SanatçıCeylan Ertem

🎵 Ceylan Ertem – Ne Değil Nasıl Sözleri
Fırtına yetmez benim derdim huzur
Tutku az gelsin o da kalsın kusur
Göz görmek sanmış ama körden kısır
Dünyayı gör de hayallerin asıl
Marifet ki “ne” değil “nasıl” söylediğimiz bu asır
Marifet ya batıyor huzur
Feleğin çarkı nasır
Dağların ardında değil senin yazın
Ağlarım ardından mezarını kazıp
Gel bırakalım bu sararmış gülleri
Bi’ ömrümüz var ah vah bize de yazık
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuCeylan Ertem’den Hayatın İnceliğine Bir Bakış: “Ne Değil Nasıl” Şarkı Sözleri Yorumu
Müzik dünyamızın kendine has sesi Ceylan Ertem, dinleyicisine her zaman sadece bir şarkı değil, aynı zamanda derin bir düşünce ve his dünyası sunar. “Ne Değil Nasıl” da bu şarkılardan biri. İsmiyle bile dikkatleri üzerine çeken bu eser, hayatın yüzeyindeki olaylar yerine, olayların arkasındaki niyete, ifade biçimine ve ruh haline odaklanmamızı salık veren güçlü bir manifestoya dönüşüyor. Gelin, Ceylan Ertem’in bu özel şarkısı “Ne Değil Nasıl”ın sözlerine yakından bakalım ve her bir dizesinde saklı anlamları edebi bir bakış açısıyla yorumlayalım.Huzurun Peşinde Bir Yolculuk: Derin Bir İhtiyaç
Şarkı, bizi hemen güçlü bir arayışın içine çekiyor. Ceylan Ertem, ilk dizelerde bize kendi içsel çekişmesini sunuyor: Burada, dışsal kaosa veya tutkulu, yoğunaşırı duygulara bir reddiye görüyoruz. “Fırtına” metaforu, hayatın getirdiği çalkantıları, zorlukları veya belki de gereksiz dramayı temsil ediyor olabilir. Ancak şarkının öznesi için bunlar yeterli değil, hatta önemsiz. Asıl arayış “huzur” üzerine kurulu. “Tutku az gelsin o da kalsın kusur” ifadesi ise daha da çarpıcı. Toplumun yücelttiği, peşinden koştuğu “tutku” bile, bu derin huzur ihtiyacının yanında ikinci planda kalıyor, hatta huzuru bozma potansiyeliyle bir “kusur” olarak addediliyor. Ceylan Ertem, burada sıradan beklentilerin ötesinde, ruhsal bir dinginliğe duyulan özlemi dile getiriyor.Görüşün Ötesindeki Gerçek: “Körden Kısır” Bakış
Ceylan Ertem’in “Ne Değil Nasıl” şarkısında, algı ve gerçeklik arasındaki ince çizgiye de dikkat çekiliyor: Bu dizeler, yüzeysel bakış açısına keskin bir eleştiri getiriyor. Gözün sadece fiziksel olarak görmesinin, gerçek bir anlayışa yol açmadığını belirtiyor. “Körden kısır” benzetmesi, görme yeteneği olup da hakikati idrak edemeyen birinin, aslında hiçbir şey görmeyen birinden bile daha verimsiz, daha kısır olduğunu vurguluyor. Çünkü kör olan, görmediğini bilirken, yüzeysel gören kendini aldatır. “Dünyayı gör de hayallerin asıl” çağrısı ise, gerçek dünya ile temasın, ayakları yere basan, sağlam ve anlamlı hayallerin temelini oluşturduğunu ifade ediyor. Bu, Ceylan Ertem’in dinleyiciyi daha derin bir farkındalığa davetidir.“Ne” Değil, “Nasıl”: Çağın Paradoksu
Şarkının ismine de ilham veren o kritik dizeye geliyoruz: Ceylan Ertem, bu dizeyle günümüz dünyasının en temel meselelerinden birine parmak basıyor. Önemli olanın, ne söylediğimizden veya ne yaptığımızdan çok, bunu hangi niyetle, hangi üslupla, hangi yaklaşımla yaptığımız olduğunu vurguluyor. Bu, iletişimin, eylemlerin ve varoluşun niteliğine dair derin bir felsefi sorgulama. Bir mesajın içeriği kadar, o mesajın tonu, iletilme biçimi, alt metni önemlidir. Bu asırda, yani bilgiye kolayca ulaşılan, her şeyin hızla tüketildiği bir çağda, fark yaratanın “nasıl” olduğu gerçeği, “Ceylan Ertem – Ne Değil Nasıl” şarkısının merkezinde yer alıyor.Huzurun Batışı ve Feleğin Çarkı
Ancak bu derin anlayışa rağmen, dünya çoğu zaman acımasızlığını korur: “Marifet ya” ifadesiyle, yukarıda bahsedilen “nasıl”ın önemine rağmen, huzurun elden kayıp gittiği acı bir tezat dile getiriliyor. Sanki bu derin bilgelik bile, huzuru korumaya yetmiyor. “Feleğin çarkı nasır” benzetmesi ise, kaderin veya hayatın döngüsünün, acımasız, hissiz ve yorucu olduğunu anlatıyor. Bu çark, pek çok şeyi öğütürken, insan ruhunu da nasırlaştırıyor, duyarsızlaştırıyor. Ceylan Ertem, burada kişisel çabanın ve anlayışın, dışsal zorluklar karşısındaki kırılganlığını gözler önüne seriyor.Geçmişe Veda ve Yaşanmışlıkların Bedeli
Şarkı, kişisel bir kayıp ve pişmanlık temasına doğru evriliyor: “Dağların ardında değil senin yazın” dizesi, kaybedilen bir mutluluğun veya umudun, aslında çok da uzakta olmadığını, belki de geçmişte yaşandığını veya ulaşılabilecek bir yerde olduğunu ancak kaçırıldığını ima ediyor. “Yaz” kelimesi hem mevsimsel bir mutluluğu hem de kaderi çağrıştırabilir. Ardından gelen “Ağlarım ardından mezarını kazıp” ifadesi ise, derin bir yas ve kayıp duygusunu betimliyor. Bu, sadece bir ölüm değil, belki de yitirilen bir hayalin, bir ilişkinin veya bir benliğin ardından tutulan bir matem.Sararmış Güller ve Kısa Bir Ömür
“Ceylan Ertem – Ne Değil Nasıl” şarkısının kapanışında, bir çağrı ve bir iç çekişle karşılaşıyoruz: “Sararmış güller,” geçmişteki güzelliklerin solmuş hallerini, bitmiş ilişkileri, tükenmiş umutları veya artık anlamını yitirmiş anıları temsil ediyor. Şarkının öznesi, dinleyiciyi veya konuştuğu kişiyi, bu geçmişin yükünü bırakmaya davet ediyor. Çünkü “Bi’ ömrümüz var ah vah bize de yazık.” Bu son dize, hayatın kısalığına, sınırlılığına ve boşa geçen zamanlara duyulan derin pişmanlığı ve acımayı ifade ediyor. Ceylan Ertem, bu sözlerle, bize anı yaşama, geçmişin yüklerinden kurtulma ve hayatın değerini bilme çağrısı yapıyor. “Ne Değil Nasıl” sadece bir şarkı değil, aynı zamanda hayatın anlamını, algının gücünü ve zamanın kıymetini sorgulayan edebi bir eser.