
🎵 Gökhan Namlı & Tekir – Vursunlar Roman Version Sözleri
Seni kurşuna dizmek varken
Adına kaç dize dizdim bilsen
Yoluna sermeye geldim güller
Ama o bahçeye girmiş eller
Aşk, tek hecelik ilişki
Doğruya erişemedin; yalana iliştin
Baş edemedik, itiştik
Ömrüme kefil olanım; kafama tetikmiş
Kaybolduğum gecelerde
Ya da güldüğüm resimlerde
Bulsunlar, seni bulsunlar
Hani kurduğum düşüm nerde?
Onu öptüğün köşelerde
Beni de vursunlar
Beni vursunlar
Bal gibi gülüşüme çatlarlar benim
Eski de düşmanım hayran şimdi
Anca da konuşun hep arkamdan
Kaliten nerde be markaysan?
Otur ağla be haline
Güldüm ahaline senin
Aklın gitti ya gördün de mahallede beni
Yol aldı bu çocuk yan sen derdine
Seni takmayışım zaten etti ya öyle bi deli
Kaybolduğum gecelerde
Ya da güldüğüm resimlerde
Bulsunlar, seni bulsunlar
Hani kurduğum düşüm nerde?
Onu öptüğün köşelerde
Beni de vursunlar
Beni vursunlar
Gökhan Namlı & Tekir – Vursunlar Şarkı Sözleri
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuAşkın İhaneti ve Kelimelerin Kalkanı
Şarkı, dinleyeni doğrudan bir iç hesaplaşmanın ortasına bırakıyor. Gökhan Namlı & Tekir, ilk dizelerde aşkın acımasız yüzünü gözler önüne seriyor: Buradaki “Seni kurşuna dizmek varken” ifadesi, duyulan öfkenin ve kırgınlığın ne denli büyük olduğunu gösteriyor. Ancak bu yıkıcı duygu, sanatçının kaleminde bir direnişe dönüşüyor; “Adına kaç dize dizdim bilsen” diyerek, intikam yerine sanata sığınmanın, acıyı kelimelerle yüceltmenin gücünü vurguluyor. Güllerle gelinen bir yola başkalarının girmesi ise, açıkça bir ihaneti, bir kalp hırsızlığını işaret ediyor. Bu, “Vursunlar Roman Version”ın ilk sarsıcı darbesi. “Aşk, tek hecelik ilişki” dizesi, aşkın bazen ne kadar basit ve yüzeysel algılandığını, oysa içinde barındırdığı karmaşayı ve yıkımı vurguluyor. “Doğruya erişemedin; yalana iliştin” ise, ilişkinin temelinde yatan güvensizliği ve aldatılmışlığı dile getiriyor. Gökhan Namlı & Tekir, burada aşkın sahteliğine, yalanlara tutunmuş bir ilişkiye isyan ediyor. Şarkının en çarpıcı imgelerinden biri olan “Ömrüme kefil olanım; kafama tetikmiş” dizesi, en güvendiği kişinin aslında en büyük tehlike olduğunu, hayatına kastettiğini metaforik bir dille anlatıyor.Kayıp Düşler ve İntikam Çağrısı
“Vursunlar Roman Version”ın nakaratı, kaybedilenlerin ve acının izini sürüyor: “Kaybolduğum gecelerde ya da güldüğüm resimlerde / Bulsunlar, seni bulsunlar” dizeleri, geçmişin her anında, hem hüzünlü hem de mutlu anılarda o kişinin izini arayan bir ruh halini yansıtıyor. Bu arayış, bir hesaplaşma arayışı. “Hani kurduğum düşüm nerde?” sorusu, yıkılan hayallerin, gerçekleşmeyen umutların bir ağıtı. Ve en keskin nokta: “Onu öptüğün köşelerde / Beni de vursunlar”. Bu ifade, sadece bir intikam çağrısı değil, aynı zamanda ihanetin yarattığı dayanılmaz acının, o köşelerde yok olmayı dilemek kadar derin bir çaresizliğin dışavurumu. Bu, Gökhan Namlı & Tekir’in kaleminden çıkan saf bir kırılganlık.Gururun Yükselişi ve Düşmanlara Meydan Okuma
Şarkının ilerleyen kısımları, önceki acı ve kırılganlığın yerini sert bir özgüvene ve meydan okumaya bırakıyor: “Bal gibi gülüşüme çatlarlar benim” dizesi, artık dış etkenlere karşı duran, kendine güvenen bir karakterin yükselişini müjdeliyor. “Eski de düşmanım hayran şimdi” ifadesi, geçmişteki düşmanlıkların bile başarı karşısında hayranlığa dönüştüğünü gösteren güçlü bir dönüşümün altını çiziyor. Gökhan Namlı & Tekir, dedikoduculara ve eleştirenlere “Anca da konuşun hep arkamdan” diyerek sırtını dönüyor. “Kaliten nerde be markaysan?” sorusu ise, sadece dış görünüşe veya isme takılıp kalanlara yönelik keskin bir eleştiri. Şarkının bu bölümü, terk eden kişiye yönelik bir zafer narasına dönüşüyor. “Otur ağla be haline / Güldüm ahaline senin” dizeleri, artık acı çekenin kendisi olmadığını, tam tersine eski sevgilinin pişmanlık içinde olduğunu gösteriyor. “Aklın gitti ya gördün de mahallede beni” ifadesi, eski sevgilinin geri dönüşüyle yaşadığı şoku ve pişmanlığı anlatırken, “Yol aldı bu çocuk yan sen derdine / Seni takmayışım zaten etti ya öyle bi deli” sözleri, artık umursamazlığın ve özgürlüğün zirvesine ulaşmış bir ruh halini betimliyor. “Vursunlar Roman Version”, burada acıdan beslenerek güçlenmenin ve geçmişi arkada bırakmanın destanını yazıyor.