Edip Akbayram – Anneler Günü Şarkı Sözleri ve Yorumları

🎤 Edip Akbayram 🕒 14 May 2025
Edip Akbayram – Anneler Günü video

🎵 Edip Akbayram – Anneler Günü Sözleri

Evde acılar koynuna yan gelip yatmış
İnadına giyin sen de mayısa batmış
Yürü sokakta çocukların düşü aksın

Yürü ki saksıda çiçekler sana baksın
Yürü ki saksıda çiçekler sana baksın

Yeşildir artık yüreğinde karabulut
Bugün Anneler Günü, annem, beni unut

Diline genç anılarından bir türkü seç
Beş yıl büyüdüğün okulun önünden geç
Islanırsa anıların güneşte kurut

Gözünde, gözümde, gözlerinde bin umut
Gözünde, gözümde, gözlerinde bin umut

Yeşildir artık yüreğinde karabulut
Bugün Anneler Günü, annem, beni unut

Gök mavi, deniz mavi, kıyısında dur
Kayıyor yıldız, annem, içinden dilek tut
Koşar sana kısa pantolonlu bir çocuk

Gözünde, gözümde, gözlerinde bin umut
Gözünde, gözümde, gözlerinde bin umut

Yeşildir artık yüreğinde karabulut
Bugün Anneler Günü, annem, beni unut

Yeşildir artık yüreğinde karabulut
Bugün Anneler Günü, annem, beni unut
Yeşildir artık yüreğinde karabulut
Bugün Anneler Günü

Editörün Şarkı Sözü Yorumu

✍️ Editör Yorumu

Edip Akbayram’ın “Anneler Günü” Şarkı Sözleri: Acının Yeşil Tonu ve Unutma Çağrısı

Edip Akbayram’ın “Anneler Günü” şarkısı, sadece bir kutlama şarkısı olmanın ötesinde, derin bir içsel hesaplaşmayı ve fedakarlığı barındıran, katmanlı bir eser. Şarkı, Anneler Günü gibi neşeli bir temayı, acı ve umut arasında gidip gelen, oldukça dokunaklı bir çağrıyla işliyor. Bu sözler, dinleyenin yüreğine işleyen bir melodiyle birleştiğinde, unutulmaz bir etki yaratıyor.

Acılarla Yüzleşme ve Hayata Çağrı

Şarkının açılışı, dinleyeni doğrudan bir iç dünyanın kapısına bırakıyor:

Evde acılar koynuna yan gelip yatmış
İnadına giyin sen de mayısa batmış
Yürü sokakta çocukların düşü aksın

Bu dizeler, biriken, dinlenmeye çekilmiş acıların varlığını kabul ediyor. “Evde acılar koynuna yan gelip yatmış” ifadesi, sanki acılar evin bir parçası haline gelmiş, bir köşeye çekilmiş ama varlığını her an hissettiren bir varlık gibi tasvir edilmiş. Ancak Edip Akbayram, bu durağanlığa bir isyanla karşılık veriyor: “İnadına giyin sen de mayısa batmış.” Mayıs, baharın ve yeniden doğuşun simgesi. Acılara rağmen, hatta acılarla boğulmuş olsan bile (“mayısı batmış” ifadesi, baharın yoğunluğunu, belki de getirdiği beklentileri kaldıramamak gibi de yorumlanabilir), hayata karışma, kendini dış dünyaya açma çağrısı bu. “Yürü sokakta çocukların düşü aksın” derken, belki de annenin varlığının, çocukların masumiyetine, hayallerine bir yansıma olmasını diliyor. Bu, acının gölgesinden çıkıp, hayatın canlı akışına katılma daveti.

Doğanın Şahitliği ve Tekrarın Gücü

Şarkı, bu çağrıyı doğanın dinginliğiyle pekiştiriyor:

Yürü ki saksıda çiçekler sana baksın
Yürü ki saksıda çiçekler sana baksın

Bu tekrar, yürümenin, dışarı çıkmanın önemini vurguluyor. Saksıdaki çiçekler, evcil, yakın ve gözlemci birer varlık olarak betimleniyor. Onların “sana bakması”, annenin varlığının, doğanın bile dikkatini çeken, değerli bir şey olduğunu hissettiriyor. Edip Akbayram’ın “Anneler Günü” şarkısında bu dizeler, basit bir eylemin bile ne kadar anlamlı olabileceğini gösteriyor.

Yüreğin Yeşil Karabulutu: Bir Paradox

Şarkının en can alıcı, en çarpıcı kısmı ise nakaratı:

Yeşildir artık yüreğinde karabulut
Bugün Anneler Günü, annem, beni unut

“Karabulut” genellikle kederi, hüznü temsil ederken, “yeşildir artık” ifadesi, bu kederin bir dönüşüm geçirdiğini düşündürüyor. Acı, yok olup gitmemiş belki, ama artık hayatın kendisiyle, baharın yeşiliyle, umutla harmanlanmış, onun bir parçası haline gelmiş. Kederin artık daha az yıkıcı, daha kabullenilmiş bir tonu var gibi. Ancak asıl şaşırtıcı olan “Bugün Anneler Günü, annem, beni unut” dizesi. Bu, ilk bakışta şefkatsiz gibi dursa da, aslında derin bir fedakarlık ve sevgi barındırıyor. Belki de evladın kendi varlığı, annesinin hayatında bir yük, bir endişe kaynağı olmuştur. Bu unutma çağrısı, annenin kendi mutluluğuna, kendi huzuruna odaklanması için bir dilek, bir özgür bırakma isteği. Edip Akbayram’ın “Anneler Günü” şarkısındaki bu ifade, evladın annesine duyduğu saf sevgiyi ve onun iyiliğini her şeyden üstün tuttuğunu gösteriyor.

Genç Anılara Dönüş ve Umut

Şarkı, annenin kendi geçmişine dönmesini teşvik ediyor:

Diline genç anılarından bir türkü seç
Beş yıl büyüdüğün okulun önünden geç
Islanırsa anıların güneşte kurut

Bu dizeler, annenin kendi gençliğini, neşeli hatıralarını yeniden canlandırmasını istiyor. “Beş yıl büyüdüğün okulun önünden geç” ifadesi, somut bir anımsama eylemi öneriyor, geçmişin masumiyetine bir yolculuk. “Islanırsa anıların güneşte kurut” ise, geçmişin getirdiği hüzünlü anıların bile güneşin sıcaklığıyla, yani yaşamın ve umudun ışığıyla iyileştirilebileceğini, kurutulabileceğini, hafifletilebileceğini anlatıyor. Gözlerdeki umut ise hem annenin, hem evladın, hem de belki de tüm insanlığın ortak dileği olarak yükseliyor:

Gözünde, gözümde, gözlerinde bin umut
Gözünde, gözümde, gözlerinde bin umut

Bu tekrar, umudun kolektif ve güçlü bir duygu olduğunu vurguluyor. Edip Akbayram’ın “Anneler Günü” şarkısının bu bölümü, geçmişle barışıp geleceğe umutla bakmanın yollarını fısıldıyor.

Evrenin Dinginliği ve Çocuksu Saflık

Şarkı, son bölümlerde doğanın enginliğine ve çocukluğun saflığına sığınıyor:

Gök mavi, deniz mavi, kıyısında dur
Kayıyor yıldız, annem, içinden dilek tut
Koşar sana kısa pantolonlu bir çocuk

Gök ve denizin maviliği, huzur ve sonsuzluk çağrıştırıyor. Bu dinginlik içinde, kayan bir yıldızla dilek tutma eylemi, annenin içindeki dilekleri, arzuları yeniden canlandırma fırsatı sunuyor. “Koşar sana kısa pantolonlu bir çocuk” imgesi ise, ya annenin kendi çocukluk benliğini, ya da ona koşacak olan torunlarını, ya da belki de evladın kendisinin, annesine duyduğu saf ve çocuksu sevgiyi temsil ediyor. Bu, Anneler Günü’nün özündeki masumiyeti ve koşulsuz sevgiyi yeniden hatırlatıyor. Edip Akbayram’ın “Anneler Günü” şarkısı, bu imgelerle, annenin dünyasına hem kozmik bir genişlik hem de çocuksu bir saflık katıyor.

Edip Akbayram’ın “Anneler Günü” şarkısı, yürekteki karabulutlara rağmen yeşeren umudu, acıyla barışmayı ve annenin mutluluğu için yapılan en büyük fedakarlığı, yani unutulma isteğini işleyen, çok katmanlı ve unutulmaz bir eser. Bu sözler, Anneler Günü’ne farklı bir pencereden bakmamızı sağlayan edebi bir hazine.

🎵 Edip Akbayram Diğer Şarkı Sözleri