SanatçıFatih Zirek

🎵 Fatih Zirek – Ya İlahi Senden Bir Dileğim Var Sözleri
Ya ilahi senden bir dileğim var
Kapından sürüp de dara düşürme
Ağlıyor kulların alnı secdede
Affını ver ya Rab dara düşürme
Cemalin nurudur aşığın canı
Âşık feda etmiş ezelde kanı
Ey bu gönül mülkünde ruhun sultanı
Aşkından başka bir dara düşürme
Sensin bendeki ben ben gibi duran
Sinemin özünde taçsız oturan
Ey gönlümü yakan kalbime konan
Beni senden uzaklara düşürme
Kullar neler çekmiş nefsin elinden
Kurtulmalı evvel ahir dilinden
Emin eyle Ya Rab nefsin şerrinden
Kendini bilmeyen hale düşürme
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuBugün, ruhumuza dokunan, derin bir maneviyatı işleyen bir eseri ele alıyoruz: Fatih Zirek’in “Ya İlahi Senden Bir Dileğim Var” adlı ilahisi. Bu eser, sadece bir şarkı değil, aynı zamanda insanın acizliğini, umudunu ve Yaradan’a olan sınırsız bağlılığını dile getiren bir dua, bir niyaz. Sözlerin her bir dizesi, dinleyeni kendi iç dünyasında bir yolculuğa çıkarıyor, varoluşsal sorgulamalara ve teslimiyete davet ediyor.
İlahi Huzurda Bir Dilek: Dara Düşürme Niyazı
Şarkının açılış dizeleri, doğrudan bir yakarışla başlıyor ve insanın en temel korkularından birini dile getiriyor: zorluklara düşme endişesi.
Burada “Fatih Zirek – Ya İlahi Senden Bir Dileğim Var” şarkısı, ilahi makamda bir dilekçe sunar gibi. “Kapından sürüp de dara düşürme” ifadesi, Allah’ın rahmet kapısından uzaklaştırılma, çaresizliğe itilme korkusunu gözler önüne seriyor. Bu, sadece maddi bir darlık değil, aynı zamanda manevi bir yalnızlık ve terk edilmişlik hissiyatıdır. Secdede ağlayan kulların tasviri, teslimiyetin ve pişmanlığın en yoğun anını simgeliyor. İnsan, acizliğini idrak edip alnını yere koyduğunda, tüm benliğiyle af ve merhamet dilenir. Bu dizeler, ilahi affın, kulların en büyük sığınağı olduğunu ve bu sığınaktan mahrum kalmanın en büyük “dara düşme” hali olduğunu vurguluyor.
Aşkın Yüceliği ve Ruhtaki Sultan
İlahinin ikinci kıtası, tasavvufi aşkın derinliklerine iniyor ve ilahi güzelliğin aşık üzerindeki etkisini anlatıyor.
“Cemalin nurudur aşığın canı” derken, ilahi güzelliğin (Cemal) aşığın varoluş sebebi, ruhunun özü olduğu ifade ediliyor. Bu, tasavvufta ilahi aşkın merkeziliği demektir. “Âşık feda etmiş ezelde kanı” dizesi, aşığın bu yolda her türlü fedakarlığı, hatta canını bile feda etmeye hazır olduğunu, bu adanmışlığın kökeninin yaratılış öncesine dayandığını anlatır. “Ey bu gönül mülkünde ruhun sultanı” ifadesi, Allah’ın sadece dış âlemin değil, aynı zamanda insanın iç dünyasının, gönlünün ve ruhunun da mutlak hükümdarı olduğunu belirtir. Ve yine bir niyazla sona eriyor kıta: “Aşkından başka bir dara düşürme.” Bu, ilk kıtadaki genel “dara düşürme” dileğini manevi bir boyuta taşıyor; ilahi aşktan mahrum kalmanın, en büyük darlık olduğunu vurguluyor. Fatih Zirek’in bu ilahisi, aşkın bir lütuf, ondan mahrum kalmanın ise gerçek bir yoksunluk olduğunu hissettiriyor.
İlahi Varlık ve Benliğin Sırrı
Şarkının üçüncü bölümü, ilahi varlığın insanın içinde tecelli edişini, mistik bir dille açıklıyor.
“Sensin bendeki ben ben gibi duran” dizesi, tasavvuftaki vahdet-i vücut anlayışının bir yansıması olarak okunabilir; yani var olan her şeyde O’nun tecellisi, insanın kendi benliğinde bile ilahi bir iz taşıdığı fikri. “Sinemin özünde taçsız oturan” ise, ilahi varlığın insanın en derinlerinde, taçsız bir sultan gibi hüküm sürdüğünü, gösterişsiz ama mutlak bir güçle var olduğunu anlatır. Gönlü yakan ve kalbe konan bu ilahi aşk, kul için vazgeçilmezdir. Bu yüzden, “Beni senden uzaklara düşürme” dileği, fiziki bir ayrılıktan ziyade, ruhsal bir kopuşun, gafletin ve unutuşun korkusunu ifade eder. Fatih Zirek bu sözlerle, Yaradan’a olan mesafenin en büyük azap olduğunu dile getiriyor.
Nefsin Şerrinden Korunma ve Kendini Bilme
Son kıta, insanın içsel mücadelesine, nefisle olan savaşına odaklanıyor.
“Kullar neler çekmiş nefsin elinden” cümlesi, insanlığın ortak tecrübesini, nefsin bitmek bilmeyen arzuları ve yanıltıcı fısıltılarıyla verdiği mücadeleyi özetliyor. Nefsin “dilinden kurtulmak”, onun ayartmalarına ve vesveselerine karşı durabilmek anlamına gelir. “Emin eyle Ya Rab nefsin şerrinden” yakarışı, bu zorlu mücadelede ilahi yardıma duyulan ihtiyacı vurgular. Şarkının en çarpıcı mesajlarından biri ise “Kendini bilmeyen hale düşürme” dizesidir. Bu, hem tasavvufun temel prensibi olan “kendini bilen Rabbini bilir” düsturuna gönderme yapar hem de gafletten, bilinçsizlikten ve hakikatten uzaklaşmaktan duyulan derin korkuyu ifade eder. Fatih Zirek’in “Ya İlahi Senden Bir Dileğim Var” ilahisi, insanın kendini bilme yolculuğunda ilahi rehberliğin ne denli önemli olduğunu hatırlatan güçlü bir çağrıdır. Bu sözler, dinleyeni sadece bir melodiye değil, aynı zamanda ruhsal bir arınma ve farkındalık yolculuğuna davet ediyor.