
🎵 Ceylan – Kapını Çalarsa Mazinin Eli Sözleri
Kapını çalarsa mazinin eli
Ne olur bir şişe aç benim için
Ben hiç ayılmadım gittin gideli
Sende birkaç kadeh iç benim için
Sen de birkaç kadeh iç, iç benim için
Bir gece veda et tatlı uykuna
Girdiğin günahı of sarhoşken kına
Yarıda bırakma Allah aşkına
Bu gece kendinden geç benim için
Nasıl bir yanlışa ben adım attım
Nasıl bu günahın zehrini tattım
Sana nasıl kıydım, nasıl aldattım
Anlatmak o kadar güç, güç benim için
Anlatmak o kadar güç, güç benim için
Hoş görme affetme yaptıklarımı
Kaldır yeryüzünden artıklarımı
Tutuştur resmimi mektuplarımı
Savur küllerini saç benim için
Savur küllerini saç, saç benim için
Maziden eserse hasretin yeri
O güzel günlere uç, uç benim için
Ben hiç ayılmadım gittin gideli
Sen de birkaç kadeh iç, iç benim için
Nasıl bir yanlışa ben adım attım
Nasıl bu günahın zehrini tattım
Sana nasıl kıydım, nasıl aldattım
Anlatmak o kadar güç, güç benim için
Anlatmak o kadar güç, güç benim için
Ceylan – Kapını Çalarsa Mazinin Eli Şarkı Sözleri
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuCeylan’ın “Kapını Çalarsa Mazinin Eli” Şarkısında Pişmanlık ve Özlemin Derin Yankıları
Müzik dünyamızın kendine has sesi Ceylan, “Kapını Çalarsa Mazinin Eli” şarkısıyla dinleyicilerini zamanın ve duyguların karmaşık labirentlerinde bir yolculuğa çıkarıyor. Bu şarkı, geçmişin gölgesinin bugüne düşüşünü, pişmanlığın ağırlığını ve kaybedilen bir aşka duyulan bitmek bilmeyen özlemi öyle samimi bir dille anlatıyor ki, her dize kalbimizin derinliklerine dokunuyor.
Geçmişin Daveti ve Paylaşılan Hüzün
Şarkı, adeta bir fısıltıyla başlıyor; geçmişin kapımızı çalma ihtimalini dile getirerek dinleyiciyi anında o melankolik atmosfere çekiyor. Ceylan, bu açılışla bizi doğrudan şarkının kalbine götürüyor:
“Kapını çalarsa mazinin eli” dizesi, geçmişin sadece bir anı olmadığını, aksine canlı ve gelip kapımızı çalabilecek bir varlık olduğunu çarpıcı bir şekilde ifade ediyor. Bu, unutulmaya yüz tutmuş sandığımız duyguların, aniden karşımıza çıkabileceği gerçeğinin edebi bir yansıması. Şarkının anlatıcısı, bu davet karşısında eski sevgiliyi de kendi acısına ortak etmeye çalışıyor. “Ne olur bir şişe aç benim için” ve “Sen de birkaç kadeh iç benim için” sözleri, ayrılığın ardından yaşanan bitmek bilmeyen sarhoşluğu, yani gerçeklikten kaçışı ve acının paylaşıldığında hafifleyeceği umudunu dile getiriyor. Ceylan’ın yorumuyla bu dizeler, “ben hiç ayılmadım gittin gideli” ifadesiyle birleşerek, ayrılığın yarattığı kalıcı bir bilinç bulanıklığını, hayata karşı duyarsızlığı ve zamanın durduğu hissini pekiştiriyor. Bu, sadece fiziki bir sarhoşluk değil, aynı zamanda ruhsal bir uyuşukluk halidir.
Günahın Zehri ve İtirafın Zorluğu
Şarkının ilerleyen bölümlerinde, özlemin ve acının kaynağına iniyoruz: pişmanlık. Ceylan’ın “Kapını Çalarsa Mazinin Eli” şarkısında bu pişmanlık, itirafın zorluğuyla birleşiyor ve dinleyicinin boğazında düğümleniyor:
Burada anlatıcı, eski sevgilisinden kendisi gibi, hatta kendisi için, geçmişin muhasebesini yapmasını istiyor. “Girdiğin günahı of sarhoşken kına” derken, belki de kendi hatasının büyüklüğünü kabul etme ve bununla yüzleşme çağrısı var. Bu, bir nevi karşılıklı hesaplaşma ve duygusal bir katharsis isteğidir. Ardından gelen dizeler ise, bu pişmanlığın nedenini ve ağırlığını gözler önüne seriyor:
“Nasıl bir yanlışa ben adım attım, nasıl bu günahın zehrini tattım” ifadeleri, yapılan hatanın derinliğini ve verdiği acıyı veciz bir şekilde özetliyor. Bu dizelerde, Ceylan’ın sesindeki o hüzünlü tını, pişmanlığın içsel bir çığlığına dönüşüyor. “Sana nasıl kıydım, nasıl aldattım” sözleri ise, ihanetin acısını, hem aldatanın hem de aldatılanın perspektifinden hissettiriyor. Bu itiraf, sadece bir hata değil, aynı zamanda karşı tarafa verilen büyük bir zararın ve vicdan azabının ifadesidir. “Anlatmak o kadar güç, güç benim için” tekrarı, bu duygusal yükün ne denli ağır olduğunu, kelimelerin bile bu acıyı ifade etmekte yetersiz kaldığını vurguluyor.
Arınma İsteği ve Geri Dönülmez Vedalar
Şarkının en çarpıcı ve simgesel bölümlerinden biri, geçmişten kurtulma ve arınma isteğini dile getiriyor. “Ceylan – Kapını Çalarsa Mazinin Eli” şarkısı, bu noktada adeta bir ritüele dönüşüyor:
“Hoş görme affetme yaptıklarımı” cümlesi, pişmanlığın en saf halini ve belki de affedilmeye layık görülmeme duygusunu yansıtıyor. Anlatıcı, affedilmekten ziyade, yaptıklarının sonuçlarıyla yüzleşmeyi ve geçmişin tüm izlerinin silinmesini arzuluyor. “Kaldır yeryüzünden artıklarımı”, “Tutuştur resmimi mektuplarımı” ve “Savur küllerini saç benim için” dizeleri, geçmişle radikal bir kopuş arzusunu simgeliyor. Bu, sadece anıları silmek değil, aynı zamanda o geçmişin bıraktığı tüm fiziksel ve duygusal kalıntıları yok etme isteğidir. Küllerin savrulması, bir nevi yeniden doğuşun, küllerinden yeniden var olmanın ama aynı zamanda geri dönüşü olmayan bir vedanın da sembolüdür. Ceylan’ın bu dizelerdeki yorumu, dinleyicide derin bir içsel arınma ve kabullenme hissi uyandırıyor.
Tekrar Eden Acı ve Sonsuz Özlem
Şarkı, ilk bölümlerdeki temaları tekrarlayarak, acının ve özlemin döngüsel doğasını vurguluyor. “Maziden eserse hasretin yeri” dizesiyle yeniden geçmişin kapısını aralıyor ve “o güzel günlere uç, uç benim için” isteğiyle, kaybolan mutluluğa duyulan bitmeyen özlemi perçinliyor. “Ceylan – Kapını Çalarsa Mazinin Eli” sadece bir şarkı değil, aynı zamanda pişmanlık, özlem ve kabullenme arasında gidip gelen bir ruh halinin samimi bir portresidir. Her dinleyişte farklı bir katmanını keşfettiğimiz bu eser, geçmişin gölgesinde kalmış her ruha dokunmayı başarıyor.