SanatçıEnder Balkır

🎵 Ender Balkır – Kime Kin Ettin Sözleri
Kime kin ettin de giydin alları?
Yakın iken ırak ettin yolları
Mihnetine yetirdiğim gülleri
Varıp gittin bir soysuza yoldurdun
Varıp gittin bir soysuza yoldurdun
Sen beni sevseydin arar bulurdun
Zülfünün teline bağlar dururdun
Madem ayrılmakmış senin muradın
Niye beni ateşine yandırdın?
N'için beni ateşine yandırdın?
Hicrani'yem der ki bakın hâlına
Dağlar dayanmıyor ah-u zarına
Elim ermez oldu kisp-i karıma
Çünkü gül yüzlümü elden aldırdım
Çünkü gül yüzlümü elden aldırdım
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuEnder Balkır’ın “Kime Kin Ettin” Şarkısında Gizli Kalmış Bir Veda Havası
Ender Balkır’ın yorumuyla dinlediğimiz “Kime Kin Ettin”, dinleyeni derin bir hüzne sürükleyen, ayrılık ve vefasızlık üzerine kurulu bir ağıt adeta. Türkü geleneğimizin en güçlü damarlarından beslenen bu eser, kelimelerin ötesinde bir acıyı, bir hayal kırıklığını fısıldıyor kulağımıza. Şarkının ilk anından itibaren, terk edilmişliğin ve yalnızlığın ağırlığı hissediliyor.Yitik Aşkın Hüzünlü Sorgusu: Allara Bürünmüş Veda
Şarkı, dinleyiciyi doğrudan bir sorgulamanın ortasına bırakıyor. Buradaki “alları giymek” ifadesi, genellikle düğün, neşe ve bayram havasını çağrıştırır. Ancak burada, bu neşeli renklerin bir “kin” sonucu giyilmesi, derin bir ironi ve acı barındırıyor. Sevgilinin neşeli bir vedaya bürünmesi, terk edenin umarsızlığını, terk edilenin ise şaşkınlığını ve yarasını derinleştiriyor. “Yakın iken ırak ettin yolları” dizesi, bir zamanlar iç içe geçmiş hayatların nasıl da aniden ayrıldığını, mesafelerin sadece fiziksel değil, ruhsal olduğunu vurguluyor. Oysa ki, ozan “mihnetine yetirdiğim gülleri” diyerek, bu aşk için ne kadar çaba harcadığını, ne kadar emek verdiğini dile getiriyor. Bu güller, sabrın, fedakarlığın ve umudun sembolü. Ve bu güllerin “bir soysuza yoldurulması”, sadece bir ihanet değil, aynı zamanda verilen emeğin ve değerin hiçe sayılması anlamına geliyor. Ender Balkır’ın sesindeki o yanık tını, bu sözlerin acısını iliklerimize kadar hissettiriyor. “Kime Kin Ettin” şarkısı, bu ilk dörtlükle dinleyicinin kalbine bir hançer gibi saplanıyor.Yanıtı Olmayan Sorular ve Yanan Bir Yürek
İkinci dörtlük, terk edilenin içindeki bitmek bilmeyen soruları ve çektiği ızdırabı gözler önüne seriyor. “Sen beni sevseydin arar bulurdun” cümlesi, aşkın ve bağlılığın en temel beklentisini ifade ediyor. Gerçek sevgi, engellere takılmaz, bahaneler üretmez; yolunu bulur. “Zülfünün teline bağlar dururdun” dizesi ise, sevgilinin saçının bir teline bile razı olunacak kadar büyük bir aşkı anlatıyor. Bu, aynı zamanda sevgilinin kendisini terk etmesine rağmen, ona duyulan derin bağlılığın bir göstergesi. Ancak asıl acı soru, “Madem ayrılmakmış senin muradın, Niye beni ateşine yandırdın?” dizesinde yatıyor. Eğer ayrılık kaçınılmazdıysa, neden bu kadar umut verildi, neden bu kadar acı çektirildi? Bu ateş, sadece aşkın ateşi değil, aynı zamanda vefasızlığın, hayal kırıklığının ve pişmanlığın yakıcı ateşi. Ender Balkır’ın “Kime Kin Ettin” performansında bu dizeler, adeta bir feryada dönüşüyor.Hicrani’nin Ahı: Dağları Titreten Zar
Şarkının son bölümü, tasavvufi bir derinlikle “Hicrani” mahlasıyla bitiyor ve acının evrensel boyutunu vurguluyor. “Hicrani’yem der ki bakın hâlına” dizesi, ozanın kendi acısını, kendi halini dinleyiciye sunuşu. Bu acı öylesine büyük ki, “Dağlar dayanmıyor ah-u zarına”. Doğanın bile bu derin hüzne karşı koyamadığı, insanüstü bir ızdırap tasviri. Bu, sadece kişisel bir acı değil, evrensel bir yasın ifadesi. “Elim ermez oldu kisp-i karıma” ifadesi, çekilen acıdan dolayı kişinin gündelik işlerini yapamaz, hayatına devam edemez hale geldiğini gösteriyor. Hayat felç olmuştur, çünkü “gül yüzlümü elden aldırdım”. Burada “aldırdım” kelimesi pasif bir eylem gibi dursa da, aslında çaresizliği ve kadere boyun eğişi ifade ediyor. Belki de elinden gelen her şeyi yapmış, ama yine de engel olamamıştır. Ender Balkır’ın “Kime Kin Ettin” yorumu, bu son dörtlükle birlikte dinleyenin ruhunda derin bir iz bırakıyor, yitip giden bir aşkın ve geride kalan kederin tablosunu çiziyor. Bu şarkı, bir veda busesi gibi, hüzünlü ve unutulmaz.