İmpala – Döngü Şarkı Sözleri ve Yorumları

🎤 İmpala 🕒 23 Kas 2025
İmpala – Döngü video

🎵 İmpala – Döngü Sözleri

Bu döngüyü kır, dene kırk kere daha
Deliriyo', bak, biri daha, biri daha
Yolun sonu beli değil on sene daha
Deliriyo', bak, biri daha, biri daha

Şans değil üstümdeki lanet
Sanki bi' felaket, gördüm hep ihanet
Etmedim şikâyet, hep aradım bi' çare
Kaçamadım, savaştım ve bulmadım bahane
Babam dedi "Sabret, dağılacak kasvet"
"Kocaman bi' sahne, bu hayat," dedi, "sahte"
Yaralandım, affet, kayıp son ihale
Bütün tanıdıklarımın yüzü nedеn iki tane? (Ah)
İnmek bilmedi ki gözümdеki perde
"Kolay para dedikleri ner'de," dedim, "ner'de?"
Yaşadığım hayat sanki tozlanır kilerde
Ne yaşıy'ca'mı on seneye göremem ilerde
Sokakların kiri saklı alnımdaki terde
Bi' sinek gibi ezerler ve kalır kanın yerde
İster miydin izlemeyi eski bi' kasette?
Bu meseleyi çözemezsin kilitli kafeste

Bu döngüyü kır, dene kırk kere daha
Deliriyo', bak, biri daha, biri daha
Yolun sonu beli değil on sene daha
Deliriyo', bak, biri daha, biri daha

Kafamın içi sanki bi' laboratuvar
Neden insanların yüzü artık kanlı bi' tuval gibi?
Gece sonu bi' yatak ya duvar dibi
Ya da kirli aynalarda kendini vuran biri
Kaybolmuşuz hepten, her gün aynı döngü
E yaşa, vakit öldür, bunu kendini boğan bilir
Ben harbiden ben miyim, bilmiyorum çünkü
Koydu hepimizin adını bi' ölüden doğan diri
Dertle münasebet, acıyla müebbet
İlaçlarla nöbetteyim, akılda bin musibet
"Yazsam rahatlarım" dedim, döküldü tüm mürekkep
Bazen hiçbi' şey demektir en başında diretmek
Bu cümlelerin sahibiyim, sahiciyim
Bi' paradoksun failiyim (Ha), katiliyim
"Yaşadıysam kaydediyim" dedim bari, daha ne diy'im?
Bu cümlelerin sahibiyim, sahiciyim

Bu döngüyü kır, dene kırk kere daha
Deliriyo', bak, biri daha, biri daha
Yolun sonu beli değil on sene daha
Deliriyo', bak, biri daha, biri daha

Editörün Şarkı Sözü Yorumu

✍️ Editör Yorumu

İmpala’dan “Döngü”: Kaybolmuş Ruhların Çığlığı ve Varoluşsal Bir Hesaplaşma

İmpala’nın “Döngü” şarkısı, modern insanın içsel çıkmazlarını, umutsuzluklarını ve sürekli tekrar eden hayatın yorucu ritmini çarpıcı bir dille gözler önüne seriyor. Bu şarkı, sadece bir müzik eseri değil, aynı zamanda bir ruh halinin, bir dönemin ve bir neslin aynası niteliğinde. Sanatçı, sözleriyle dinleyicinin zihnine işleyen, derin bir melankoli ve isyan barındıran bir tablo çiziyor.

“Döngü”nün Kırılma Noktası: Tekrar ve Tükeniş

Şarkının nakaratı, adeta bir manifesto gibi yükseliyor ve eserin ana temasını belirliyor:

Bu döngüyü kır, dene kırk kere daha
Deliriyo’, bak, biri daha, biri daha
Yolun sonu beli değil on sene daha
Deliriyo’, bak, biri daha, biri daha

Burada İmpala, hayatın dayattığı kısır döngüden kurtulma arzusunu dile getiriyor. “Dene kırk kere daha” ifadesi, defalarca denenen ancak sonuçsuz kalan çabaların yorgunluğunu ve bu mücadelenin getirdiği zihinsel yıpranmayı gözler önüne seriyor. “Deliriyo’, bak, biri daha, biri daha” dizesi, bu tükenmişliğin bireyler üzerindeki yıkıcı etkisini, bir bir zihinsel sınırlarını zorlayan insanları işaret ediyor. Geleceğin belirsizliği, “Yolun sonu beli değil on sene daha” ifadesiyle vurgulanırken, bu belirsizliğin döngüyü daha da çekilmez kıldığı hissi pekişiyor. İmpala’nın “Döngü”sü, bu çaresizliği ve isyanı güçlü bir şekilde dile getiriyor.

İhanet, Hayal Kırıklığı ve Kimlik Arayışı

Şarkının ilk bölümü, kişisel deneyimler üzerinden bir acı haritası çıkarıyor. İmpala, üzerindeki ağırlığı “Şans değil üstümdeki lanet / Sanki bi’ felaket, gördüm hep ihanet” dizeleriyle anlatırken, yaşamın kendisine karşı bir komplo kurduğunu hisseden bir ruh halini yansıtıyor. Şikayet etmeden çözüm arayışı, bireyin içsel gücünü gösterse de, “Kaçamadım, savaştım ve bulmadım bahane” ifadesi, bu mücadelenin sonuçsuz kaldığını acı bir şekilde ortaya koyuyor.

Babasıyla olan diyaloğu aktarırken, “Babam dedi ‘Sabret, dağılacak kasvet’ / ‘Kocaman bi’ sahne, bu hayat,’ dedi, ‘sahte'” sözleriyle, ebeveyn tavsiyelerinin bile bu derin varoluşsal krizi dindirmeye yetmediğini görüyoruz. Hayatın bir sahne, ilişkilerin birer maske olduğunu düşünen sanatçı, “Bütün tanıdıklarımın yüzü neden iki tane?” sorusuyla çevresindeki ikiyüzlülüğe isyan ediyor. “İnmek bilmedi ki gözümdeki perde” dizesi, gerçekleri görme arzusunu ve aynı zamanda bu gerçeklerin ağırlığı altında ezilmenin getirdiği yorgunluğu ifade ediyor. “İmpala – Döngü”de sözler, derin bir hayal kırıklığını ve toplumsal eleştiriyi aynı anda barındırıyor.

Hayatın kilerde tozlanan bir varlığa benzetilmesi, geleceğin belirsizliğiyle birleşince, derin bir umutsuzluğa yol açıyor: “Yaşadığım hayat sanki tozlanır kilerde / Ne yaşıy’ca’mı on seneye göremem ilerde.” Bu pasif ve unutulmuşluk hissi, sokakların acımasız gerçekleriyle harmanlanıyor: “Sokakların kiri saklı alnımdaki terde / Bi’ sinek gibi ezerler ve kalır kanın yerde.” Bu metafor, sistemin bireyi nasıl ezdiğini, çabalarının nasıl hiçe sayıldığını ve varlığının ne kadar önemsiz görüldüğünü çarpıcı bir şekilde anlatıyor. Şarkı, “Bu meseleyi çözemezsin kilitli kafeste” diyerek, bu kısır döngüden kaçışın imkansızlığını bir kez daha vurguluyor.

Zihinsel Bir Laboratuvar ve Paradoksun Faili

Şarkının ikinci bölümü, daha içsel ve psikolojik bir boyuta geçiyor. “Kafamın içi sanki bi’ laboratuvar” dizesi, zihnin sürekli bir sorgulama, analiz ve belki de kendini yok etme sürecinde olduğunu gösteriyor. İnsanların yüzlerinin “kanlı bi’ tuval gibi” olması, şiddet, acı veya yozlaşma ile şekillenmiş bir toplumun çarpık portresini çiziyor. Gecelerin sonu, ya bir yalnızlık ve çaresizlik sembolü olan “duvar dibi”nde ya da “kirli aynalarda kendini vuran biri”nin intihar eğilimli yansımalarında son buluyor. İmpala, bu dizelerle modern yaşamın getirdiği yabancılaşmayı ve çaresizliği ustalıkla aktarıyor.

“Kaybolmuşuz hepten, her gün aynı döngü / E yaşa, vakit öldür, bunu kendini boğan bilir” sözleri, varoluşsal bir boşluğun ve yaşamın anlamsızlığının altını çiziyor. “Ben harbiden ben miyim, bilmiyorum çünkü” dizesi, derin bir kimlik krizine işaret ederken, “Koydu hepimizin adını bi’ ölüden doğan diri” ifadesi, geçmişin travmalarının ve toplumsal mirasın bireyler üzerindeki etkisini, adeta ölüden doğan bir yaşamın ağırlığını taşıdığını ima ediyor.

Sanatçı, acıyla olan ilişkisini “Dertle münasebet, acıyla müebbet / İlaçlarla nöbetteyim, akılda bin musibet” dizeleriyle özetliyor. Bu, kronikleşmiş bir acı ve zihinsel mücadele halini yansıtıyor. Yazma eylemi, bir rahatlama aracı olarak görülse de, “Bazen hiçbi’ şey demektir en başında diretmek” sözü, her çabanın sonuç vermediği, hatta bazen inat etmenin bile boşuna olduğu gerçeğini acı bir şekilde kabul ediyor.

Şarkının kapanışı, İmpala’nın bu sözlerin sahibi olduğunu ve sahici bir varoluşsal paradoksun faili olduğunu vurguluyor: “Bu cümlelerin sahibiyim, sahiciyim / Bi’ paradoksun failiyim (Ha), katiliyim / ‘Yaşadıysam kaydediyim’ dedim bari, daha ne diy’im? / Bu cümlelerin sahibiyim, sahiciyim.” Bu, kendi acısının ve çıkmazının yaratıcısı, aynı zamanda tanığı olma durumunu ifade ediyor. Yaşanmışlıkları kaydetme arzusu, varoluşunu ve deneyimlerini geçerli kılma çabası olarak yorumlanabilir. İmpala’nın “Döngü”sü, bu otantik ve cesur itirafla sona eriyor.

🎵 İmpala Diğer Şarkı Sözleri