SanatçıEmir Can İğrek

🎵 Emir Can İğrek – Balkon Sözleri
Bu balkondan ne anılar attım aşağıya
Seneler vermişken, bi' gün almamışken
Sen yakmışsın gemileri, ben söndürdüm çoktan
Seni yoktan yok ederken bu özlemek neden?
Üstelik sen tanıdığım sen değilken
Son yapraklar düşerken daldan
Bir güldüm, geçtin bahçemden
Öpmek için çok uzakta dudakların benden
Artık o köprülerin altından sular bile akamaz
Yıktım köprülerimi kendim, kimse köprülerimi yıkamaz
Artık o köprülerin altından sular bile akamaz
Bak, ben tüm suları kuruttum, bir tek damlası bile akamaz (Akamaz)
🎵 Emir Can İğrek Diğer Şarkı Sözleri
▶Emir Can İğrek – Boylu Boyunca▶Emir Can İğrek – Devriliyorsam▶Emir Can İğrek – Ayrılmayalım▶Emir Can İğrek – Ruj▶Emir Can İğrek – Bir Gün Ölürsem▶Emir Can İğrek – Beyaz Skandalım▶Emir Can İğrek – Müzik Kutusu▶Emir Can İğrek – Seni Sevmek Yok Mu▶Emir Can İğrek – Tırnağın Kırılmasın▶Emir Can İğrek – Bir Karanfil
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuEmir Can İğrek’in “Balkon” Şarkı Sözleri: Vedanın ve Tükenişin Edebi Yorumu
Emir Can İğrek’in “Balkon” adlı şarkısı, dinleyicisini derin bir hesaplaşmanın ve geri dönülmez bir vedanın eşiğine davet ediyor. Şarkının ismindeki “Balkon” kelimesi bile, adeta bir gözlem noktası, geçmişe bakılan ama artık müdahale edilemeyen bir mesafeyi çağrıştırıyor. Bu şarkı, bir ilişkinin son demlerini, kabullenişi ve nihayetinde tüm bağları koparmayı şiirsel bir dille anlatıyor.Balkon: Geçmişten Arınma ve Hayal Kırıklığı
Şarkının ilk dizeleri, “Emir Can İğrek – Balkon” şarkısının temel temasını oluşturan birikmiş acıları ve hayal kırıklıklarını gözler önüne seriyor: Bu açılış, “Balkon” şarkısının ana karakterinin, geçmişle olan bağlarını metaforik olarak nasıl kopardığını anlatıyor. “Bu balkondan ne anılar attım aşağıya” ifadesi, zihinsel bir temizliğin, yaşanmışlıkları bir yük gibi üzerinden atma çabasının altını çiziyor. Yıllarını bir ilişkiye adayan ancak karşılığını alamayan bir ruh halini görüyoruz. “Seneler vermişken, bi’ gün almamışken” dizesi, bu tek taraflı fedakarlığın ve tükenmişliğin acı bilançosunu sunuyor. Ardından gelen “Sen yakmışsın gemileri, ben söndürdüm çoktan” cümlesi, ilişkinin bitişindeki iki farklı duruşu sergiliyor. Bir taraf tam anlamıyla köprüleri atmışken, diğer taraf bu yıkıma çoktan alışmış, hatta yangını söndürmüş. Bu, kabullenişin ve duygusal bir olgunluğun işareti. Ancak asıl paradoks, “Seni yoktan yok ederken bu özlemek neden?” sorusuyla ortaya çıkıyor. Mantık, bu kişiyi hayatından çıkarmayı emrederken, kalbin hala direniyor olması, insanın iç çatışmasının en saf hali. Hele ki “Üstelik sen tanıdığım sen değilken” dizesi, özlenen kişinin aslında bir zamanlar sevilen “o kişi” olmadığını, değiştiğini ve yabancılaştığını vurgulayarak, özlemin anlamsızlığını daha da derinleştiriyor. Emir Can İğrek, bu dizelerle bir zamanlar aşina olunan bir ruha duyulan özlemin, o ruhun artık var olmamasıyla nasıl bir boşluğa dönüştüğünü incelikle işliyor.Veda Rüzgarları ve Uzaklaşan Dudaklar
“Emir Can İğrek – Balkon” şarkısının ikinci bölümü, ayrılığın kaçınılmazlığını ve duygusal mesafeyi betimleyen güçlü imgelerle dolu: “Son yapraklar düşerken daldan” metaforu, bir mevsimin, yani bir ilişkinin sonuna gelindiğini, her şeyin tükenmekte olduğunu anlatıyor. Sonbaharın hüznü ve kaçınılmaz sonu bu dizede hissediliyor. Ardından gelen “Bir güldüm, geçtin bahçemden” ifadesi, kısa süreli, belki de anlık bir mutluluğun ya da tebessümün ardından yaşanan ayrılığı vurguluyor. O gülüş, veda öncesi son bir anlık parıltı gibi. “Öpmek için çok uzakta dudakların benden” dizesi ise hem fiziksel hem de duygusal mesafeyi net bir şekilde ortaya koyuyor. Artık dokunuşlar imkansız, yakınlık kaybolmuş. Bu, sadece bir uzaklaşma değil, aynı zamanda bir erişilmezlik durumu.Köprüler Yıkıldı, Sular Kurudu: Mutlak Bir Bitiş
“Balkon” şarkısının en vurucu ve nihai kabullenişi ifade eden kısmı, köprü ve su metaforları üzerinden şekilleniyor: Bu tekrarlayan ve güçlenen dizeler, ilişkinin geri dönülmez bir şekilde sona erdiğini haykırıyor. “Artık o köprülerin altından sular bile akamaz” ifadesi, zamanın akışının, hayatın döngüsünün bile bu ilişki için durduğunu, bir daha hiçbir şeyin eskisi gibi olamayacağını anlatıyor. Köprüler genellikle bağlantıyı, geçişi simgelerken, burada yıkılmış olmaları tüm yolların kapandığını gösteriyor. Ancak şarkının asıl gücü, “Yıktım köprülerimi kendim, kimse köprülerimi yıkamaz” dizesinde yatıyor. Bu, pasif bir ayrılık değil, aktif bir eylem. Öznenin kendi iradesiyle bu sonu getirdiği, kontrolü ele aldığı ve bu kararın dışarıdan hiçbir güç tarafından bozulamayacağını ilan ettiği bir an. Bu, bir savunma mekanizması olmaktan öte, nihai bir kararlılık ve güç göstergesi. “Bak, ben tüm suları kuruttum, bir tek damlası bile akamaz” cümlesi ise bu bitişin ne denli mutlak olduğunu gözler önüne seriyor. Su, yaşamı, akışkanlığı, yenilenmeyi ve duygusal bağlantıyı simgeler. Suların kuruması, tüm yaşam belirtilerinin, umut kırıntılarının ve geri dönüş ihtimalinin tamamen ortadan kalktığını ifade ediyor. Emir Can İğrek, bu güçlü metaforlarla, bir ilişkinin sadece bitmekle kalmadığını, aynı zamanda o ilişkinin var olabileceği tüm zeminin de yok edildiğini, adeta bir çölleşme yaşandığını anlatıyor. “Balkon” şarkısı, böylesine keskin ve kesin bir vedayı, dinleyicinin zihninde silinmez izler bırakacak şekilde işliyor. Bu, sadece bir ayrılık şarkısı değil, aynı zamanda kendini yeniden inşa etme ve geçmişin hayaletlerinden tamamen arınma manifestosu.