
🎵 Gracie Abrams – That’s So True Sözleri
I could go and read your mind
Think about your dumb face all the time
Living in your glass house, I'm outside, uh
Looking into big blue eyes
Did it just to hurt me, make me cry
Smiling through it all, yeah, that's my life
You're an idiot, now I'm sure
Now I'm positive, I should go and warn her
Ooh, bet you're thinking, "She's so cool"
Kicking back on your couch, making eyes from across the room
Wait, I think I've been there too
What'd she do to get you off? (Uh-huh)
Taking down her hair like, oh, my God
Taking off your shirt, I did that once
Or twice, uh
No, I know, I know I'll fuck off (uh-huh)
But I think I like her, she's so fun
Wait, I think I hate her, I'm not that evolved
I'm sorry she's missing it, sad, sad boy
Not my business, but I had to warn ya
Ooh, bet you're thinking, "She's so cool"
Kicking back on your couch, making eyes from across the room
Wait, I think I've been there too
Ooh, you've got me thinking, "She's so cool"
But I know what I know and you're just another dude
Ooh, that's so true
Made it out alive, but I think I lost it
Said that I was fine, said it from the coffin
Remember how I died when you started walking?
That's my life, that's my life
I'll put up a fight, taking out my earrings
Don't you know the vibe? Don't you know the feeling?
You should spend the night, catch me on your ceiling
That's your prize, that's your prize
Well
Mm, bet you're thinking, "She's so cool"
Kicking back on your couch, making eyes from across the room
Wait, I think I've been there too
Ooh, you've got me thinking, "She's so cool"
But I know what I know and you're just another dude
Ooh, that's so true, ooh, oh
Gracie Abrams – That's So True Şarkı Sözleri Türkçe Çeviri
Gidip aklını okuyabilirim.
Her zaman aptal suratını düşün.
Senin camdan evinde yaşıyorum, ben dışarıdayım, uh
Büyük mavi gözlere bakarak
Beni incitmek, ağlatmak için mi yaptın?
Her şeye rağmen gülümsemek, evet, bu benim hayatım
Sen bir aptalsın, artık eminim.
Şimdi eminim, gidip onu uyarmalıyım.
Ooh, bahse girerim “O çok havalı” diye düşünüyorsun.
Koltuğuna yaslanıp, odanın öbür ucundan göz göze gelmek
Bekle, sanırım ben de oradaydım.
Seni boşaltmak için ne yaptı? (Uh-huh)
Aman Tanrım.
Gömleğini çıkarıyorsun, bunu bir kere yapmıştım.
Ya da iki kez, uh
Hayır, biliyorum, biliyorum siktirip gideceğim (uh-huh)
Ama sanırım ondan hoşlandım, çok eğlenceli biri.
Bekle, sanırım ondan nefret ediyorum, o kadar da evrimleşmedim.
Kaçırdığı için üzgünüm, üzgün, üzgün çocuk.
Beni ilgilendirmez ama sizi uyarmak zorundaydım.
Ooh, bahse girerim “O çok havalı” diye düşünüyorsun.
Koltuğuna yaslanıp, odanın öbür ucundan göz göze gelmek
Bekle, sanırım ben de oradaydım.
Ooh, beni düşündürdün, “O çok havalı”
Ama ben ne bildiğimi biliyorum ve sen sadece başka bir adamsın.
Ooh, bu çok doğru
Canlı çıkmayı başardım ama sanırım kaybettim.
İyi olduğumu söyledim, tabuttan söyledim.
Sen yürümeye başladığında nasıl öldüğümü hatırlıyor musun?
Bu benim hayatım, bu benim hayatım
Küpelerimi çıkarıp savaşacağım.
Vibe'ı bilmiyor musun? Bu duyguyu bilmiyor musun?
Geceyi burada geçirmelisin, beni tavanda yakala.
Bu senin ödülün, bu senin ödülün
Peki.
Bahse girerim, “O çok havalı” diye düşünüyorsundur.
Koltuğuna yaslanıp, odanın öbür ucundan göz göze gelmek
Bekle, sanırım ben de oradaydım.
Ooh, beni düşündürdün, “O çok havalı”
Ama ben ne bildiğimi biliyorum ve sen sadece başka bir adamsın.
Ooh, bu çok doğru, ooh, oh
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuGracie Abrams, modern ilişkilerin karmaşık dokusunu ve ayrılık sonrası yaşanan içsel fırtınaları şarkı sözlerine ustalıkla döken bir sanatçı. "That's So True" isimli şarkısı da tam olarak bu derinlikte, dinleyicinin kalbine dokunan, ham ve dürüst bir yaklaşımla karşımıza çıkıyor. Bu şarkı, bir bitişin ardından gelen kafa karışıklığını, kıskançlığı ve nihayetinde kabullenişi öyle içten bir dille anlatıyor ki, hepimiz kendimizden bir parça buluyoruz.
Zihnin Labirentlerinde Bir Gezinti: Obsesyon ve Dışlanmışlık
Şarkının açılış dizeleri, ayrılığın ardından yaşanan yoğun bir takıntı halini gözler önüne seriyor. Kahramanımız, eski sevgilisinin zihnini okuyabilecek kadar onun düşüncelerine saplanmış durumda:
Burada "camdan evde yaşamak" metaforu, eski sevgilinin hayatının kahraman için ne kadar şeffaf olduğunu, her şeyin gözünün önünde yaşandığını ama kendisinin bu dünyanın tamamen dışında kaldığını vurguluyor. "Büyük mavi gözlere bakmak" ise hem bir nostaljiye, hem de eski sevgilinin yeni bir ilişkiye yelken açtığına dair bir ipucuna işaret ediyor. Gracie Abrams, bu dizelerde kendini dışlanmış hisseden, ancak tüm olup biteni dışarıdan izlemek zorunda kalan birinin çaresizliğini resmediyor.
Bu satırlar, ilişkinin bitiş nedenine dair duyulan acı ve öfkeyi ortaya koyuyor. "Beni incitmek, ağlatmak için mi yaptın?" sorusu, ihanet ve kırgınlık hissini derinden yansıtırken, "Her şeye rağmen gülümsemek, evet, bu benim hayatım" cümlesi, dışarıya karşı takınılan güçlü duruşun ardındaki derin üzüntüyü ve kabullenişi ifade ediyor.
İçsel Çatışma ve Yeni Aşkın Gölgesi
Şarkının ilerleyen bölümlerinde, kahramanın eski sevgilisinin yeni ilişkisine karşı duyduğu karmaşık duygular ön plana çıkıyor. "You're an idiot, now I'm sure / Now I'm positive, I should go and warn her" dizeleri, eski sevgiliye karşı kesinleşen olumsuz yargıyı ve yeni partnerine karşı duyulan koruma içgüdüsünü gösteriyor. Bu, bir yandan hala eski sevgiliyle bir bağ hissedildiğinin, diğer yandan da onun karakterinin farkına varıldığının bir göstergesi.
Nakarat, bu içsel çatışmanın en belirgin olduğu yerlerden biri:
Gracie Abrams, eski sevgilisinin yeni partneri hakkında düşündüklerini tahmin ederken, aslında kendi geçmişine bir gönderme yapıyor. "O çok havalı" düşüncesiyle başlayan kıyaslama, "Ben de oradaydım" itirafıyla derin bir hüzün ve yerini doldurulmuşluk hissi yaratıyor. Bu, Gracie Abrams'ın "That's So True" şarkısında işlediği en evrensel temalardan biri: ayrılığın ardından eski sevgilinin yeni hayatını hayal etme ve kendini bu senaryoda konumlandırma çabası.
Kıskançlık, Hayranlık ve Evrilmemiş Bir Ruh Hali
Şarkının en dürüst ve çiğ anlarından biri, kahramanın yeni partnere karşı duyduğu çelişkili hisleri dile getirdiği bölümde ortaya çıkıyor:
Bu satırlar, kıskançlığın ve kendini yetersiz hissetmenin bir dışavurumu. Kahraman, yeni partnerin fiziksel ve duygusal olarak ne gibi "marifetler" sergilediğini sorgularken, kendi geçmişini de anımsıyor ve aslında kendisinin de benzer şeyler yaptığını belirtiyor. Bu, yerini doldurulmuşluğun acısını ve "Ben de aynıydım, o zaman neden o?" sorusunu akla getiriyor.
İşte Gracie Abrams'ın "That's So True" ile yakaladığı o nadir samimiyet! Kahraman, aslında bu durumdan uzaklaşması gerektiğini bilse de, yeni partnere karşı beklenmedik bir hayranlık duyduğunu itiraf ediyor. Ancak bu hayranlık, hemen ardından gelen "Sanırım ondan nefret ediyorum, o kadar da evrimleşmedim" cümlesiyle yerini çiğ bir kıskançlık ve olgunlaşmamışlık kabulüne bırakıyor. Bu içsel gelgitler, ayrılık sonrası karmaşık duygusal dünyayı mükemmel bir şekilde özetliyor.
Gerçeklik ve Kabulleniş: "Ooh, that's so true"
Şarkının sonlarına doğru, kahraman bir tür aydınlanma ve kabulleniş yaşıyor. Tüm bu karmaşanın ve kıyaslamaların ötesinde, kendi gerçeğini buluyor:
"Beni düşündürdün, 'O çok havalı'" diyerek hala eski sevgilisinin bakış açısıyla düşünme eğiliminde olduğunu belirtse de, hemen ardından gelen "Ama ben ne bildiğimi biliyorum ve sen sadece başka bir adamsın" cümlesiyle kendi değerini ve eski sevgilisinin sıradanlığını ilan ediyor. "Ooh, bu çok doğru" ifadesi, kendi içsel bilgeliğini ve gerçeği kabullenişini mühürlüyor. Bu, acı dolu bir yolculuğun sonunda elde edilen, güç veren bir farkındalık anı.
Gracie Abrams'ın "That's So True" şarkısı, ayrılığın sadece bir bitiş değil, aynı zamanda yoğun bir içsel yolculuk, kıyaslama, kıskançlık, öfke ve nihayetinde kendini bulma süreci olduğunu gösteren güçlü bir eser. Her bir dizesi, bu karmaşık duygusal manzarayı ustalıkla çiziyor ve dinleyiciye kendi deneyimleriyle bağ kurma fırsatı sunuyor.