SanatçıCihan Mürtezaoğlu

🎵 Cihan Mürtezaoğlu – Bir Beyaz Orkide Sözleri
Güldürmeyen, ağlatmayan
Sinsi bir ok
Öldürmeyen
Çaresi yok
Bu yaranın
Kimde kalır
Kabukları
Aldın beni nefesimi
Yersiz mülksüz sahip gibi
Asli sende
Süreti yok
Yamacına indir beni
Şimdi gövdemde büyüyen
Bu arsız, kimsesiz, topraksız çicek
Yüreğimde kor sürgün göğsüne
Bunu bana yapmazdın
Şimdi gövdemde büyüyen
Bu arsız, kimsesiz, topraksız çicek
Yüreğimde kor sürgün göğsüne
Bunu bana yapmazdın çiçek
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuCihan Mürtezaoğlu – Bir Beyaz Orkide: Ruhun Derinliklerinde Açan Bir Yara
Cihan Mürtezaoğlu’nun dingin sesiyle hayat bulan “Bir Beyaz Orkide” şarkısı, dinleyeni derin bir içsel yolculuğa çıkarıyor. Sözler, adeta görünmez bir acının, bir teslimiyetin ve beklenmedik bir büyümenin hikayesini fısıldıyor. Bu şarkı, melodisi kadar lirik derinliğiyle de ruhumuza dokunan, üzerine düşünülmeye değer bir eser. Gelin, Cihan Mürtezaoğlu’nun “Bir Beyaz Orkide” şarkı sözlerinin katmanlarını birlikte aralayalım.
Güldürmeyen, Ağlatmayan Bir Acının Gölgesinde
Şarkının ilk dizeleri, tanıdık ama bir o kadar da tanımlanamaz bir acının portresini çiziyor. Şair, bu acıyı şöyle ifade ediyor:
Bu dizelerdeki “güldürmeyen, ağlatmayan” ifadesi, bizi neşe ya da hüzün gibi belirgin duygusal tepkiler vermeye itmeyen, aksine daha çok içe işleyen, kronik bir sızıyı anlatıyor. Tıpkı “sinsi bir ok” gibi, farkında olmadan saplanan ve varlığını derinden hissettiren bir durum bu. Ne tamamen yok ediyor ne de tamamen iyileşmeye izin veriyor. “Öldürmeyen, çaresi yok” tanımlaması, bu acının yaşamın bir parçası haline geldiğini, belki de kabullenilmiş bir varoluş biçimi olduğunu düşündürüyor. Bu yara, fiziksel bir iz bırakmasa da ruhsal bir tortu bırakıyor. “Bu yaranın kimde kalır kabukları” sorusu ise, bu acının izlerinin kimin üzerinde, hangi anılarda ya da hangi ruh hallerinde kalacağını merak ediyor, belki de bu yükün paylaşılamaz oluşuna bir vurgu yapıyor. Cihan Mürtezaoğlu, bu dizelerle dinleyicisini, adı konamayan, ancak herkesin bir şekilde tecrübe ettiği o karmaşık duygusal hallere davet ediyor.
Yersiz Mülksüz Bir Ait Olma Hali: Aşkın İstilası
Şarkının bir sonraki bölümü, bir tür teslimiyet ve aidiyet hissini işliyor. “Bir Beyaz Orkide” sözleri, aşkın ya da yoğun bir ilişkinin kişiyi nasıl dönüştürdüğünü anlatıyor:
“Aldın beni nefesimi” dizesi, derin bir etkiyi, hatta bir nevi ele geçirilmişliği ifade ediyor. Bu, bir aşkın ya da ilişkinin kişiyi o denli sarmalaması ki, kendi varoluşunun bile karşı tarafa bağlı hale gelmesi durumudur. “Yersiz mülksüz sahip gibi” benzetmesi, bu sahiplenmenin maddi bir karşılığı olmadığını, tamamen ruhsal ve duygusal bir tutunma olduğunu gösteriyor. Kişi, kendi “yerinden” ve “mülkünden” (yani benliğinden, kimliğinden) vazgeçmiş, ancak bu vazgeçişin de kendine özgü bir aidiyeti var. “Asli sende, süreti yok” diyerek, varlığının özünün karşı tarafta olduğunu, kendi başına bir kopyadan ibaret kalacağını dile getiriyor. Bu, derin bir bağlılık ve bağımlılık halidir. Son dize olan “Yamacına indir beni” ise, bu yoğunluğun bir yorgunluğunu, belki de artık bu yükseklikten, bu yoğun duygusal durumdan bir iniş, bir sakinleşme arzusunu ifade ediyor. Cihan Mürtezaoğlu, bu bölümle bir ilişkinin getirdiği o baş döndürücü teslimiyet hissini başarıyla aktarıyor.
Gövdede Büyüyen Arsız Çiçek: Aşkın Dönüşümü ve Sitem
Şarkının en çarpıcı metaforlarından biri, bedende büyüyen çiçektir. Bu kısım, “Bir Beyaz Orkide” şarkısının ana temasını oluşturuyor gibi:
Ve bu sitem, bir kez daha tekrarlanıyor, vurguyu artırarak:
Buradaki “arsız, kimsesiz, topraksız çiçek” imgesi, beklenmedik, kontrol dışı ve belki de istenmeyen bir durumu temsil ediyor. Topraksız olması, köksüzlüğe, belki de bu durumun doğal olmayan, suni ya da zorlama bir büyüme olduğuna işaret ediyor. Bu çiçek, kişinin kendi içinde, “gövdesinde” büyüyor olmasıyla, bu durumun tamamen kişisel ve içsel bir deneyim olduğunu vurguluyor. “Yüreğimde kor sürgün göğsüne” dizesi, bu çiçeğin sadece bir büyüme değil, aynı zamanda yakıcı, acı veren bir “sürgün” (hem filiz hem de sürgün edilmişlik anlamında) olduğunu anlatıyor. Bu, bir yandan yeni bir oluşumken, diğer yandan da kalbe batan, acı veren bir büyüme. Şarkının sonunda tekrarlanan “Bunu bana yapmazdın” ve ikinci tekrarda eklenen “çiçek” kelimesi, bu duruma karşı duyulan derin bir sitemi, bir hayal kırıklığını ve belki de bir yakınmayı barındırıyor. Bu çiçek, bir zamanlar güvenilen, sevilen birinin ya da bir ilişkinin bıraktığı, artık kontrol edilemeyen acı bir mirası simgeliyor. Cihan Mürtezaoğlu’nun “Bir Beyaz Orkide”si, işte bu karmaşık duygusal düğümleri, zarif ama keskin bir dille çözümlüyor.