Fatma Turgut – Güzel Bir Son Şarkı Sözleri ve Yorumları

🎤 Fatma Turgut 🕒 14 Ağu 2025
Fatma Turgut – Güzel Bir Son video

🎵 Fatma Turgut – Güzel Bir Son Sözleri

Kaldı mı bitmeyen sözün?
Yaksana canımı zaten üşütüyor
Senin sonsuz güzün
Kaldı mı denenmeyen çözüm?
İstemem artık kül olmuş hayallerim
Olsun yükün

Battı bak güneş
Doğmaz bir daha bizim için
Artık çok geç
Yetmedi gücüm
İçimde hep hüzün
Bir kıyamet kopsun bizi bitirecek

Biliyorsun ne haldeyim
Güzel bir son yaz da öleyim
Kokun bu evden çıktığında
Zaten kendimi gömmeliydim

Editörün Şarkı Sözü Yorumu

✍️ Editör Yorumu

Fatma Turgut’un “Güzel Bir Son” Şarkısı: Vedanın Estetiği ve Tükenişin Şiiri

Her şarkı, içinde bir hikaye, bir duygu fırtınası barındırır. Ancak bazı şarkılar vardır ki, dinleyicinin ruhunda derin izler bırakır, adeta bir yara gibi sızlar. Fatma Turgut’un güçlü yorumuyla hayat bulan “Güzel Bir Son” da işte tam olarak böyle bir eser. Bu şarkının sözleri, bitmek bilmeyen bir tükenişin, çaresiz bir vedanın ve acıyla harmanlanmış bir kabullenişin destanını fısıldıyor.

Bitmeyen Sözler ve Küllerden Doğan Yükler

Şarkı, dinleyiciyi doğrudan bir sorgulamanın ortasına bırakıyor:

Kaldı mı bitmeyen sözün?Yaksana canımı zaten üşütüyorSenin sonsuz güzün
Kaldı mı denenmeyen çözüm?İstemem artık kül olmuş hayallerimOlsun yükün

Bu dizeler, tükenmişliğin ilk işaretlerini veriyor. “Kaldı mı bitmeyen sözün?” sorusu, ilişkinin ya da durumun tüm boyutlarının konuşulduğunu, tartışıldığını, artık söylenecek yeni bir şey kalmadığını ima eder. Öyle ki, bu bitmeyen sözler bile bir soğukluk yaratmıştır. Ardından gelen “Yaksana canımı zaten üşütüyor Senin sonsuz güzün” ifadesi, muhatabın varlığının, hatta belki de ruhunun, şarkının kahramanı üzerinde yarattığı derin ve sürekli bir soğukluğu dile getirir. Burada “sonsuz güzün”, bitmeyen bir hüzün mevsimini, sürekli bir donukluğu ve umutsuzluğu sembolize eder. Bu soğukluk o kadar derindir ki, kahraman “yakma” gibi radikal bir istekle, bu acının sona ermesini, belki de daha keskin bir acıyla son bulmasını diler. Fatma Turgut’un “Güzel Bir Son” şarkısındaki bu keskin başlangıç, dinleyiciyi hemen hikayenin kalbine çekiyor.

“Kaldı mı denenmeyen çözüm?” sorusu ise, ilişkinin kurtarılması için tüm yolların denendiğini, her kapının çalındığını ancak bir sonuç alınamadığını gözler önüne serer. Artık çözüm arayışından vazgeçilmiştir. “İstemem artık kül olmuş hayallerim Olsun yükün” derken, kahraman sadece vazgeçmekle kalmaz, aynı zamanda parçalanmış, yanıp kül olmuş tüm hayallerinin yükünü, bu durumun sorumluluğunu muhatabına yükler. Bu, bir sitemden çok, bir kabulleniş ve bir bırakışın ifadesidir; kendi sırtındaki yükü atıp, sorumluluğu diğerine devretme isteği.

Batan Güneş ve Kıyamet Arzusu

Şarkının nakaratı, geri dönüşü olmayan bir sona işaret eder:

Battı bak güneşDoğmaz bir daha bizim içinArtık çok geçYetmedi gücümİçimde hep hüzünBir kıyamet kopsun bizi bitirecek

“Battı bak güneş” metaforu, bir ilişkinin ya da dönemin kesin ve geri dönülmez sonunu simgeler. Güneşin batışı, aynı zamanda bir günün bitişi, karanlığın başlangıcıdır. Ancak burada bu batış sıradan değildir; “Doğmaz bir daha bizim için” ifadesi, bu ilişkinin artık hiçbir zaman yeni bir başlangıca, yeni bir umuda gebe olmayacağını kesin bir dille belirtir. “Artık çok geç” cümlesi, pişmanlıkların, çabaların ve umutların tükendiği noktayı işaret eder. Fatma Turgut’un “Güzel Bir Son” şarkısındaki bu kısım, dinleyiciye derin bir çaresizlik hissi aşılıyor.

“Yetmedi gücüm İçimde hep hüzün” dizeleri, kahramanın duygusal ve fiziksel olarak tükenmişliğini, bu ilişkinin ağırlığını taşıyamaz hale geldiğini anlatır. Hüzün, artık geçici bir duygu değil, içselleşmiş, sürekli bir varoluş biçimidir. Bu tükenmişlik ve sürekli hüzün hali, kahramanı öyle bir noktaya getirir ki, “Bir kıyamet kopsun bizi bitirecek” dileğiyle, bu acı veren bekleyişin, bu yarım kalmışlığın büyük, dramatik ve kesin bir sonla bitmesini ister. Bir kıyamet, her şeyi silip süpürecek, yeni bir başlangıca yer açacak, ama öncesinde her şeyi yok edecek bir felakettir. Bu, yavaş yavaş solmaktan ziyade, tek ve keskin bir darbeyle her şeyin bitmesi arzusudur.

Ölüm İsteği ve Gömülme Arzusu

Şarkının son kısmı, “Güzel Bir Son” adının ardındaki derin acıyı ortaya koyar:

Biliyorsun ne haldeyimGüzel bir son yaz da öleyimKokun bu evden çıktığındaZaten kendimi gömmeliydim

“Biliyorsun ne haldeyim” cümlesi, muhatapla paylaşılan derin bir acı bilgisini ve bu acının artık saklanamaz olduğunu gösterir. Kahraman, bu bitmek bilmeyen ıstıraptan kurtulmak için muhatabından “Güzel bir son yaz da öleyim” diye bir ricada bulunur. Buradaki “ölmek”, fiziksel bir ölümden ziyade, bu ilişkinin getirdiği kimliğin, duygunun, varoluşun son bulması arzusudur. Belki de bu, acıdan kurtulmanın tek yolu olarak görülen, estetik bir bitiş, onurlu bir vedadır. Fatma Turgut’un bu şarkı sözleriyle ifade ettiği “Güzel Bir Son”, aslında son derece acı bir bitişin, ama en azından bir “son” olmasının dileğidir.

Şarkının en can alıcı dizelerinden biri de “Kokun bu evden çıktığında Zaten kendimi gömmeliydim” oluyor. Koku, bir insanın varlığının en kalıcı ve en kişisel izlerinden biridir. Muhatabın kokusunun evden çıkması, onun fiziksel varlığının ve hatırasının tamamen silinmesi anlamına gelir. Kahraman, bu anın aslında kendi varoluşunun da sonu olması gerektiğini, bu vedayı çoktan kabullenmiş olması gerektiğini, ancak bir şekilde geciktiğini itiraf eder. Bu, derin bir pişmanlık ve kaçırılmış bir fırsatın hüznüdür; kendini gömmek, artık bu ilişkinin bir parçası olarak var olmamak, yeni bir hayata başlamak değil, tam aksine bu ilişkinin içinde ölüp gitmektir. “Fatma Turgut – Güzel Bir Son” şarkısı, bu sözlerle vedanın, kabullenişin ve tükenişin en trajik ama bir o kadar da estetik hallerinden birini sunuyor.

🎵 Fatma Turgut Diğer Şarkı Sözleri