SanatçıGülşen

🎵 Gülşen – Dillere Düşeceğiz Sözleri
Dillere düşeceğiz seninle
İlle de biz düşecek
Taze bahar dalları gibi çiçeklenecek
Tadım tuzum olacaksın benim
Tadım tuzum olacak
Yatağıma gireceksin benim
İlle de sen yatacak
Seni, seni, en çok seni
Bir tek seni severim, hani
Kör olayım yar
Sürünürüm yar
Her daim yar
Billahi
Bir gemi alacak bizi buralardan
Bir daha dönmeyecek
Her yere gideceğiz seninle
İlle de biz gidecek
Uzak ya da yakın oluruz bazen
Ah ne fark edecek?
Tuz kadar severiz biz hani
Buna kim son verecek?
Bir tek seni severim, hani
Kör olayım yar
Sürünürüm yar
Her daim yar
Billahi
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuGülşen – Dillere Düşeceğiz: Aşka Adanmış Bir Manifestonun Derinlikleri
Gülşen’in müzik dünyasına kattığı her eser, kendine özgü bir duygu ve anlatım barındırır. Ancak “Dillere Düşeceğiz” şarkısı, aşkın en tutkulu, en meydan okuyan ve belki de en saf hallerinden birini kelimelere döküyor. Bu şarkı, sadece bir aşk ilanı değil, aynı zamanda o aşkın tüm sonuçlarını göze alan, kaderci bir kabullenişin ve sarsılmaz bir bağlılığın manifestosu niteliğinde. Gülşen’in bu eseri, dinleyiciyi derin bir duygusal yolculuğa çıkarıyor.
Dillere Düşme İhtimali ve Çiçeklenen Bir Aşkın Vaadi
Şarkının açılış dizeleri, ilişkinin doğasını hemen ortaya koyuyor:
Burada Gülşen, aşkın kamusal boyutunu, dedikodulara, yargılara açık olma ihtimalini peşinen kabul ediyor. “Dillere düşeceğiz seninle” ifadesi, bir korkudan ziyade, bu kaçınılmaz gerçeği kucaklayan bir meydan okuma içeriyor. Sanki “ne derlerse desinler” der gibi. Daha da önemlisi, bu düşüş bir yok oluş değil, aksine bir diriliş ve güzelleşme vaadi taşıyor: “Taze bahar dalları gibi çiçeklenecek.” Bu metafor, ilişkinin canlılığını, tazeliğini ve her şeye rağmen gelişeceğini, filizleneceğini müjdeliyor. Gülşen’in yorumuyla “Dillere Düşeceğiz”, dedikodulara rağmen aşkın baharı müjdelemesi gibi bir anlam kazanıyor.
Aşkın Tadı Tuzu ve Kaçınılmaz Yakınlık Hali
Şarkı, kamusal alandan özel alana, mahrem bir alana geçiş yapıyor:
“Tadım tuzum olacaksın benim” ifadesi, sevilen kişinin hayatın vazgeçilmez bir parçası olduğunu, hayatı anlamlandıran, ona lezzet katan bir öğe olduğunu vurgular. Türk kültüründe “tuz ekmek hakkı” gibi deyimlerle pekişen bu “tuz” metaforu, derin bir vefa ve bağlılık hissini de beraberinde getirir. Ardından gelen “Yatağıma gireceksin benim” dizesi, fiziksel yakınlığın ve mahremiyetin açık bir ifadesi. Burada bir davetten ziyade, bir kaderin, bir mutlakiyetin altı çiziliyor; “İlle de sen yatacak” ile bu durum kaçınılmaz bir gerçek olarak sunuluyor. Gülşen, “Dillere Düşeceğiz” şarkısında bu samimi ve doğrudan anlatımıyla dinleyiciyi büyülüyor.
Tek ve Sonsuz Bir Sevda İlanı
Şarkının kalbindeki adanmışlık, bu dizelerde en net haliyle karşımıza çıkıyor:
Bu tekrarlar, sevginin yoğunluğunu ve münhasırlığını pekiştiriyor. Başka hiçbir şeye, hiçbir kimseye yer olmayan, tekil ve eşsiz bir sevginin ilanı bu. “Bir tek seni severim, hani” ifadesindeki “hani” vurgusu, bu gerçeğin ne kadar bilindik, ne kadar tartışmasız olduğunu ima ediyor.
Yeminler ve Fedakarlıklar: Aşkın En Derin Vaadi
Şarkı, yeminlerin ağırlığıyla derinleşiyor:
Bu dizeler, aşk uğruna verilebilecek en uç vaatleri içerir. “Kör olayım yar”, sevilenin yokluğunda dünyanın anlamsızlaşacağını, gözlerin dahi işlevini yitireceğini anlatırken, “Sürünürüm yar” ise en ağır bedelleri ödemeye hazır olunduğunu gösterir. Bu ifadeler, bir sadakat yemini, bir adanmışlık beyanıdır. “Her daim yar” ise bu bağlılığın zaman ötesi, kalıcı olduğunu vurgular. Son olarak “Billahi” kelimesi, bu yeminleri kutsal bir boyuta taşıyarak, ilahi bir güç önünde verilen, bozulmaz bir söz olduğunu teyit eder. Gülşen’in “Dillere Düşeceğiz” şarkısı, bu yeminlerle adeta mühürleniyor.
Yeni Bir Başlangıç ve Dönüşü Olmayan Yolculuk Arzusu
Şarkı, bir kaçış ve yeni bir başlangıç arayışıyla devam ediyor:
Bu dizeler, mevcut konumdan, belki de “dillere düşme” riskinden uzaklaşma arzusunu yansıtıyor. Bir gemi metaforu, bilinmeze doğru cesur bir yolculuğu, geri dönüşü olmayan bir kararı simgeler. Aşıklar, kendi dünyalarını kurmak, dış etkenlerden arınmak ve sadece birbirlerine ait bir gelecek inşa etmek istiyorlar. “Her yere gideceğiz seninle” ve “İlle de biz gidecek” ifadeleri, bu yolculuğun ortaklığını ve mutlaklığını pekiştiriyor. Bu, Gülşen’in “Dillere Düşeceğiz” şarkısında çizdiği, özgürlüğe ve aşka doğru bir kaçış resmi.
Zamanın ve Mesafenin Ötesinde Bir Aşkın Gücü
İlişkinin zorluklarına rağmen sarsılmaz duruşu:
Bu kısım, her ilişkide yaşanabilecek iniş ve çıkışları, mesafelerin getirebileceği zorlukları kabul ediyor (“Uzak ya da yakın oluruz bazen”). Ancak bu durumların aşkın özünü değiştirmeyeceğini, “Ah ne fark edecek?” sorusuyla dile getiriyor. Yeniden “tuz” metaforu devreye giriyor; “Tuz kadar severiz biz hani” ifadesi, aşkın hayati, temel ve vazgeçilmez olduğunu vurguluyor. Tıpkı yiyeceğin tadı tuzu gibi, bu aşk da hayatın tadı tuzu. Ve bu aşkın gücüne, “Buna kim son verecek?” sorusuyla meydan okunuyor. Bu, bitmeyecek, bitirilemeyecek bir sevdanın ilanı. Gülşen’in “Dillere Düşeceğiz” şarkısı, böylesine güçlü bir bağlılığın ölümsüzlüğünü haykırıyor.
Tekrarlanan Yeminler ve Sonsuz Bağlılık Vurgusu
Şarkının sonlarına doğru, ilk bölümde yer alan güçlü yeminler ve adanmışlık ifadeleri yeniden karşımıza çıkar:
Bu tekrarlar, şarkının ana temasını pekiştirir ve dinleyicinin zihninde kalıcı bir etki bırakır. “Bir tek seni severim, hani” ile başlayan ve “Kör olayım yar” gibi ağır yeminlerle devam eden bu kapanış, aşkın mutlakiyetini, koşulsuzluğunu ve zamanın ötesinde bir bağlılığı bir kez daha vurgular. Gülşen, “Dillere Düşeceğiz” ile dinleyicisine aşkın en saf, en gözü kara ve en sarsılmaz halini sunuyor.