Esat Bargun – Yolculuk Şarkı Sözleri ve Yorumları

🎤 Esat Bargun 🕒 08 Eki 2025
Esat Bargun – Yolculuk video

🎵 Esat Bargun – Yolculuk Sözleri

Kırık kanatlı bir kuşun umudu var belimde
Sesimde titreyen bir sokak çocuğu yalvarışı
Ne olursun kötüye kullanma hayat beni
Çünkü çaldılar benden kaybetme kaygısını
Huzurlu olmak için gerekliydi para
Sıcak yatak bir de rahat kafa koymak için yastığa
Tedarik için elzemdi tabii zengin baba
Onun da tek mirası küfürlerim şu hayata (Hayata)
Karanlık sokaklarda kayboldum
Elimi tutan yoktu emanetime tutundum
İlk yaramı aldığım o kalleş günden beri
Kurşunlarımı bi' tek haksızlığa savurdum
Kendime geldim bi' gün, sordum "Nedir bu hal?"
Cevabı kolay yerden kader dediğin imtihan
Tek silah yürektir bak korkuyorsan insandan
Gerisi teferruat dikkatli ol tek canın var

Editörün Şarkı Sözü Yorumu

✍️ Editör Yorumu

Esat Bargun – Yolculuk Şarkı Sözleri: Hayatın Kırık Kanatlarında Bir Direniş Senfonisi

Esat Bargun’un “Yolculuk” şarkısı, dinleyiciyi derin bir iç hesaplaşmaya ve yaşamın çetin yollarında yürüyen bir ruhun samimi itiraflarına davet ediyor. Bu şarkı sözleri, sadece bir hikaye anlatmakla kalmıyor, aynı zamanda varoluşsal sorgulamaları, kayıpları ve tüm bunlara rağmen yeşeren umudu ustalıkla harmanlıyor. Gelin, Esat Bargun’un kaleminden dökülen bu “Yolculuk”ta gizli anlam katmanlarını birlikte keşfedelim.

Kaybedilen Masumiyet ve Hayata Yöneltilen Yalvarış

Şarkının ilk dizeleri, dinleyeni hemen karakterin kırılgan dünyasına çekiyor:

Kırık kanatlı bir kuşun umudu var belimde
Sesimde titreyen bir sokak çocuğu yalvarışı
Ne olursun kötüye kullanma hayat beni
Çünkü çaldılar benden kaybetme kaygısını

“Kırık kanatlı bir kuşun umudu var belimde” ifadesi, hem umudun varlığını hem de bu umudun ne denli narin ve belki de bir yük gibi taşındığını gösteriyor. Kanatları kırık bir kuş uçamaz, ancak umut hala varlığını sürdürüyor, belki de düşmemek için son bir tutunuş. Bu imge, Esat Bargun’un “Yolculuk” şarkısındaki karakterin içsel mücadelesini gözler önüne seriyor. “Sesimde titreyen bir sokak çocuğu yalvarışı” dizesi, karakterin içinde taşıdığı savunmasızlığı, çaresizliği ve belki de çocukluğundan kalma derin bir yaranın izlerini gözler önüne seriyor. Bu, sadece bir ses titremesi değil, aynı zamanda hayatın acımasız gerçekleriyle yüzleşen bir ruhun çığlığı. “Ne olursun kötüye kullanma hayat beni” cümlesi, hayata karşı duyulan derin bir korkuyu ve geçmişte yaşanan olumsuz deneyimlerin bir yansımasını ifade ediyor. Bu yalvarış, adeta bir kurbanın son çırpınışı gibi. Ancak hemen ardından gelen “Çünkü çaldılar benden kaybetme kaygısını” dizesi, bu kırılganlığın altında yatan şaşırtıcı bir gücü ortaya koyuyor. Kaybetme kaygısının çalınması, artık kaybedecek hiçbir şeyin kalmadığı, dolayısıyla yeni kayıplardan korkma lüksünün de yitirildiği anlamına geliyor. Bu durum, bir yandan trajik olsa da, bir yandan da karakteri daha dirençli, daha korkusuz kılan bir zırha dönüşmüş. Esat Bargun, bu dizelerle dinleyiciye, en dipte bile bir tür özgürlük bulunabileceğini fısıldıyor.

Gerçekler ve Acı Miras

Esat Bargun, “Yolculuk” şarkısının devamında maddi dünyanın acımasızlığını ve ailevi boşlukları dile getiriyor:

Huzurlu olmak için gerekliydi para
Sıcak yatak bir de rahat kafa koymak için yastığa
Tedarik için elzemdi tabii zengin baba
Onun da tek mirası küfürlerim şu hayata (Hayata)

Burada, huzurun ve temel ihtiyaçların (sıcak yatak, rahat bir uyku) doğrudan paraya bağlı olduğu gerçeği vurgulanıyor. Bu dizeler, sadece maddi yoksunluğu değil, aynı zamanda bu yoksunluğun getirdiği zihinsel ve ruhsal çöküntüyü de anlatıyor. Esat Bargun, bu basit ihtiyaçların bile ne kadar büyük bir lüks olabileceğini keskin bir dille ifade ediyor. “Tedarik için elzemdi tabii zengin baba” ifadesindeki “tabii” kelimesi, acı bir ironi ve alay barındırıyor. Beklenen, olması gereken bir desteğin yokluğunu ve bu yokluğun yarattığı hayal kırıklığını açıkça seriyor. Ve en çarpıcı olanı: “Onun da tek mirası küfürlerim şu hayata.” Bu dize, babadan miras kalan tek şeyin hayata karşı duyulan öfke, isyan ve belki de küfürler olduğunu belirtiyor. Maddi miras yerine duygusal bir yük, bir hınç devralınmış. Bu, “Yolculuk” şarkısının karakterinin içinde taşıdığı derin öfkenin ve hayal kırıklığının kökenlerine ışık tutuyor. Mirasın sadece bir nesne değil, aynı zamanda bir duygu ve tavır olabileceğini gösteren güçlü bir ifade.

Karanlık Sokaklardan Gelen Uyanış ve Son Ders

Şarkının son bölümü, karakterin kendini bulma ve hayata karşı duruşunu belirleme sürecini anlatıyor:

Karanlık sokaklarda kayboldum
Elimi tutan yoktu emanetime tutundum
İlk yaramı aldığım o kalleş günden beri
Kurşunlarımı bi’ tek haksızlığa savurdum
Kendime geldim bi’ gün, sordum “Nedir bu hal?”
Cevabı kolay yerden kader dediğin imtihan
Tek silah yürektir bak korkuyorsan insandan
Gerisi teferruat dikkatli ol tek canın var

“Karanlık sokaklarda kayboldum / Elimi tutan yoktu emanetime tutundum” ifadeleri, yalnızlık ve çaresizlik içinde geçen bir dönemi betimliyor. “Emanet” burada, belki de kişinin kendine olan inancı, içindeki son umut kırıntısı ya da sahip olduğu değerler olarak yorumlanabilir. Bu, dışarıdan destek bulamayan birinin kendi iç gücüne sarılışını gösteriyor. Esat Bargun, bu dizeyle insanın en zor anlarında bile bir dayanak bulabileceğini anlatıyor. “İlk yaramı aldığım o kalleş günden beri / Kurşunlarımı bi’ tek haksızlığa savurdum” dizeleri, karakterin hayatındaki dönüm noktasını ve ondan sonraki ahlaki pusulasını açıklıyor. Yaşadığı ilk büyük acı, onu haksızlığa karşı savaşmaya iten bir motivasyon kaynağı olmuş. Bu, pasif bir kurban olmaktan çıkıp, aktif bir direnişçiye dönüşümün ilanı. “Kendime geldim bi’ gün, sordum “Nedir bu hal?”” cümlesi, bir öz farkındalık anını, bir uyanışı işaret ediyor. Bu sorgulamanın cevabı ise “kader dediğin imtihan.” Bu, yaşanan tüm zorlukların bir sınav olduğu, hayatın doğasında var olan bir mücadele olduğu felsefesini benimsediğini gösteriyor. Ve Esat Bargun, “Yolculuk” şarkısının zirve noktasında, hayatın en temel dersini veriyor: “Tek silah yürektir bak korkuyorsan insandan / Gerisi teferruat dikkatli ol tek canın var.” İnsan korkusuna karşı tek gerçek silahın cesaret, yani “yürek” olduğunu vurguluyor. Maddi şeyler, sosyal statü ya da diğer dışsal faktörler “teferruat” kalırken, sahip olunan tek canın kıymeti ve korunması gerektiği mesajı veriliyor. Esat Bargun’un “Yolculuk”u, bir hayatta kalma mücadelesinin, acılardan ders çıkarmanın ve sonunda kendi içindeki gücü keşfetmenin dokunaklı bir öyküsü.