
🎵 Eypio – Mülteci Sözleri
Sınırda bi duvardın ben de mülteci gibi
Görüp de aşamadım seni
Dikenli tellerin var kesiyor her yerimi
Ben ondan aşamadım seni
Canınla oyna kumar ölmeden gözlerini
Demek ki yaşamadım seni
Ben ölmek istemezdim tutmadan ellerini
Gelip de bi gömseydin beni
Greenpeace gibiyim yeşille başladım
Çalıştım konfeksiyon kot da taşladım
Votkayla Rusya'da makarna haşladım
Benim kızım baba dediğinde otuzdu yaşlarım
Yirmi küsürlerinde çatıktı kaşlarım
On beşinde hep nasırla dol avuçlarım
Hayat dediğin filmi oğlum hep karışladım
S*kenler hep tanışlarım bu rapler haykırışlarım
Sınırda bi duvardın ben de mülteci gibi
Görüp de aşamadım seni
Dikenli tellerin var kesiyor her yerimi
Ben ondan aşamadım seni
Canınla oyna kumar ölmeden gözlerini
Demek ki yaşamadım seni
Ben ölmek istemezdim tutmadan ellerini
Gelip de bi gömseydin beni
Meyveydim dala küstüm
Kervanı yolda düzdüm
Belli ki yollar küskün
Sınırda bi duvardın ben de mülteci gibi
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuEypio’nun “Mülteci” Şarkısı: Aşılmaz Duvarlar ve Hayatın Dikenli Telleri
Eypio’nun “Mülteci” şarkısı, dinleyiciyi derin bir iç yolculuğa çıkaran, metaforlarla örülü, isyan ve kabullenişin iç içe geçtiği bir eser. Şarkı, aşkın, hayatın ve aidiyet arayışının zorlu yollarını, bir mültecinin gözünden, çarpıcı imgelerle anlatıyor. Eypio, bu şarkısında sadece bir aşk hikayesini değil, aynı zamanda hayatta kalma mücadelesini ve kırık umutları da dile getiriyor.
Bir Duvarın Gölgesinde Mülteci Olmak
Şarkının kalbinde yer alan ve defalarca tekrarlanan nakarat, şarkının ana temasını oluşturuyor:
Bu dizeler, ulaşılmaz bir arzu nesnesini, bir “duvar” olarak tasvir ediyor. Şarkının öznesi, bu duvarın karşısında çaresiz bir “mülteci” gibi. Burada “mülteci” kelimesi, sadece fiziki bir sınırı aşamayan kişiyi değil, aynı zamanda duygusal olarak da dışlanmış, ait olamayan, istediğine kavuşamayan bir ruh halini temsil ediyor. Sevilen kişi, sadece bir engel değil, aynı zamanda “dikenli teller”le çevrili, yaklaşanı yaralayan bir varlık. Bu, aşkın veya arzunun getirdiği acıyı, vazgeçişi ve imkansızlığı çok güçlü bir şekilde ifade ediyor. Eypio, bu imgeyle, sevgiye ulaşma çabasının ne denli yıpratıcı olabileceğini gözler önüne seriyor.
Yaşanmamış Bir Hayatın Yansımaları
Eypio, “Mülteci” şarkısında, ulaşılamayan arzunun yol açtığı derin pişmanlık ve eksiklik hissini de çarpıcı dizelerle işliyor:
“Canınla oyna kumar ölmeden gözlerini” ifadesi, hayatın bir kumar olduğunu ve bazen en değerli şeylerin bile göz göre göre kaybedildiğini anlatıyor. “Demek ki yaşamadım seni” ise, sevilenle gerçek bir bağ kurulamamasının, onunla dolu dolu bir hayat yaşanamamasının acı itirafıdır. Bu, sadece bir ilişkiyi değil, belki de bir yaşam biçimini, bir hayali yaşayamamanın hüznünü taşıyor. “Ben ölmek istemezdim tutmadan ellerini / Gelip de bi gömseydin beni” dizeleri, ölmeden önce son bir dokunuş, son bir tanınma arzusunu dile getiriyor. Sevilenin ellerini tutamadan ölme düşüncesi, bu aşkın ne denli hayati olduğunu gösterirken, “gelip de bi gömseydin beni” ifadesi, trajik bir son isteğiyle dahi olsa, bir tür kabul ve vedayı arzuluyor.
Hayatın Acımasız Yolculuğu ve İsyan
Şarkının ikinci bölümü, Eypio’nun kişisel mücadelesine ve hayata karşı duruşuna odaklanıyor, “Mülteci” temasını daha geniş bir bağlamda ele alıyor:
“Greenpeace gibiyim yeşille başladım” dizesi, belki de masumiyetle, umutla başlayan bir hayatı ima ediyor. Ancak bu umut, kısa sürede ağır bir gerçekliğe dönüşüyor: “Çalıştım konfeksiyon kot da taşladım”, “Votkayla Rusya’da makarna haşladım” gibi ifadeler, zorlu çalışma koşullarını, hayatta kalma mücadelesini ve yerleşik düzenden uzak, göçebe bir hayatı anlatıyor. Bu, kelimenin tam anlamıyla bir “mülteci” gibi, hayatta kendine yer bulmaya çalışan, sürekli mücadele eden bir bireyin portresi. Erken gelen sorumluluklar (“Benim kızım baba dediğinde otuzdu yaşlarım”), genç yaşta çekilen sıkıntılar (“Yirmi küsürlerinde çatıktı kaşlarım / On beşinde hep nasırla dol avuçlarım”) ve hayatın getirdiği karmaşa (“Hayat dediğin filmi oğlum hep karışladım”) bu mücadelenin derinliğini gösteriyor. “S*kenler hep tanışlarım bu rapler haykırışlarım” dizesi ise, en acı darbelerin tanıdık çevrelerden geldiğini ve Eypio’nun “Mülteci” gibi şarkılarının, tüm bu acılara karşı bir çığlık, bir isyan olduğunu vurguluyor.
Yolların Küskünlüğü ve Sonu Gelmez Mültecilik
Şarkının sonlarına doğru Eypio, “Mülteci” temasına yeni bir boyut katıyor:
“Meyveydim dala küstüm”, köklerinden kopuşu, ait olduğu yerden uzaklaşmayı veya uzaklaşmak zorunda kalmayı anlatıyor. Bu, bir tür aidiyetsizlik ve yalnızlık hissini pekiştiriyor. “Kervanı yolda düzdüm” ifadesi, hayatın getirdiği zorluklara rağmen yola devam etme, her şeyi yolda öğrenme ve adapte olma çabasını gösteriyor. Ancak “Belli ki yollar küskün” dizesi, bu çabaların bile yeterli olmadığını, hayatın kendisinin bile zaman zaman insana sırt çevirdiğini düşündürüyor. Bu, Eypio’nun “Mülteci” şarkısında anlattığı sadece bir aşk hikayesi değil, aynı zamanda hayata karşı verilen bitmek bilmeyen bir mücadelenin de özeti. Sonunda yine o “sınırda bi duvardın ben de mülteci gibi” dizesiyle kapanış, bu mücadelenin ve ulaşılamayan arzunun döngüsel ve kalıcı olduğunu hatırlatıyor.