Mi, bu bölümde, hayatta kalma mücadelesinin ve bunun getirdiği yorgunluğun altını çiziyor.

Faili Meçhul Aşklardan Azrail’e Kanca: Büyük Yüzleşme

Şarkının final bölümü, bireysel ve toplumsal bir yorgunluğun, hayal kırıklığının ve hesaplaşmanın doruk noktasıdır:
Faili meçhul aşklardan
Bıktık, ve savaşlardan
Kupkuru kaldı, bak, dünya
Dert almaz o yaşlardan
“Faili meçhul aşklar”, belirsizliklerle dolu, sonu gelmeyen, belki de hiç başlamamış ya da bitmemiş ilişkilerin verdiği acıyı, yorgunluğu ifade ediyor. Bu, sadece romantik aşklar değil, hayattaki tüm belirsiz ve çözülemeyen meselelere duyulan bıkkınlık olabilir. “Savaşlardan bıktık” ifadesi ise, hem kişisel iç savaşları hem de toplumsal çatışmaları kapsıyor. “Kupkuru kaldı, bak, dünya / Dert almaz o yaşlardan” dizeleri, dünyanın ve insanların zamanla nasıl katılaştığını, duyarsızlaştığını ve artık gözyaşlarının bile dertlere çare olamadığını anlatıyor.
Yetmedi, gitti ilk parça
Attım Azrail’e kanca
Karşında günahlarım
Kaçmak yok sayaçlardan
Bu satırlar, kaybedilenleri, bitenleri ve yaşanan acıları aşma noktasında bir meydan okumayı içeriyor. “Yetmedi, gitti ilk parça” kayıpların büyüklüğünü, “Attım Azrail’e kanca” ise ölümle, kaderle ya da en büyük korkularla bile yüzleşmeye hazır olmayı simgeliyor. Bu bir isyan, bir pes etmeyiş. “Karşında günahlarım / Kaçmak yok sayaçlardan” ifadesi, yapılan hatalarla, pişmanlıklarla ve günahlarla yüzleşme cesaretini, bir hesaplaşma anını vurguluyor. Artık hiçbir şeyden kaçış olmadığını, her şeyin bedelinin ödeneceğini anlatıyor.
Oysa gelirsin, söz verdin
Sahte baharda yükseldin
Kendine hain oldukça farkın yok ki taşlardan
Son dizeler, büyük bir hayal kırıklığı ve ihanet temasını işliyor. “Oysa gelirsin, söz verdin”, bir umudun, bir beklentinin boşuna çıktığını gösteriyor. “Sahte baharda yükseldin” ifadesi, geçici, samimiyetsiz bir yenilenmeyi, aldatıcı bir umudu simgeliyor. Bu bahar, gerçek bir değişim getirmemiş, aksine daha büyük bir düşüşe zemin hazırlamış. Ve son olarak, “Kendine hain oldukça farkın yok ki taşlardan” cümlesi, en ağır yargıyı dile getiriyor. Kendine ihanet eden, kendi özünden uzaklaşan birinin, duygusuz, cansız bir taştan farkı olmadığını söylüyor. Bu, belki de şarkının en can alıcı noktası; tüm kaçış ve yüzleşme arayışlarının temelinde yatan, kendi benliğine sadık kalma çağrısı. Irmak Arıcı & Ozan Doğulu – Demedim Mi, bu dizelerle hem bireysel hem de evrensel bir acıyı, ihaneti ve gerçekliği gözler önüne seriyor.