SanatçıDerya Bedavacı

🎵 Derya Bedavacı – Çık Artık Aklımdan Sözleri
Düştüm, düşerken düştüm
Hiçbir kavga beni temize çekmedi
Sensiz geçmişe gömüldüm
Ve bu dünler benim içime sinmedi
Olur da bahsin geçer diye
Kaçıyorum kendimden bile
Karşılaşırsak bi' gün bi' yerde
Vurma yüzüme, hayalini duvarlara astım
Dile gelse anlatsa yastığım
Bir tek eksiğim bitmeyen açlığım sensin
Doluya koysam almaz
Boşluklar beni sarmaz
O kadar şey, onca hatıra
Boşuna yaşanmış olamaz
Çık artık aklımdan
Ya da gir hayatıma
Eğrisi doğrusu
Kalbim hep senden yana
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuDerya Bedavacı – Çık Artık Aklımdan: Bir Ruhun İki Uçlu Çığlığı
Duyguların karmaşık labirentlerinde kaybolduğumuz anlar vardır. Bazen bir şarkı, tam da o labirentin çıkışını gösteren bir işaret fişeği olurken, bazen de bizi o karmaşanın tam ortasına, daha da derine çeker. Derya Bedavacı’nın “Çık Artık Aklımdan” şarkısı, işte tam da bu ikinci kategoriye giren, dinleyicisini bir ayrılığın ve bitmek bilmeyen bir özlemin sarmalına çeken güçlü bir eser.
Geçmişin Prangası ve İçimize Sinmeyen Dünler
Şarkının açılışında, Derya Bedavacı’nın sesiyle adeta bir çöküşün, bir yenilginin kapısından içeri adım atıyoruz:
Buradaki “Düştüm, düşerken düştüm” ifadesi, sadece bir kez düşmekle kalmayıp, bu düşüşün sürekli bir halini, belki de kabullenilmiş bir çaresizliği anlatıyor. Kahraman, kendisini aklamak, haklı çıkarmak için verdiği hiçbir mücadelenin başarılı olmadığını, “hiçbir kavga beni temize çekmedi” sözleriyle itiraf ediyor. Bu, derin bir pişmanlık veya çaresizlik hissinin yansıması olabilir. Sensiz geçen zaman, bir yaşam değil, “sensiz geçmişe gömüldüm” diyerek bir nevi mezara gömülüş olarak tasvir ediliyor. Ve en acısı, bu geçmişin, yani “bu dünler benim içime sinmedi” cümlesiyle ifade edilen, yaşananların içsel olarak bir türlü kabul edilememesi, hazmedilememesi. Bu, ayrılığın sadece fiziksel bir mesafe değil, ruhsal bir boşluk yarattığının en net göstergesi.
Kendinden Kaçış ve Duvarlara Asılan Hayaller
Şarkı ilerledikçe, özlemin ve acının getirdiği kaçış hali daha da belirginleşiyor:
“Olur da bahsin geçer diye / Kaçıyorum kendimden bile” dizeleri, sevilen kişinin adının bile ne kadar büyük bir tetikleyici olduğunu gözler önüne seriyor. Bu, sadece dış dünyadan değil, kişinin kendi düşüncelerinden, anılarından bile kaçma çabasıdır. “Karşılaşırsak bi’ gün bi’ yerde / Vurma yüzüme” ifadesi, geçmişin yükünü ve yapılan hataların utancını taşıyan bir ruhun yalvarışı gibi. “Hayalini duvarlara astım” ise, bu ilişkinin bitmişliğini ve artık sadece bir anı, bir ideal olarak varlığını sürdürdüğünü anlatır. Bir yanda acı veren bir gerçeklik, diğer yanda ise ulaşılmaz bir düş olarak yaşatılan bir aşkın portresi.
Bitmeyen Bir Açlık: Yastığın Sırrı
Derya Bedavacı, en mahrem anların tanığını, yani yastığı dile getiriyor:
“Dile gelse anlatsa yastığım” dizesi, gece boyunca dökülen gözyaşlarını, söylenemeyen sözleri ve yaşanan tüm yalnızlığı simgeler. Yastık, sessiz bir sırdaş, tüm acıların şahidi. Ve bu yalnızlığın, bu eksikliğin tek bir kaynağı var: “Bir tek eksiğim bitmeyen açlığım sensin.” Bu, sadece bir özlem değil, giderilemeyen, dinmeyen bir açlık hali. Sevilen kişi, sadece bir eksiklik değil, varoluşsal bir boşluk, doyurulamayan bir arzu olarak tanımlanıyor. Derya Bedavacı’nın “Çık Artık Aklımdan” şarkısı, bu derin yoksunluk hissini iliklerimize kadar işletiyor.
Geçmişin Ağırlığı ve Kalbin Tercihi
Şarkının orta bölümünde, geçmişin ağırlığı ve mantıksız bir bağlılık hissi belirginleşiyor:
“Doluya koysam almaz” ifadesi, yaşanan acının ve özlemin büyüklüğünü, hiçbir şeyin onu dolduramayacağını anlatır. “Boşluklar beni sarmaz” ise, sevilen kişi dışındaki hiçbir şeyin teselli edemediğini, ruhun derinlerindeki boşluğun başka şeylerle dolmadığını vurgular. Ve tüm bu acıya rağmen, “O kadar şey, onca hatıra / Boşuna yaşanmış olamaz” diyerek, yaşananların bir anlamı olması gerektiğine dair umutsuz bir inancı dile getirir. Bu, biten bir ilişkinin anılarına tutunma, onların değerini koruma çabasıdır.
Akıl ve Kalp Arasındaki Çatışma: Çık Artık Aklımdan
Şarkının can alıcı noktası, bu içsel çatışmanın en net ifadesi olan nakarat:
“Çık artık aklımdan” bir yanda akli bir isyan, bitmek bilmeyen bu düşünce sarmalından kurtulma isteği. Ancak hemen ardından gelen “Ya da gir hayatıma” ifadesi, asıl dileğin, asıl özlemin ne olduğunu açıkça ortaya koyar. Bu iki cümle arasındaki keskin tezat, kahramanın yaşadığı ikilemi mükemmel bir şekilde özetler. Akıl unutmak isterken, kalp yeniden başlamayı arzular. “Eğrisi doğrusu” diyerek, ilişkinin iyi ya da kötü tüm yönlerine rağmen, “Kalbim hep senden yana” diyerek koşulsuz bir bağlılığı ve teslimiyeti ifade eder. Derya Bedavacı’nın “Çık Artık Aklımdan” şarkısı, bu akıl ve kalp arasındaki savaşı, dinleyicisinin ruhunda derinden hissettiriyor. Bu, unutmakla yeniden başlamak arasındaki o ince çizgide, bir ruhun çaresizce savruluşunun melodisidir.