SanatçıHüseyin Kağıt

🎵 Hüseyin Kağıt – Bu Sevda Bitmez Sözleri
Aklıma yar düştü yine çıkmaza girdim
Yari sevdim sevdim ama hep gizli sevdim
Biliyorum sonumuz yok sonumuz hüsran
Yar nereye gidersen git bu sevda bitmez
Bu sevda bitmez bu sevda bitmez
Dünyayı verseler bana gönlüm vazgeçmez
Bu sevda bitmez bu sevda bitmez
Güzel gözlü yarim yarim aklımdan gitmez
Şiir;
Hep hüsran olacağımı bildim de sevdim
Çok akıl verdiler bana ben deli oldum
Seni arar iken ben var ya kendim kayboldum
Bu sevda bitmedi beni bitirdi de insaf etmedi
Beni tüketti de insaf etmedi ölüp göçmeye de,
Benim gücüm yetmedi
Hüseyin Kağıt – Bu Sevda Bitmez Şarkı Sözleri
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuHüseyin Kağıt – Bu Sevda Bitmez: Aşkın Çıkmaz Sokaklarında Bir Yolculuk
Hüseyin Kağıt’ın kendine has yorumuyla dinleyicilerin kalbine taht kuran “Bu Sevda Bitmez” şarkısı, aşkın en çaresiz, en yıkıcı ve bir o kadar da vazgeçilmez halini anlatan derin bir eser. Bu şarkının sözleri, dinleyeni adeta bir girdabın içine çekiyor, gizli ve imkansız bir sevdanın tüm acılarını ve güzelliklerini aynı anda yaşatıyor. Gelin, Hüseyin Kağıt’ın bu dokunaklı şarkısının sözlerindeki anlam katmanlarını birlikte keşfedelim.Aşkın Çıkmaz Sokakları: Gizli Bir Sevdanın Gölgesinde
Şarkının ilk dizeleri, dinleyeni doğrudan kahramanın iç dünyasına davet ediyor; burada aşkın getirdiği bir çıkmaz ve kaçınılmaz bir kader mevcut. “Aklıma yar düştü yine çıkmaza girdim” dizesi, sevilenin zihinde aniden belirmesiyle başlayan bir içsel sıkışmayı anlatıyor. Bu, sadece bir anımsama değil, aynı zamanda bir tür esaret; düşünceler labirentinde kaybolma halidir. Kişinin kendini bir anda bir çıkmazda bulması, aşkın mantık dışı ve kontrol edilemez doğasını gözler önüne seriyor. Hüseyin Kağıt’ın “Bu Sevda Bitmez” şarkısındaki bu açılış, dinleyiciyi hemen bir melankoli atmosferine sokuyor. “Yari sevdim sevdim ama hep gizli sevdim” ifadesi ise, bu aşkın en temel ve belki de en acı verici boyutunu ortaya koyuyor: gizlilik. Açıkça yaşanamayan, toplumsal normlara, koşullara ya da başka engellere takılmış bir sevda bu. Gizli yaşanılan her aşk gibi, “Hüseyin Kağıt – Bu Sevda Bitmez” şarkısındaki bu sevda da hem yoğun hem de yorucu bir hal alıyor; dile getirilemeyen her duygu, içeride birikir ve daha da güçlenir. “Biliyorum sonumuz yok sonumuz hüsran” dizesi, kahramanın bu ilişkinin geleceğine dair acı bir farkındalığa sahip olduğunu gösteriyor. Gelecekte bir umut ışığı olmamasına, hatta sonunun hüsranla biteceğini bilmesine rağmen, bu sevda bitmiyor. Bu, aşkın mantıktan ne kadar uzaklaşabileceğinin, akıl ve kalbin çatışmasının en belirgin örneklerinden biri. Bu bilince rağmen vazgeçememek, sevdanın ne denli köklü ve sarsılmaz olduğunun altını çiziyor.“Bu Sevda Bitmez”: Hüseyin Kağıt’ın Yıkılmaz Aşk Yemini
Şarkının nakaratı, adeta bir manifesto niteliğinde; tüm olumsuzluklara rağmen aşkın gücünü ve kalıcılığını ilan ediyor. Hüseyin Kağıt, “Bu Sevda Bitmez” derken, bu duygusal kararlılığı en güçlü şekilde aktarıyor. “Bu sevda bitmez bu sevda bitmez” tekrarı, bir yemin, bir ısrar ve aynı zamanda bir teslimiyet ifadesi. Bu, dış etkenler ne olursa olsun, içten gelen bu duygunun asla son bulmayacağına dair sarsılmaz bir inanç. Bu sevda, kahramanın varlığının bir parçası haline gelmiş, ondan ayrılması mümkün olmayan bir olgu. “Dünyayı verseler bana gönlüm vazgeçmez” dizesi, bu aşkın paha biçilmez değerini vurguluyor. Maddi ya da dünyevi hiçbir ödülün, bu sevdanın yerini tutamayacağını, gönlün bu sevdadan vazgeçmeyeceğini dile getiriyor. Bu, aşkın her türlü dünyevi çıkarın üzerinde konumlandığını, adeta kutsal bir değer taşıdığını gösteriyor. Hüseyin Kağıt, “Bu Sevda Bitmez” sözleriyle, aşkın en büyük servet olduğunu haykırıyor. “Güzel gözlü yarim yarim aklımdan gitmez” ifadesi ise, sevilen kişinin sadece kalpte değil, zihinde de derin bir iz bıraktığını anlatıyor. O güzel gözler, bir imge olarak sürekli zihinde canlı kalıyor, unutulmaya direnerek kahramanın düşüncelerine hükmediyor. Bu, sevilenin fiziksel varlığının ötesinde, ruhsal ve zihinsel bir bağlanmanın da kanıtı.Şiirle Gelen Duygusal Yıkım: Tüketen Bir Aşkın Anatomisi
Şarkının şiir bölümü, duygu yoğunluğunu zirveye taşıyor ve aşkın kişiyi nasıl tükettiğini, nasıl dönüştürdüğünü çarpıcı bir şekilde gözler önüne seriyor. Hüseyin Kağıt, “Bu Sevda Bitmez” şiir kısmında, aşkın yıkıcı gücünü en saf haliyle sunuyor. “Hep hüsran olacağımı bildim de sevdim” dizesi, şarkının başındaki “sonumuz hüsran” bilgisinin bir teyidi ve derinleşmesi. Bu, bilinçli bir teslimiyet; tüm acıları ve hayal kırıklıklarını göze alarak sevmek. Bu sevda, mantıktan tamamen uzaklaşmış, kaderine razı olmuş bir ruhun çığlığı. “Çok akıl verdiler bana ben deli oldum” ifadesi, çevrenin bu aşkı onaylamadığını, belki de kahramanı bu sevdadan vazgeçirmeye çalıştığını gösteriyor. Ancak kahraman, bu “akıllı” tavsiyeleri reddederek kendi yolunu seçmiş, bu uğurda “deli” damgasını yemeyi bile göze almış. Bu, aşkın kişiyi ne denli değiştirebileceğinin, dış dünyanın yargılarından nasıl koparabileceğinin bir göstergesi. “Seni arar iken ben var ya kendim kayboldum” dizesi, aşkın kişisel kimliği nasıl erittiğini, benliği nasıl dönüştürdüğünü anlatıyor. Sevilenin peşinde koşarken, kişi kendi özünü, kendi varlığını yitirmiş. Bu, sevginin sınır tanımayan, benliği aşan, hatta yok eden bir güce sahip olduğunu ortaya koyuyor. Hüseyin Kağıt’ın “Bu Sevda Bitmez” şarkısındaki bu dizeler, aşkın bir tür varoluşsal krize yol açtığını gösteriyor. “Bu sevda bitmedi beni bitirdi de insaf etmedi” ve “Beni tüketti de insaf etmedi” tekrarları, aşkın kahraman üzerindeki yıkıcı etkisini net bir şekilde ifade ediyor. Sevda bitmek bilmezken, seven kişiyi tüketmiş, enerjisini, umutlarını, belki de yaşam enerjisini emip bitirmiş. Aşkın insafsızlığı, merhametsizliği vurgulanıyor; bu sevda, bir canlı gibi besleniyor ve karşılığında kahramanı bitiriyor. Son olarak, “ölüp göçmeye de, Benim gücüm yetmedi” dizesi, bu tükenmişliğin doruk noktası. Kahraman, bu acıya, bu yorgunluğa daha fazla dayanamayacak noktaya gelmiş. Ancak paradoksal bir şekilde, bu durumdan kurtulmak, yani “ölüp göçmek” için bile gücü kalmamış. Bu, tam anlamıyla bir çaresizlik ve tükenmişlik hali; ne yaşayacak ne de ölecek gücü kalmış bir ruhun trajik tablosu. Hüseyin Kağıt’ın “Bu Sevda Bitmez” şarkısı, aşkın bu denli yıkıcı bir güce sahip olabileceğini en acı haliyle gözler önüne seriyor.