SanatçıDiyar Pala

🎵 Diyar Pala – Kaşına Gözüne Sözleri
İşvene cilvene
Seni mekânda görünce
Baby, bakıp da gülünce
Bi' de inceden kesince (Oh)
İki kelamı reva mı
Olur mu devamı
Ben unuttum günahı, sevabı
Senin vücudun bu derde deva mı?
Benimle olmalı bu gece sabahı
Bu kadar güzellik olur mu?
Kitapsızın kızı
Bu sefer aşk bizi bulur mu?
İnsafsızın kızı
Kaşına gözüne elli sene yatılır
Bana göz süzme, kanıma girme
Boyuna posuna elli sene yatılır
Bana göz süzme, kanıma girme
Paylaşamam, sadece benim olmalısın
Yanan alevin sarmalı, bedenini yakmalısın
Kaşına gözüne elli sene yatılır
Bana göz süzme, kanıma girme
Sesine, tenine
Cano düşerim peşine
Yüzü kalbime yörünge
Gece benimsin, üzülme
Beni yakar mı? Yanar mı?
Bu kız çok edalı
Pek hızlısın, bulduk mu belayı?
Bu can uğruna bi' ömür feda mı?
Teninle közlenir ateşin devamı
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuDiyar Pala’nın “Kaşına Gözüne” Şarkısında Güzelliğin Büyüleyici Esareti
Diyar Pala’nın “Kaşına Gözüne” şarkısı, dinleyeni adeta bir girdaba çeken, tutkulu bir hayranlığın ve arzunun manifestosu. Şarkı, ilk andan itibaren karşı konulamaz bir çekimin, aklı ve mantığı bir kenara iten bir güzellik karşısındaki teslimiyetin hikayesini anlatıyor. Bu şarkı, sadece bir kadına duyulan hayranlığı değil, aynı zamanda bu hayranlığın getirdiği karmaşık duyguları, sahiplenme arzusunu ve neredeyse bir kader gibi görülen bir çekimin derinliğini işliyor.İlk Karşılaşmanın Çekimi ve Akıl Tutulması
Şarkının ilk dizeleri, bir mekanda aniden beliren, tüm dikkatleri üzerine çeken bir kadının yarattığı etkiyi çarpıcı bir şekilde gözler önüne seriyor. Diyar Pala, “Kaşına Gözüne” şarkısında bu ilk karşılaşmayı şöyle betimliyor: Bu dizeler, kadının sadece fiziksel güzelliğini değil, aynı zamanda tavırlarıyla, bakışlarıyla ve gülüşüyle yarattığı cazibeyi, yani “işvesini” ve “cilvesini” vurguluyor. Bu anlık çekim, şarkıcının tüm dengesini altüst ediyor ve onu adeta bir büyüye kapılmış gibi hissettiriyor. Akabinde gelen sorgulama, bu çekimin ne denli derin olduğunu gösteriyor: Burada “günahı, sevabı unuttum” ifadesi, bu aşkın veya çekimin getirdiği duygunun, tüm ahlaki ve mantıksal sınırları aştığını, bir nevi “körü körüne” bir teslimiyeti işaret ediyor. Kadının varlığı, şarkıcının tüm dertlerine deva olabilecek yegane güç olarak görülüyor ve bu gecenin sabaha onunla birlikte olması gerektiği dileği, anlık bir hevesten çok, derin bir arzuyu ve sahiplenme isteğini ortaya koyuyor. Diyar Pala’nın “Kaşına Gözüne” şarkısı, bu ilk dizelerde bile tutkunun yoğunluğunu hissettiriyor.Güzelliğin İnsafsız Gücü: “Kitapsızın Kızı”
Şarkının nakaratına doğru ilerlerken, bu güzelliğin yarattığı etkinin boyutları daha da belirginleşiyor. Diyar Pala, bu karşı konulmaz güzelliğe adeta sitem edercesine sesleniyor: “Kitapsızın kızı” ve “insafsızın kızı” gibi ifadeler, aslında bir hakaret değil, aksine bu güzelliğin yarattığı baş döndürücü etkiye duyulan şaşkınlık ve hatta biraz da çaresizliğin bir dışavurumu. Bu sözler, kadının güzelliğinin adeta kuralları yıkan, insaf tanımayan bir güce sahip olduğunu anlatıyor. Şarkıcı, bu güzellik karşısında kendisinin de aşka tutulup tutulmayacağını sorguluyor, bir nevi kaderine razı olma halini dile getiriyor.“Kaşına Gözüne Elli Sene Yatılır”: Sonsuz Bir Hayranlık
Diyar Pala’nın “Kaşına Gözüne” şarkısının en vurucu ve akılda kalıcı kısmı şüphesiz nakaratıdır: “Elli sene yatılır” ifadesi, abartılı bir söylem olsa da, bu güzelliğe duyulan hayranlığın zamansızlığını, ölümsüzlüğünü ve ne denli derin olduğunu vurgular. Sadece kaşına gözüne değil, kadının genel duruşuna, “boyuna posuna” duyulan bu hayranlık, tüm benliği sarıp sarmalayan bir tutkuya dönüşüyor. “Bana göz süzme, kanıma girme” ise bir yandan bu çekimden kaçma isteğini, diğer yandan ise bu cazibenin derinleşmesinden duyulan korkuyu ve aynı zamanda gizli bir daveti barındırıyor. Sanki şarkıcı, zaten yeterince etkilendiğini ve daha fazla bu büyünün altına girmek istemediğini söylerken, aslında daha fazlasını arzuluyor gibidir.Sahiplenme Arzusu ve Alevlenen Tutku
Şarkının ilerleyen bölümlerinde, bu hayranlık yerini daha belirgin bir sahiplenme arzusuna bırakıyor: “Paylaşamam, sadece benim olmalısın” dizesi, bu tutkunun kıskançlık ve münhasırlık isteğiyle harmanlandığını gösterir. Aşkın bir “alev” gibi sarması ve “bedeni yakması” metaforu, ilişkinin sadece duygusal değil, aynı zamanda fiziksel ve yoğun bir şehvet barındırdığını da anlatır. Diyar Pala, “Kaşına Gözüne” ile bu dizelerde, arzunun ve sahiplenme isteğinin zirveye ulaştığı anları tasvir ediyor.Teninle Közlenen Ateş: Derinleşen Bağ
Şarkının son bölümü, bu derinleşen bağın ve tutkunun farklı boyutlarını ele alıyor: Bu dizelerde, hayranlık sadece görselden öteye geçerek kadının “sesine” ve “tenine” uzanıyor. “Yüzü kalbime yörünge” ifadesi, kadının varlığının şarkıcının hayatının merkezi haline geldiğini, adeta etrafında döndüğü bir gezegen olduğunu anlatıyor. “Gece benimsin, üzülme” ifadesi, bu sahiplenme arzusunun gerçekleştiği bir anı ve kadına verilen bir güvenceyi yansıtıyor. Şarkıcı, bu “edalı” kızın getireceği “bela”yı bile göze almış, hatta bir “ömür feda” etmeye hazır olduğunu dile getiriyor. Son dize olan “Teninle közlenir ateşin devamı”, bu tutkunun sadece anlık bir parlamadan ibaret olmadığını, aksine kadının varlığıyla sürekli beslenen, derinleşen ve közlenerek daha da güçlenen bir ateş olduğunu vurguluyor. Diyar Pala, “Kaşına Gözüne” şarkısında bu dizelerle, tutkunun ve aşkın tüm boyutlarını, baştan sona bir teslimiyet hikayesi olarak sunuyor.