
🎵 Ferhat Tunç – Bu Da Geçer Sözleri
Hazan oldum yâr yüzünü görmedim
Yağmurlarla yarıştırdım hüznümü
Pusulasız yönlere sır vermedim
Sis bulutu dağlar kesti önümü
Sis bulutu dağlar kesti önümü
Bu da geçer deme geçmiyor işte
Kan iklimler kanar mevsimlerimde
Solar bahçem rüzgâr alır gülümü
Yâr döşünde unuttum ah kendimi
Bu ayrılık değil ki aşk sürgünü
Bu ayrılık değil ki aşk sürgünü
Kan iklimler kanar mevsimlerimde
Solar bahçem rüzgâr alır gülümü
Yâr döşünde unuttum ah kendimi
Bu ayrılık değil ki aşk sürgünü
Bu ayrılık değil ki aşk sürgünü
Yollar geçsem izler seni söyler mi?
Heder eder bu dert yorgun gönlümü
Sarmayınca teselliler düşer mi?
Yıllar yılı yaraladım ömrümü
Yıllar yılı yaraladım ömrümü
Bu da geçer deme geçmiyor işte
Kan iklimler kanar mevsimlerimde
Solar bahçem rüzgâr alır gülümü
Yâr döşünde unuttum ah kendimi
Bu ayrılık değil ki aşk sürgünü
Bu ayrılık değil ki aşk sürgünü
Kan iklimler kanar mevsimlerimde
Solar bahçem rüzgâr alır gülümü
Yâr döşünde unuttum ah kendimi
Bu ayrılık değil ki aşk sürgünü
Bu ayrılık değil ki aşk sürgünü
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuMüzik, bazen en derin acılarımızın tercümanı olurken, bazen de umutsuzluğun fısıltılarını taşır. Ferhat Tunç'un yüreklere işleyen şarkısı "Bu Da Geçer", tam da bu ince çizgide bir gezintiye çıkarıyor bizi. Şarkının adının aksine, sözler "geçmeyen" bir acının, bitmeyen bir özlemin ve aşkın bir sürgün hali olduğunun altını çiziyor. Bu derin ve dokunaklı eseri, bir şarkı sözü yorumlayıcısı olarak birlikte mercek altına alalım.
Mevsimlerin Hüznü ve Yitirilen Yönler
Ferhat Tunç, şarkının ilk dizelerinde bizi hemen bir hüzün iklimine davet ediyor. Sanatçı, adeta sonbaharın sararan yapraklarıyla benliğini özdeşleştiriyor:
"Hazan oldum yâr yüzünü görmedim" dizesi, sevgiliden uzak kalmanın getirdiği bir solgunluğu, mevsimsel bir çöküşü anlatıyor. Kişinin kendi varlığını, sevgilinin yokluğunda sonbahara dönüşmüş hissetmesi, aşkın hayat verici gücünün yitirilişini vurgular. "Yağmurlarla yarıştırdım hüznümü" ifadesi ise, içsel acının dışsal bir doğa olayıyla kıyaslanacak kadar yoğun olduğunu gösterir; gözyaşları sanki gökyüzünün ağlayışıyla birleşir. Şarkının bu bölümünde geçen "Pusulasız yönlere sır vermedim" ve "Sis bulutu dağlar kesti önümü" dizeleri, kaybolmuşluk hissini ve engellerle dolu bir yolu resmeder. Yönünü yitirmiş bir ruh hali içinde, yine de içindeki sırrı koruma çabası ve aşılmaz görünen engeller ("sis bulutu dağlar") bu şarkının temel temasını oluşturan umutsuzluğu pekiştirir. Ferhat Tunç'un "Bu Da Geçer" şarkısı, dinleyicisini bu puslu manzaraya çekmekte gecikmiyor.
Geçmeyen Bir Acının Tekrarı: "Bu Da Geçer Deme Geçmiyor İşte"
Şarkının en can alıcı ve ismiyle tezat oluşturan kısmı, nakaratında karşımıza çıkar. Ferhat Tunç, burada acının kalıcılığını ve zamanın iyileştirici gücüne olan inancın yitirilişini dile getirir:
"Bu da geçer deme geçmiyor işte" ifadesi, teselli cümlelerinin boşluğunu, acının zamana direncini çarpıcı bir şekilde ortaya koyar. Bu, sadece bir serzeniş değil, aynı zamanda derin bir hayal kırıklığının da dışavurumudur. "Kan iklimler kanar mevsimlerimde" dizesi, yaşanan acının mevsimlere yayılan, kanayan bir yara gibi sürekli varlığını sürdüren boyutunu anlatır. Kişinin iç dünyası, artık kanayan bir coğrafyaya dönüşmüştür. "Solar bahçem rüzgâr alır gülümü" ile, iç dünyasındaki güzelliklerin, umutların ve neşenin rüzgârla savrulup gittiği, solup kuruduğu tasvir edilir. Ancak belki de en derin vuruş, "Yâr döşünde unuttum ah kendimi" dizesinde gizlidir. Bu, aşkın içinde kayboluşun, kendi benliğini sevgilinin varlığında eritmenin ve onun yokluğunda kendini yeniden bulamamanın çaresizliğini ifade eder. Ferhat Tunç'un bu şarkısında, ayrılığın ötesinde bir durum vardır: "Bu ayrılık değil ki aşk sürgünü." Ayrılık, belki bir sonu ifade ederken, sürgün ise bitmeyen bir gurbeti, sürekli bir özlemi ve geri dönüşü olmayan bir yolculuğu simgeler. Aşkın kendisi bir sürgün haline gelmiştir, kavuşma umudu olmadan yaşanan bir ayrılık.
Yollar ve Yılların Yaraları
Şarkının ilerleyen bölümlerinde, bu derin acının izleri ve zamanın getirdiği yıpranma daha da netleşir:
"Yollar geçsem izler seni söyler mi?" dizesi, gidilen her yerin, yaşanan her anın aslında sevgilinin izlerini taşıdığını ve ondan kopmanın imkansızlığını dile getirir. Geçilen yollar, sevgiliyi unutturmak yerine, onu daha da hatırlatan birer anıt gibidir. "Heder eder bu dert yorgun gönlümü" sözleri, bu derin derdin ruhu nasıl tükettiğini, gönlü nasıl yorduğunu anlatır. Artık yorgun düşmüş bir ruha sahibiz. "Sarmayınca teselliler düşer mi?" sorusu, tesellinin sadece yüzeysel kalacağını, asıl yaranın sarılmadıkça iyileşmeyeceğini vurgular. Ve son olarak, "Yıllar yılı yaraladım ömrümü" dizesi, bu aşk sürgününün sadece bir anlık bir acı olmadığını, yıllara yayılan, ömrün tümünü etkileyen derin bir yara olduğunu gözler önüne serer. Ferhat Tunç'un "Bu Da Geçer" şarkısı, zamanın her şeyi iyileştireceği inancına meydan okuyarak, bazı acıların ruhumuzda kalıcı izler bıraktığını ve hatta bizi dönüştürdüğünü anlatır.
Ferhat Tunç'un bu eseri, aşkın ve ayrılığın sadece fiziksel bir mesafe olmadığını, aynı zamanda ruhsal bir sürgün hali olduğunu, geçmeyen acıların ve yorgun düşen gönüllerin şarkısıdır. "Bu Da Geçer" sözleri, dinleyicisini bu derin hislerle baş başa bırakır, acının evrensel dilini ustalıkla konuşur.