
🎵 Ferman Akgül – İstemem Söz Sevmeni Sözleri
Alacakaranlığın, varla yok arası
Zindandan hallice kibirli yalnızlığım
Yaş hala tutuşmuyor
Kederim hasret olmuyor
Zaman demir almıyor
Yeniliyor kızgınlığım
İlelebet aşk bu bendeki
Kör olası yaktı içimi
Ara sıra uğra kalbime
Oyunun içinde tut beni
Ziyadesiyle şerdeyim, gece gündüz oldu
Bir yalansa kefaretim, ödeyeli çok oldu
Hani zamandı tek çare
Devrildim şişelerce
Kabulüm mesafene
Bir gecelik olmak nedir öğret duymasın kimse
İlelebet aşk bu bendeki
Kör olası yaktı içimi
Ara sıra uğra kalbime
Oyunun içinde tut beni
İstemem söz sevmeni
Alacakaranlığım, varla yok arası
Zindandan hallice kibirli yalnızlığım
İlelebet aşk bu bendeki
Kör olası yaktı içimi
Ara sıra uğra kalbime
Oyunun içinde tut beni
Ziyadesiyle şerdeyim, gece gündüz oldu
Bir yalansa kefaretim, ödeyeli çok oldu
Hani zamandı tek çare
Devrildim şişelerce
Kabulum mesafene
Bir gecelik olmak nedir öğret duymasın kimse
İlelebet aşk bu bendeki
Kör olası yaktı içimi
Ara sıra uğra kalbime
Oyunun içinde tut beni
İlelebet aşk bu bendeki
Kör olası yaktı içimi
Ara sıra uğra kalbime
Oyunun içinde tut beni
İstemem söz sevmeni
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuFerman Akgül'ün "İstemem Söz Sevmeni" şarkısı, dinleyicisini varoluşsal bir boşluğun ve çelişkili duyguların ortasına bırakıyor. Bu şarkı, sadece bir aşk hikayesi anlatmakla kalmıyor, aynı zamanda modern insanın yalnızlığını, kabullenişini ve en derin arzularını da dile getiriyor. Gelin, Ferman Akgül'ün bu etkileyici eserinin sözlerindeki katmanlara birlikte inelim.
Alacakaranlıkta Kibirli Yalnızlık ve Durmuş Zaman
Şarkı, bizi doğrudan bir "alacakaranlığın, varla yok arası" bir ana taşıyor. Bu, belirsizliğin, arada kalmışlığın ve belki de bir dönüm noktasının ifadesi. Ne tam aydınlık ne tam karanlık; tıpkı şarkının anlatıcısının ruh hali gibi. Bu belirsizliğin içinde, "zindandan hallice kibirli yalnızlığım" dizesiyle çarpıcı bir imge sunuluyor. Yalnızlık, bir zindan kadar boğucu, ancak aynı zamanda "kibirli" bir edayla taşınıyor. Bu kibir, belki de acıya dayanma gücünden, belki de kendini bu duruma layık görmekten, hatta belki de bu yalnızlığı bir tür üstünlük olarak görmekten kaynaklanıyor olabilir. Ferman Akgül, burada yalnızlığı pasif bir durum olmaktan çıkarıp, ona bir karakter ve bir duruş kazandırıyor.
Bu dizeler, bir tür donmuşluk halini anlatıyor. "Yaş hala tutuşmuyor" ifadesi, umudun, yeni bir başlangıcın veya bir kıvılcımın yokluğunu vurguluyor. Keder, zamanla dönüşmesi beklenen bir duygu iken, burada "hasret olmuyor"; yani özleme, tatlı bir anıya dönüşemiyor, olduğu gibi acı verici kalıyor. "Zaman demir almıyor" ise, geminin limandan ayrılamaması gibi, hayatın veya ilişkinin bir türlü ilerleyememesi, olduğu yerde takılıp kalması anlamına geliyor. Bu durumun içinde, anlatıcının "kızgınlığım yeniliyor" demesi, belki de artık öfkelenmeye bile gücü kalmadığını, isyan etme enerjisinin tükendiğini gösteriyor. Ferman Akgül'ün "İstemem Söz Sevmeni" şarkısı, bu içsel durgunluğu çok katmanlı bir şekilde işliyor.
İlelebet Aşkın Yıkıcı Gücü ve Oyunun İçinde Kalma İsteği
Şarkının en can alıcı noktalarından biri burası. Anlatıcı, içindeki aşkın "ilelebet" yani sonsuz olduğunu dile getiriyor. Ancak bu aşk, "kör olası yaktı içimi" ifadesiyle yıkıcı ve acı verici bir nitelik kazanıyor. Sonsuz bir aşkın getirdiği bu yangınla baş edemeyen kişi, karşı taraftan büyük bir beklenti yerine, daha mütevazı ama derin bir talepte bulunuyor: "Ara sıra uğra kalbime / Oyunun içinde tut beni." Bu, gerçek bir bağlılıktan ziyade, varlığını hissettirme, unutulmama ve o "oyun" adı verilen ilişkinin bir parçası olarak kalma arzusunu yansıtıyor. Ve işte şarkıya adını veren o vurucu cümle: "İstemem söz sevmeni." Bu, boş ve anlamsız sevgi sözcüklerine duyulan bir isyan, gerçek bir bağlamda var olma arzusunun sözlü ifadelerin önüne geçmesidir. Ferman Akgül'ün "İstemem Söz Sevmeni" şarkısı, sözlerin gücünü değil, eylemlerin ve varlığın önemini vurguluyor.
Kefaret, Devrilen Şişeler ve Gizli Bir Gece Talebi
Anlatıcının "ziyadesiyle şerdeyim" demesi, içinde bulunduğu kötü durumun boyutunu gözler önüne seriyor; öyle ki, "gece gündüz oldu", zamanın ve gerçekliğin algısı kaybolmuş. Eğer ödediği bir "kefaret" varsa, bunun bir "yalan" için olduğu ve bu bedeli çoktan ödediği belirtiliyor. Bu yalan, belki de kendine söylediği, belki de ilişkiyi sürdürmek için söylediği bir yalan olabilir. "Hani zamandı tek çare" diyerek, zamanın iyileştirici gücüne olan inancını yitirdiğini ifade ediyor. Bu çaresizlik içinde "şişelerce devrildiğini" anlatması, alkole sığınmanın bir göstergesi. Tüm bu acılara rağmen, "kabulüm mesafene" diyerek karşı tarafın uzaklığını kabullendiğini, ancak yine de gizli ve kısa süreli bir yakınlık istediğini belirtiyor: "Bir gecelik olmak nedir öğret duymasın kimse." Bu, umutsuz bir ruhun, en azından anlık bir temasla varlığını hissetme ve belki de bu ilişkinin en dip noktasını deneyimleme arzusudur. "İstemem Söz Sevmeni" derin bir acının ve karmaşık bir beklentinin şarkı sözleri arasında yer alıyor.
Tekrarlanan Vurgular ve Duygusal Yoğunluk
Şarkının nakarat ve bazı bölümlerinin tekrarlanması, anlatıcının içinde bulunduğu durumu ne kadar derinden hissettiğini ve bu duyguların kısır döngüsünü vurguluyor. "İlelebet aşk bu bendeki" ve "İstemem söz sevmeni" gibi ana temalar, dinleyicinin zihnine kazınarak şarkının ana mesajını pekiştiriyor. Ferman Akgül, bu tekrarlarla duygunun yoğunluğunu artırıyor ve aşkın yıkıcı gücünü, kabullenişin acısını ve bir varlık mücadelesini dinleyiciye daha güçlü bir şekilde aktarıyor.
Bu şarkı, kelimelerin ötesinde bir varoluş arayışının, yalnızlığın ve içsel bir savaşın hikayesini fısıldıyor. "İstemem Söz Sevmeni", sadece bir melodi değil, aynı zamanda bir ruhun çığlığıdır.