SanatçıFundyy

🎵 Fundyy – Özledim Ulan Sözleri
Güneş batıyor bugün de yoksun ya,
Küstüm yarına.
Daha dün gibi gülüşün,
Burnumda tütüyor her zerren…
Şimdi başkası varmış koynunda,
Ahım boynuna!
Dostum kaldıysa kursun sofra
Ki ben yandım!
Özledim ulan özledim !
Gururum beni perişan etti diyemedim,
Fotoğrafına bakıp medet umdum,
Acım belki diner dedim…
Yarim şimdi ellerimden aktı gidiyor,
Aktı gidiyor, bahtım inliyor!
İçer miydim ben eskiden?
Yaktı gidiyor, yaktı gidiyor,
Ruhu duymuyor…
Gönlüme bir çivi çaktım kimse bilmiyor,
Astım seni duvarına, göğsüm ağrıyor.
Özledim ulan özledim !
Gururum beni perişan etti diyemedim,
Fotoğrafına bakıp medet umdum,
Acım belki diner dedim.
Özledim aman özledim!
Gururum beni perişan etti diyemedim,
Diyemedim, çok özledim diyemedim
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuFundyy – Özledim Ulan: Gururun Gölgesinde Bir Hasret Çığlığı
Her şarkı, içinde bir hikaye barındırır. Kimi zaman neşeli bir buluşmayı, kimi zaman acı bir ayrılığı fısıldar kulaklarımıza. Fundyy’nin “Özledim Ulan” şarkısı ise, gururun prangasına vurulmuş, dile getirilemeyen derin bir özlemin, adeta bir çığlığa dönüşmüş halini sunuyor bizlere. Bu şarkı, kaybedilen bir aşkın ardından yaşanan içsel fırtınayı, her mısrasında hissettiren güçlü bir eser.
Güneşin Batışıyla Gelen Hüzün ve Yarının İnkârı
Şarkı, dinleyiciyi doğrudan bir vedanın, bir yokluğun atmosferine çekiyor. Fundyy, ilk dizelerde yaşanan boşluğu şöyle dile getiriyor:
Güneşin batışı, günün sonu olduğu kadar, bir devrin, bir umudun da sonunu simgeler. Sevgilinin yokluğu, bu doğal döngüyü bile anlamsız kılıyor, öyle ki şair yarına bile küsüyor. Bu, sadece bugünün değil, geleceğin de o yoklukla birlikte karanlığa büründüğünün keskin bir ifadesi. Geçmişin canlılığı ise acıyı daha da derinleştiriyor:
Hatıralar o kadar taze ki, sanki dün yaşanmış gibi. Sevgilinin gülüşü, her bir zerresi, adeta bir tütüm gibi, varlığını yitirmesine rağmen benliğin her köşesine sinmiş durumda. Ancak bu romantik anılar, acı bir gerçekle yerini öfkeye bırakıyor:
Bu dize, özlemin sadece bir hasret olmadığını, aynı zamanda ihanet veya yerini başkasına bırakma hissinin verdiği derin bir yarayı da taşıdığını gösteriyor. Duygusal bir lanet, bir beddua niteliğindeki “Ahım boynuna!”, yaşanan hayal kırıklığının ve öfkenin şiddetini ortaya koyuyor. Çaresizlik öyle bir noktaya ulaşıyor ki, Fundyy adeta bir dost sofrasında derman arıyor:
Bu, acının katlanılmaz boyutlara ulaştığını, artık tek başına taşınamayacak kadar ağır olduğunu ve bir paylaşım arayışını simgeliyor. “Ben yandım!” ifadesi, duygusal olarak tamamen tükenmişliğin ve yıkımın net bir beyanı.
Gururun Esareti ve Dile Getirilemeyen Özlem
Fundyy’nin “Özledim Ulan” şarkısının kalbi, tekrar eden nakaratta atıyor. Burada, özlemin şiddeti ve bu özlemi ifade etmenin önündeki en büyük engel net bir şekilde ortaya konuluyor:
“Özledim ulan özledim!” haykırışı, bastırılmış, içten gelen bir feryat. Ancak bu feryadın hemen ardından gelen “Gururum beni perişan etti diyemedim” cümlesi, şarkının ana temasını oluşturuyor. Gurur, seveni acı içinde kıvrandıran, ancak sevgilisine olan özlemini itiraf etmesine izin vermeyen acımasız bir engel. Bu çaresizlik içinde, somut bir nesneye, bir fotoğrafa sığınmak, belki de ruhsal bir sükûnet bulma, acıyı dindirme umudu taşıyor. Bu, Fundyy’nin “Özledim Ulan” adlı eserindeki en dokunaklı anlardan biri.
Akıp Giden Zaman ve Gönle Çakılan Çivi
İkinci bölümde, kayıp ve dönüşüm temaları daha da derinleşiyor. Kaybedilen aşk, adeta avuçlardan kayıp giden bir su gibi tasvir ediliyor:
Bu metafor, kontrol edilemez bir kaybı ve kaderin acımasızlığını vurguluyor. Sevgilinin gidişiyle birlikte, şairin bahtı da adeta inliyor, bu da kaderin kendisine oynadığı kötü bir oyun olarak algılanıyor. Bu acıyla birlikte gelen değişim, Fundyy’nin yaşam alışkanlıklarına da yansıyor:
Bu dize, acının kişiyi ne denli değiştirdiğini, belki de daha önce yapmadığı şeyleri yapmaya ittiğini gösteriyor. “Yaktı gidiyor” ifadesi, hem aşkın yakıcılığını hem de belki de kişinin kendine zarar veren alışkanlıklara yönelişini anlatıyor. En acısı ise, bu büyük acının, giden sevgili tarafından hissedilmiyor oluşu; “Ruhu duymuyor” cümlesi, tek taraflı çekilen ızdırabın altını çiziyor.
Şarkının en vurucu ve edebi imgelerinden biri ise şu dizelerde gizli:
Bu, sevgiliyi kaybetmenin acısını, kalbinin en derinlerine, kimsenin göremeyeceği bir yere, adeta bir çiviyle sabitlemek gibi. Onu “duvarına asmak”, geçmişi bir resim gibi göz önünde tutmak ama dokunamamak, sadece uzaktan bakıp acı çekmek anlamına geliyor. “Göğsüm ağrıyor” ifadesi ise, bu duygusal yükün fiziksel bir yansıması, özlemin ve acının bedensel bir tezahürü olarak karşımıza çıkıyor. Fundyy’nin “Özledim Ulan” şarkısı, bu imgelerle dinleyicinin iç dünyasına güçlü bir köprü kuruyor.
Tekrarlanan Çığlık: Diyemedim, Çok Özledim Diyemedim
Şarkının son bölümü, ilk nakaratın tekrarı ve ardından gelen güçlendirilmiş bir finalle bitiyor:
“Aman” kelimesi, özlemin şiddetini ve çaresizliğini daha da artırıyor. Bu son tekrarlar, gururun insana yaşattığı en büyük acının, sevdiğine olan özlemini itiraf edememek olduğunu bir kez daha vurguluyor. “Diyemedim, çok özledim diyemedim” ifadesi, Fundyy’nin “Özledim Ulan” şarkısındaki ana mesajı mühürlüyor: gurur, bazen sevgiden bile daha güçlü bir esaret zinciri olabiliyor ve bu zincir, insanı derin bir pişmanlık ve sonsuz bir özlem içinde bırakabiliyor.