Evdeki Saat – Uzunlar (V1) Şarkı Sözleri ve Yorumları

🎤 Evdeki Saat 🕒 19 Kas 2025
Evdeki Saat – Uzunlar (V1) video

🎵 Evdeki Saat – Uzunlar (V1) Sözleri

Ben köşeliydim, hayat dedi "Düz olana yanaşırım"
Neydi bu, neydi bu?
"Tamam" dedim, "Al ama ver bana mutluluğu, barışalım"
Oldu mu, oldu mu?

Uykusunda her biri
Yorma sakın kendini
Anlatıp derdimizi onlara

Sen, ben, bi'kaç kişi
Bırakmışız bütün işi
Vurmuşuz kendimizi yollara

Uzunlar yanıyo' arabamızda
Bu ışık hepimize fazla, geceyi böler
Bilmem ne olabilir aramızda
Bu ışık ikimize fazla, arayı bozar

Denizde açıldım, hayat dedi "Dön geriye, bozuşuruz"
Neydi bu, neydi bu?
Tamam, boğulursam haber veririm, o zaman konuşuruz
Oldu mu, oldu mu?

Uykusunda her biri
Yorma sakın kendini
Anlatıp derdimizi onlara

Sen, ben, bi'kaç kişi
Bırakmışız bütün işi
Vurmuşuz kendimizi yollara

Uzunlar yanıyo' arabamızda
Bu ışık hepimize fazla, geceyi böler
Bilmem ne olabilir aramızda
Bu ışık ikimize fazla, arayı bozar

Editörün Şarkı Sözü Yorumu

✍️ Editör Yorumu

Evdeki Saat’in “Uzunlar (V1)” Şarkı Sözleri: Hayatın Köşeli Gerçekleriyle Yüzleşmek

Müzik bazen bir yolculuktur, bazen de bir kaçış. Evdeki Saat’in “Uzunlar (V1)” şarkısı, dinleyicisini tam da bu ikisinin kesiştiği bir noktaya, hayatın dayattığı kalıplar ile bireyin özgürlük arayışı arasındaki gerilimli alana taşıyor. Bu şarkı, modern insanın iç hesaplaşmalarını, kabullenişlerini ve isyanlarını naif ama derinden işleyen sözleriyle dikkat çekiyor.

Hayatın Dayattığı “Düzlük” ve Bireysel “Köşelilik”

Şarkı, dinleyiciyi hemen bir iç çatışmanın ortasına bırakıyor:

Ben köşeliydim, hayat dedi “Düz olana yanaşırım”
Neydi bu, neydi bu?
“Tamam” dedim, “Al ama ver bana mutluluğu, barışalım”
Oldu mu, oldu mu?

Buradaki “köşeli” olmak, bireyin kendine has duruşunu, farklılığını, belki de uyumsuzluğunu simgeliyor. Hayat ise, “düz olana yanaşırım” diyerek bir nevi konformite, standartlaşma veya kolay yolu dayatıyor. Bu, çoğumuzun deneyimlediği bir durum; sistemin, toplumun ya da koşulların bizi kendi kalıplarına sokma çabası. Şarkıdaki “Neydi bu, neydi bu?” sorgulaması, bu dayatmanın yarattığı şaşkınlığı ve anlamlandırma çabasını ortaya koyuyor. Ardından gelen “Tamam” dedim, “Al ama ver bana mutluluğu, barışalım” ifadesi ise bir kabullenişi, ama bu kabullenişin bedelini mutlulukla ödetme pazarlığını içeriyor. Birey, kendi köşelerinden vazgeçmenin karşılığında bir huzur ve barış beklentisi içinde. Ancak sondaki “Oldu mu, oldu mu?” sorusu, bu barışın ve mutluluğun gerçekten elde edilip edilmediğine dair derin bir şüpheyi fısıldıyor. Evdeki Saat, bu dizelerde bireyin varoluşsal sorgulamasını çok katmanlı bir şekilde ele alıyor.

Yollara Vurulan Birkaç Kişilik Kaçış

Şarkının ilerleyen bölümlerinde, bu içsel çatışmanın dışa vurumu ve bir kaçış arayışı belirginleşiyor:

Uykusunda her biri
Yorma sakın kendini
Anlatıp derdimizi onlara

Bu dizeler, bireyin yalnızlığını ve çevresindekilerin duyarsızlığını vurguluyor. “Uykusunda her biri” ifadesi, başkalarının kendi dünyalarına gömülü olduğunu, bireyin dertlerini anlamaktan veya paylaşmaktan uzak olduğunu işaret ediyor. Bu durum, dertleri başkalarına anlatmanın boşuna bir çaba olduğunu gösteren bir kabullenişe yol açıyor. Evdeki Saat’in “Uzunlar (V1)” şarkısındaki bu yalnızlık hissi, ardından gelen dizelerle bir dayanışma arayışına evriliyor:

Sen, ben, bi’kaç kişi
Bırakmışız bütün işi
Vurmuşuz kendimizi yollara

İşte burada, bireysel yalnızlık yerini küçük bir topluluğa, ortak bir kaçışa bırakıyor. “Sen, ben, bi’kaç kişi” ifadesi, benzer hisleri taşıyan, sistemin dayattığı “işi” (sorumlulukları, beklentileri, rutini) bir kenara bırakıp ortak bir özgürlük arayışına çıkan bir grubun portresini çiziyor. “Vurmuşuz kendimizi yollara” ise sadece fiziksel bir yolculuk değil, aynı zamanda hayattan, sorumluluklardan ve belki de kendilerinden bir kaçışın sembolü. Bu, Evdeki Saat’in müziğinde sıkça rastladığımız, gençliğin ve aidiyet arayışının bir yansıması.

“Uzunlar”ın Yakıcı Gerçeği ve İlişkilerin Kırılganlığı

Şarkının adını da taşıyan nakarat, bu kaçışın ve yolculuğun kalbindeki gerilimi ortaya koyuyor:

Uzunlar yanıyo’ arabamızda
Bu ışık hepimize fazla, geceyi böler
Bilmem ne olabilir aramızda
Bu ışık ikimize fazla, arayı bozar

“Uzunlar yanıyo’ arabamızda” dizesi, arabanın uzun farlarının açılmasını ifade ediyor. Bu, sadece yolu aydınlatan fiziksel bir ışık değil, aynı zamanda metaforik olarak yoğun bir farkındalık, keskin bir gerçeklik veya belki de yüzleşilmesi gereken bir durumun sembolü. Bu ışık, “hepimize fazla, geceyi böler” diyerek, kaçışın getirdiği o huzurlu karanlığı, belirsizliği parçalıyor. Gerçekler, sorumluluklar veya ilişkilerin karmaşıklığı bu “ışık” ile görünür hale geliyor ve bu durum, grubun rahatlığını bozuyor.

Evdeki Saat’in “Uzunlar (V1)” şarkısındaki bu nakarat, özellikle “Bu ışık ikimize fazla, arayı bozar” dizesiyle derinleşiyor. Bu, grup içindeki daha özel, ikili ilişkilerin bu yoğunluk ve gerçeklik karşısında ne kadar kırılgan olduğunu gösteriyor. Ortak bir kaçış ve dayanışma içinde olsalar da, “uzunlar”ın aydınlattığı gerçekler, yakın ilişkilerde çatlaklara yol açabiliyor. Bu ışık, belki de bireysel farklılıkları, beklentileri veya çözülmemiş sorunları gün yüzüne çıkararak, “arayı bozma” potansiyeli taşıyor.

Denizdeki Açılım ve Hayatın İpleri

Şarkı, ilk bölümde hayatla yapılan pazarlığa benzer bir temayla devam ediyor:

Denizde açıldım, hayat dedi “Dön geriye, bozuşuruz”
Neydi bu, neydi bu?
Tamam, boğulursam haber veririm, o zaman konuşuruz
Oldu mu, oldu mu?

“Denizde açılmak”, bilinmeyene doğru yelken açmak, risk almak, sınırları zorlamak anlamına geliyor. Ancak hayat yine müdahale ediyor ve “Dön geriye, bozuşuruz” diyerek bireyin özgürlük arayışına bir kez daha ket vuruyor. Bu, hayatın kontrolcü doğasını ve bireyin her adımında karşılaştığı engelleri temsil ediyor. “Neydi bu, neydi bu?” sorusu, önceki bölümde olduğu gibi, bu kısıtlamaların anlamsızlığına duyulan isyanı yansıtıyor. Ancak bu kez cevap daha meydan okuyucu:

“Tamam, boğulursam haber veririm, o zaman konuşuruz” dizesi, bir önceki “barışalım” teklifinden çok daha sert bir duruş sergiliyor. Birey, hayatın tehditlerine karşı daha dirençli, hatta umursamaz bir tavır takınıyor. Bu, “ben sonuna kadar giderim, bedeli ne olursa olsun” demenin bir başka yolu. Sadece en uç noktada, yani “boğulma” tehlikesi baş gösterdiğinde, hayatla yeniden bir diyalog kurmayı düşüneceğini belirtiyor. Sondaki “Oldu mu, oldu mu?” ise, bu meydan okumanın bir teyidi, bir “gördün mü, ben ciddiyim” ifadesi olarak okunabilir. Evdeki Saat’in “Uzunlar (V1)” şarkı sözleri, bu döngüsel çatışmayı ve bireyin bu çatışma içindeki evrimini başarılı bir şekilde aktarıyor.

Evdeki Saat’in “Uzunlar (V1)” şarkısı, bireyin hayatın dayatmaları karşısındaki duruşunu, özgürlük arayışını, bu arayıştaki yalnızlığını ve dayanışma ihtiyacını, son olarak da kaçışın getirdiği gerçeklerle yüzleşmeyi anlatan derinlikli bir metin sunuyor. Şarkı, dinleyicisine hem kendi iç dünyasına dönüp bakma hem de yollara vurulup “uzunlar”ın aydınlattığı gerçeklerle yüzleşme cesaretini aşılıyor.

🎵 Evdeki Saat Diğer Şarkı Sözleri