SanatçıGripin

🎵 Gripin – Aklıma Ziyan Sözleri
Sattılar bana bendeki cenneti
Sürdüler üstüme hasreti cinneti
Karanlığa daldım bu mudur dibi?
Aklıma ziyan
Büyüyor anksiyete
Yarın can çekişiyor
Senin, benim gibi insanlar silinmiş
Nezaket ezilmiş
Zalimlerden başka haklı yok, vicdan yok, ayıp yok, yok
Sattılar bana bendeki cenneti
Sürdüler üstüme hasreti cinneti
Karanlığa daldım bu mudur dibi?
Aklıma ziyan
Öksürür gibi içimdeki nefreti
Bağladı dilim bendeki ziyneti
Hakkın bir yerde var mı ki kıymeti
Aklıma ziyan
Bu zaman delinmiş
Azrail koşturuyor deli gibi
Özgürlük göç etmiş
İsyanlar birikmiş
Kimse utanmıyor
Hayal yok, vicdan yok, ayıp yok, yok
Gripin – Aklıma Ziyan Şarkı Sözleri
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuGripin’in “Aklıma Ziyan” Şarkısının Karanlık Yankıları: Bir Ruh Halinin Anatomisi
Müzik, bazen en derin acıları, en karmaşık hisleri dile getirmenin en güçlü yoludur. Gripin’in “Aklıma Ziyan” şarkısı da tam olarak böyle bir eser; dinleyicisini bir ruhsal çöküşün, toplumsal bir hayal kırıklığının ve kişisel bir buhranın derinliklerine çekiyor. Bu şarkı, modern insanın içinde bulunduğu çıkmazları, kaybolan değerleri ve artan umutsuzluğu edebi bir dille, çarpıcı imgelerle anlatıyor.
Cennetin Kaybı ve Cinnetin Hükmü
Şarkının açılış dizeleri, dinleyicide anında bir ihanet ve kayıp hissi uyandırıyor. Gripin’in “Aklıma Ziyan” şarkısının kalbinde yatan bu ilk bölüm, kişisel bir cennetin nasıl elden çıktığını anlatıyor:
“Sattılar bana bendeki cenneti” ifadesi, kişinin en saf, en masum değerlerinin ya da içsel huzurunun, belki de umutlarının, bir başkası tarafından sinsi bir şekilde elinden alındığına dair derin bir acıyı yansıtıyor. Bu, sadece bir eşyanın satılması değil, ruhun bir parçasının feda edilmesi gibi. Ardından gelen “Sürdüler üstüme hasreti cinneti” dizesi, bu kaybın yarattığı boşluğun, dayanılmaz bir özlemle ve zihinsel bir karmaşayla dolduğunu gösteriyor. Hasretin cinnet halini alması, duygunun kontrolden çıkarak akıl sağlığını tehdit eder bir boyuta ulaşmasıdır. Şarkıdaki “Karanlığa daldım bu mudur dibi?” sorusu, bu düşüşün ne kadar derin olduğunu ve artık daha fazla düşecek bir yerin kalıp kalmadığını sorgulayan umutsuz bir yakarış. Tüm bu yaşanılanlar, öznenin zihninde bir kaosa yol açıyor ve “Aklıma ziyan” diyerek, bu durumun akıl sağlığına verdiği zararı net bir şekilde ifade ediyor. Gripin’in “Aklıma Ziyan” şarkı sözleri, bu başlangıçla dinleyiciyi hemen kendi iç dünyasının karanlık koridorlarına davet ediyor.
Büyüyen Anksiyete ve Kaybolan İnsanlık
Gripin’in “Aklıma Ziyan” şarkısı, bireysel acıdan toplumsal bir eleştiriye doğru evriliyor. İkinci bölüm, modern dünyanın çarpık yüzünü gözler önüne seriyor:
“Büyüyor anksiyete” dizesi, günümüz insanının en yaygın dertlerinden biri olan kaygı bozukluğunun, sadece kişisel bir sorun olmaktan çıkıp toplumsal bir vebaya dönüştüğünü anlatıyor. Geleceğe dair umutsuzluk, “Yarın can çekişiyor” ifadesiyle somutlaşıyor; sanki yarınlar nefes alamıyor, varoluş mücadelesi veriyor. Şarkı, “Senin, benim gibi insanlar silinmiş” diyerek, duyarlı, vicdanlı ve sıradan insanların bu kaotik düzende nasıl yok sayıldığını, silikleştiğini vurguluyor. Nezaket gibi temel insani değerlerin “ezilmiş” olması, toplumdaki inceliğin ve saygının kalmadığını gösteriyor. En çarpıcı noktalardan biri ise “Zalimlerden başka haklı yok, vicdan yok, ayıp yok, yok” dizeleri. Bu sert eleştiri, adaletin çarpıtıldığı, vicdanın köreltildiği ve utanma duygusunun tamamen yitirildiği bir dünyaya işaret ediyor. Gripin’in “Aklıma Ziyan” şarkı sözleri, bu bölümle dinleyiciyi sadece kendi iç dünyasıyla değil, aynı zamanda içinde yaşadığı toplumla yüzleştiriyor.
Nefretin Fısıltısı ve Hakkın Kıymeti
Şarkı, içsel biriken öfkeyi ve adalet arayışını dile getirmeye devam ediyor. Gripin’in “Aklıma Ziyan” şarkısında bu duygu yüklü dizeler, biriken nefreti ve söylenmek istenenleri adeta çığlık çığlığa haykırıyor:
“Öksürür gibi içimdeki nefreti” ifadesi, bastırılmış, yutulmuş ama bir türlü sindirilemeyen bir öfkenin, zoraki bir şekilde dışarı çıkma çabasını anlatıyor. Bu, nefretin fiziksel bir tepkimeye dönüşmesi, adeta bir hastalığın belirtisi gibi. “Bağladı dilim bendeki ziyneti” dizesi, kişinin söylemek istediği doğruları, değerli düşüncelerini, belki de haklılığını ifade edememesinin çaresizliğini yansıtıyor. Burada “ziynet” kelimesi, kişinin sahip olduğu değerli, anlamlı sözleri ya da hakikatleri metaforik olarak temsil ediyor. Bu sözlerin dile getirilememesi, bir esaret hali yaratıyor. “Hakkın bir yerde var mı ki kıymeti” sorusu ise, adalet duygusunun, doğruluğun ve hakkaniyetin bu dünyada bir karşılığının olup olmadığını sorgulayan derin bir hayal kırıklığı. Tüm bu içsel çatışmalar ve sorgulamalar yine aynı acı sona bağlanıyor: “Aklıma ziyan”. Gripin’in “Aklıma Ziyan” şarkısı, bu dizelerle dinleyicinin iç dünyasındaki bastırılmış öfkeyi ve adalet arayışını tetikliyor.
Delinmiş Zamanın ve Göç Eden Özgürlüğün Portresi
Şarkının son bölümü, zamanın kendisinin bile bozulduğu, özgürlüğün yitirildiği ve ahlaki değerlerin tamamen çöktüğü bir tablo çiziyor. Gripin’in “Aklıma Ziyan” şarkı sözleri, bu son kısımda distopik bir gerçekliği gözler önüne seriyor:
“Bu zaman delinmiş” ifadesi, içinde yaşadığımız dönemin normal akışının bozulduğunu, adeta zamanın kendisinin bile yıprandığını, parçalandığını anlatıyor. Bu, bir tür kaos ve düzen bozukluğunun zaman boyutuna yansıması. “Azrail koşturuyor deli gibi” satırı, ölümün, yıkımın ve tehlikenin hızla yayıldığını, her an herkesin bu kaosun içinde risk altında olduğunu vurguluyor. Bu, çaresizliğin ve kaderciliğin sert bir ifadesi. “Özgürlük göç etmiş” dizesi, hem kişisel hem de toplumsal anlamda özgürlüklerin elden çıktığını, insanların kendilerini kısıtlanmış ve baskı altında hissettiğini anlatıyor. Bu durum, biriken “isyanlar” ile birleşerek potansiyel bir patlama noktasını işaret ediyor. Ancak bu isyanlar bile, “Kimse utanmıyor / Hayal yok, vicdan yok, ayıp yok” dizeleriyle anlatılan genel ahlaki çöküşün gölgesinde kalıyor. Utanma, vicdan ve hayal gibi insanı insan yapan temel değerlerin yitirilmesi, toplumun en temel direklerinin yıkıldığını gösteriyor. Gripin’in “Aklıma Ziyan” şarkısı, bu son dizelerle dinleyiciyi derin bir karamsarlık ve sorgulama içinde bırakıyor.