
🎵 Ender Balkır – Kan Gider Sözleri
Baba kerpiç evden aldım zulamı
Gurbet mi burası yoksa sıla mı
Yitirdim yollarda göçek balamı
Erir içim usul usul kan gider
Kan gider
Kan gider
Kan gider
Yitirdim yollarda göçek balamı
Erir içim usul usul kan gider
Kan gider
Kan gider
Kan gider
Erir içim usul usul kan gider
Kan gider
Kan gider
Kan gider
Düşmüşüm ardına günler boyunca
Söylerim sevdamı diller boyunca
Elimde kelepçe kollar boyunca
Mapuslarda yata yata gün gider
Gün gider
Gün gider
Gün gider
Elimde kelepçe kollar boyunca
Mapuslarda yata yata gün gider
Gün gider
Gün gider
Gün gider
Mapuslarda yata yata gün gider
Gün gider
Gün gider
Gün gider
Giderim giderim yolum yokuştur
Bir yanım hasret bir yanım ateştir
Genç iken ölene ölüm zor iştir
Erir içim usul usul kül gider
Kül gider
Kül gider
Kül gider
Genç iken ölene ölüm zor iştir
Erir içim usul usul kül gider
Kül gider
Kül gider
Kül gider
Erir içim usul usul kül gider
Kül gider
Kül gider
Kül gider
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuEnder Balkır’ın “Kan Gider” Şarkı Sözleri: Yüreğin Derinliklerinden Yükselen Bir Feryat
Ender Balkır’ın “Kan Gider” şarkısı, dinleyenin ruhunda derin izler bırakan, Anadolu ozan geleneğinin modern bir yorumu adeta. Bu şarkı, sadece bir müzik eseri değil, aynı zamanda yaşanmışlıkların, yitiklerin ve bitmek bilmeyen bir acının sözcüklere dökülmüş hali. “Kan Gider” sözleri, dinleyeni zamanın ve mekanın ötesine taşıyan, evrensel bir hüzün barındırıyor.Gurbetin Yollarında Yitirilenler ve İçten İçe Akan Kan
Şarkının ilk dizeleri, dinleyiciyi doğrudan bir yolculuğun, bir ayrılığın eşiğine götürüyor. “Baba kerpiç evden aldım zulamı” ifadesi, köklerden kopuşu, bir mirasın ya da biriktirilmiş bir gücün, belki de son umudun heybeye konulup yola çıkışını anlatıyor. Bu, sadece fiziki bir ayrılık değil, aynı zamanda ruhsal bir kopuşun da başlangıcı. Ardından gelen “Gurbet mi burası yoksa sıla mı” sorusu, mekanların anlamını yitirdiği, aidiyet duygusunun kaybolduğu bir ruh halini betimliyor. Nerede olduğunu, nereye ait olduğunu bilememe hali, yersiz yurtsuz kalmışlığın en trajik ifadesidir. Ancak bu dizelerdeki en can alıcı nokta, “Yitirdim yollarda göçek balamı” cümlesinde saklı. “Göçek balam” ifadesi, Anadolu’nun şefkatli dilinde sevgili bir evladı, bir yavruyu ya da çok değerli birini anlatır. Bu yitik, sadece bir eşya kaybı değil, yaşamın en değerli parçasının, bir umudun, bir geleceğin yollarda bırakılmasıdır. Bu kayıp, öyle derin bir acı yaratır ki, “Erir içim usul usul kan gider” dizesiyle vücut bulur. Bu kan akışı, fiziksel bir yaradan ziyade, ruhun derinliklerinde açılan, asla kapanmayan bir yaranın sembolüdür. Ender Balkır’ın “Kan Gider” şarkısındaki bu tekrarlar, acının sürekliliğini, kaçınılmazlığını ve yavaş yavaş tüketilişini vurgular.Mapuslarda Tükenen Günler ve Kelepçeli Umutlar
Şarkının ikinci bölümü, farklı bir acı türüne, bir hapsolmuşluğa dikkat çekiyor. “Düşmüşüm ardına günler boyunca / Söylerim sevdamı diller boyunca” dizeleri, kaybolan ya da ulaşılmak istenen bir şeye duyulan bitmek bilmeyen bir arayışı, bir özlemi ifade eder. Bu, belki yitirilen “balam”a duyulan sevda, belki de özgürlüğe duyulan hasrettir. Ancak bu arayış, bir engelle, bir prangayla kesintiye uğrar: “Elimde kelepçe kollar boyunca”. Bu kelepçe, sadece fiziksel bir hapsi değil, aynı zamanda kaderin, koşulların ya da toplumsal baskıların getirdiği bir kısıtlamayı da simgeler. “Mapuslarda yata yata gün gider” ifadesi, umutsuzluğun, çaresizliğin ve zamanın anlamsızca akıp gidişinin çarpıcı bir resmidir. Ender Balkır, bu “Mapuslarda yata yata gün gider” tekrarıyla, esaretin ve bekleyişin insanı nasıl tükettiğini gözler önüne serer. “Kan Gider” sözleri, bu noktada bireyin iradesinin ne kadar kısıtlandığını ve hayatın nasıl boşa aktığını anlatır.Yokuşlu Yol, Hasret ve Küllerle Giden Hayatlar
Şarkının son bölümü, acının ve yitimin nihai noktasına ulaşır. “Giderim giderim yolum yokuştur” dizesi, hayatın kendisinin bir mücadele, bir bitmek bilmeyen zorluklar silsilesi olduğunu anlatır. Bu yol, düzlükten çok yokuşlarla dolu, her adımın bir çaba gerektirdiği bir yoldur. “Bir yanım hasret bir yanım ateştir” ifadesi, içsel bir çatışmayı, özlemle yanan bir ruhun aynı zamanda öfke, isyan veya bitmeyen bir acıyla kavrulduğunu gösterir. Hasret, geçmişe, yitirilene duyulan özlem iken, ateş bu özlemin yakıcı etkisidir. Ve belki de en dokunaklı cümlelerden biri: “Genç iken ölene ölüm zor iştir”. Bu dize, erken yaşta kaybedilen canlara, tamamlanamayan hayallere, yaşanmamışlıklara yakılan bir ağıttır. Gençliğin baharında solan hayatlar, kaderin en acımasız cilvesidir. Bu derin kayıp ve acı, sonunda “Erir içim usul usul kül gider” ifadesiyle son bulur. “Kan gider” ile başlayan içsel tükeniş, “kül gider” ile son noktaya ulaşır. Kan, hayatın akışını simgelerken, kül, her şeyin yanıp bitmişliğini, geriye sadece boşluğun kaldığını gösterir. Bu, sadece bir ölüm değil, aynı zamanda umutların, hayallerin ve yaşam enerjisinin tamamen tükenişidir. Ender Balkır’ın yorumladığı “Kan Gider” şarkı sözleri, dinleyicide derin bir empati ve hüzün uyandırarak, Anadolu’nun acı dolu hikayelerini çağdaş bir dille aktarıyor.