SanatçıGüçlü Soydemir & Sevgim Yılmaz
🎵 Güçlü Soydemir & Sevgim Yılmaz – Nasıl Tuttun Ellerini Sözleri
Nasıl tuttun ellerini beni hiç sevmemiş gibi
Hiç utanmadın mı bana söz vermemiş gibi
Tertemiz anıları en güzel zamanları
Nasıl da hiçe saydın sanki yaşanmamış gibi
...
Şarkı sözleri resmi olarak yayınlandığında buraya eklenecektir.
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuGüçlü Soydemir & Sevgim Yılmaz – Nasıl Tuttun Ellerini: Bir Veda Değil, Bir Yıkılışın Hikayesi
Müziğin derinliklerinde kaybolmak, bazen bir melodinin bazen de bir sözün bizi alıp götürmesiyle mümkün olur. Güçlü Soydemir & Sevgim Yılmaz imzasıyla dinleyicisiyle buluşan “Nasıl Tuttun Ellerini” şarkısı, daha ilk dört dizesiyle dinleyenin kalbine saplanan bir hançer gibi. Bu şarkı, sadece ayrılığı değil, aynı zamanda yaşanmışlıkların acımasızca yok sayılmasının yarattığı derin travmayı anlatıyor. Şarkının adı olan “Nasıl Tuttun Ellerini” bile, bir zamanlar sıcaklıkla dolu olan bir eylemin, şimdi nasıl buz kestiğini sorgulayan bir çığlık.
Ellerini Tutmak: Bir Vefasızlığın İfadesi
Şarkının ilk dizesi, bizi doğrudan bir ihanetin kalbine çekiyor:
Bu cümle, sadece fiziksel bir eylemi değil, aynı zamanda derin bir duygusal kopuşu anlatıyor. “Nasıl tuttun ellerini” sorusu, eylemin kendisinden çok, o eylemdeki niyetin ve hissin sorgulanmasıdır. Bir zamanlar sevgiyle, şefkatle, aidiyetle tutulan ellerin, şimdi “beni hiç sevmemiş gibi” bir soğuklukla tutulması, anlatıcının yaşadığı şoku ve hayal kırıklığını gözler önüne seriyor. Bu, sadece bir ayrılık acısı değil, aynı zamanda geçmişin yeniden yorumlanması, tüm yaşanmışlıkların sorgulanması demektir. Güçlü Soydemir & Sevgim Yılmaz, bu dizeyle, aşkın en mahrem anlarından birinin, nasıl bir vefasızlık sembolüne dönüştüğünü incelikle işliyor.
Utanmazlık ve Sözlerin İnkârı
Acı, bir sonraki dizede daha da keskinleşiyor, doğrudan bir yüzleşmeye dönüşüyor:
Burada, anlatıcı artık pasif bir gözlemci değil, aktif bir sorgulayıcı. “Hiç utanmadın mı” sorusu, terk edenin vicdanına yapılan doğrudan bir gönderme. Bu dize, ilişkinin sadece duygusal bağlarla değil, aynı zamanda verilen sözlerle, kurulan hayallerle, geleceğe dair vaatlerle örüldüğünü hatırlatıyor. “Bana söz vermemiş gibi” ifadesi ise, bu sözlerin şimdi tamamen inkâr edildiğini, yok sayıldığını vurguluyor. Güçlü Soydemir & Sevgim Yılmaz’ın “Nasıl Tuttun Ellerini” şarkısındaki bu dize, aşkın sadece şimdiki zamandan ibaret olmadığını, aynı zamanda geleceğe dair bir vaatler bütünü olduğunu ve bu vaatlerin çiğnenmesinin nasıl bir utanmazlık olduğunu sorguluyor. Bir zamanlar aşkla fısıldanan her kelime, şimdi bir yalan yığınına dönüşmüş gibi.
Anıların Hiçe Sayılışı: En Büyük Vurgun
Şarkının en can alıcı noktalarından biri, geçmişin tamamen reddedilişinde yatıyor:
Bu iki dize, anlatıcının yaşadığı en derin yarayı, yani ortak geçmişin silinmesini gözler önüne seriyor. “Tertemiz anıları en güzel zamanları” ifadesi, ilişkinin saf ve paha biçilmez anlarına yapılan bir gönderme. Bu anılar, anlatıcının belleğinde hâlâ canlı, parlak ve dokunulmaz. Ancak terk eden kişi için durum farklı. “Nasıl da hiçe saydın sanki yaşanmamış gibi” cümlesi, bu anıların, bu yaşanmışlıkların tamamının, bir kalemde silinip atıldığını, değersizleştirildiğini anlatıyor. Bu, sadece geçmişi unutmak değil, onu aktif olarak “hiçe saymak”, varlığını reddetmek demektir. Sanki anlatıcının tüm anıları, tüm tecrübeleri, tüm hisleri bir illüzyonmuş gibi, hiç var olmamış gibi muamele görüyor. Güçlü Soydemir & Sevgim Yılmaz, “Nasıl Tuttun Ellerini” şarkısıyla, bir insanı en çok neyin yaralayabileceğini, sadece terk edilmenin değil, aynı zamanda varlığının, yaşanmışlığının ve hatıralarının yok sayılmasının insan ruhunda açtığı derin boşluğu çarpıcı bir şekilde ifade ediyor. Bu şarkı, bir ilişkinin son bulmasından öte, bir geçmişin ve o geçmişte var olan her şeyin acımasızca imha edilişinin hikayesi.