SanatçıGöksel İpekçi

🎵 Göksel İpekçi – Bar Sözleri
Yeniden olabilir miyiz Tanrım
Bu işler karıştı
Olanlar çok aştı boyumu
Hatalar ve hep ona giden adımlar
Kuruldu iltifatlar
Kafamın içinde kuruldu ittifaklar
Devriliyo’ üstüme gözleri
Of, fena olacağız
Yanaşıyo’ istemiyo’ gitmemi
Demek burda kalacağız
Geriliyo’ ıslak teni yay gibi
Mmh, olacak olan
Biliyo’ ki kokusu ediyor beni zırdeli
İşliyo’ plan
Sokak köşesinde bi’ bar
Önünde kediler yatar
Senin benimle
Anlatılmayan hikayelerin var
Sokak köşesinde bi’ bar
Bu duvar bizi hatırlar
Senin benle
Anlatılmayan hikayelerin var
Sokak köşesinde bi’ bar
Önünde kediler yatar
Kediler yatar
Sokak köşesinde bi’ bar
Bu duvar bizi hatırlar
Hatırlar
Göksel İpekçi – Bar Şarkı Sözleri
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuGöksel İpekçi – Bar: Sessizliğin ve Tutkunun İzinde Bir Hikaye
Müzik, bazen en karmaşık duyguları birkaç dizeyle anlatma gücüne sahiptir. Göksel İpekçi’nin “Bar” şarkısı da tam olarak bunu başarıyor; içsel bir hesaplaşmanın, kaçınılmaz bir çekimin ve derinlerde saklı, anlatılmayan hikayelerin peşine düşüyor. Bu şarkı, dinleyicisini bir ilişkinin en kırılgan ve en tutkulu anlarına davet ediyor.
İçsel Çatışma ve Kaderin Kesişimi
Göksel İpekçi – Bar şarkı sözleri, daha ilk dizeden itibaren bir çaresizlik ve umut arayışıyla başlıyor. Anlatıcı, yaşananların ağırlığı altında ezildiğini, kontrolü kaybettiğini açıkça ifade ediyor:
“Yeniden olabilir miyiz Tanrım” sorusu, hem bir yakarış hem de geçmişteki güzel günlerin özlemini dile getiriyor. İlişkinin gelgitli doğası, “Bu işler karıştı / Olanlar çok aştı boyumu” dizeleriyle vurgulanırken, anlatıcının kendini olayların akışına bırakmışlığı hissediliyor. Yapılan hatalar ve bu hatalara rağmen hep aynı kişiye yönelen adımlar, bir bağımlılığı veya kaçınılmaz bir çekimi işaret ediyor. “Kafamın içinde kuruldu ittifaklar” ifadesi ise, zihinsel bir mücadelenin, belki de mantık ve duygu arasında gidip gelen bir iç savaşın metaforu. Anlatıcı, bu ilişkiye devam etme veya etmeme konusunda kendi içinde bir ikna çabası içinde.
Tutkunun Kaçınılmazlığı ve Teslimiyet
Göksel İpekçi – Bar şarkı sözlerinin bir sonraki bölümü, bu içsel çatışmanın dışa vurumu ve karşı konulmaz bir çekimin tasviridir. Fiziksel ve duygusal yoğunluk adeta sayfadan taşıyor:
“Devriliyo’ üstüme gözleri” dizesi, karşı tarafın bakışlarının yarattığı yoğun etkiyi, adeta bir büyülenmeyi anlatıyor. Bu bakışların ardından gelen “Of, fena olacağız” ifadesi, hem bir uyarı hem de bu durumun getireceği yoğun, belki de yıkıcı sonuçlara duyulan bir beklentiyi barındırıyor. “Yanaşıyo’ istemiyo’ gitmemi / Demek burda kalacağız” dizeleri, karşılıklı bir arzuyu ve ilişkinin kaçınılmaz bir noktaya geldiğini vurguluyor. Anlatıcı, bu çekime direnmenin boşuna olduğunu, bir tür kadere teslim olduğunu kabulleniyor. “Geriliyo’ ıslak teni yay gibi” metaforu, tensel arzunun ve tutkunun doruk noktasını, gerilimi ve patlamaya hazır enerjiyi çok güçlü bir şekilde ifade ediyor. Son olarak “Biliyo’ ki kokusu ediyor beni zırdeli / İşliyo’ plan” dizeleri, mantığın tamamen devre dışı kaldığı, ilkel içgüdülerin ve arzuların yönetimi ele geçirdiği bir anı betimliyor. Kokunun yarattığı bu “zırdelilik” hali, aşkın ve tutkunun insanı nasıl ele geçirebildiğinin çarpıcı bir örneği.
Bar: Anlatılmayan Hikayelerin Mekanı
Göksel İpekçi – Bar şarkı sözleri, bu yoğun duygusal gelgitlerin ardından, bir sığınak ve anıların mekanı olarak “bar” imgesine odaklanıyor. Şarkının nakaratı, ilişkinin derinliğini ve paylaşılan geçmişi özetliyor:
“Sokak köşesinde bi’ bar” ifadesi, sıradan bir mekanın nasıl özel bir anıt haline gelebileceğini gösteriyor. Bu bar, onların aşkının, kavgalarının, sessiz anlaşmalarının ve tüm yaşanmışlıklarının tanığı. “Önünde kediler yatar” detayı, bu yoğun insan dramasının yanında, hayatın olağan akışının ve dış dünyanın kayıtsızlığının huzurlu bir zıtlığını sunuyor. Ancak asıl vurucu kısım, “Senin benimle / Anlatılmayan hikayelerin var” dizeleri. Bu, ilişkinin sadece görünen yüzünden ibaret olmadığını, altında çok daha derin, sözcüklere dökülemeyen bir bağ ve geçmiş olduğunu anlatıyor. Bu hikayeler, belki de o barın duvarlarına sinmiş, sadece o iki kişi tarafından bilinen sırlardır. “Bu duvar bizi hatırlar” dizesi ise, mekanın adeta canlı bir varlık gibi onların anılarını koruduğunu, geçmişin izlerinin asla silinmediğini vurguluyor. Göksel İpekçi’nin “Bar” şarkısı, böylece sadece bir tutku hikayesi değil, aynı zamanda sessizliğin ve mekanın gücüyle örülü bir anı defteri niteliği taşıyor.