Ceylan Ertem – Nar Çiçeği Şarkı Sözleri ve Yorumları

🎤 Ceylan Ertem 🕒 02 Eyl 2025
Ceylan Ertem – Nar Çiçeği video

🎵 Ceylan Ertem – Nar Çiçeği Sözleri

Yel değmez bana, yelden almışım sevda
Nar çiçeğinden haylazım, gül dalından hovarda
Masum (aksi) perçem dökülsün haydi haydi haydi
Kaytan bıyık bükülsün haydi haydi haydi

Yel değmez bana, yelken açmışım aşka
Nar çiçeğinden haylazım, gül dalından hovarda
Göz değmez bana, gözsüz kaldım uğrunda
Dağ çiçeğinden yatağım, kuru dal yastık bana

Söz geçmez bana, gözden düşsem bu yolda
Nar çiçeğinden haylazım, gül dalından hovarda
Yol düştü bana, yoldan vurdum dört yana
Gezdim durdum şu alemi, ah yalınayak ne fayda

Editörün Şarkı Sözü Yorumu

✍️ Editör Yorumu

Ceylan Ertem’in “Nar Çiçeği” Sözleri: Özgürlüğe Adanmış Bir Ritim

Ceylan Ertem’in kendine özgü, derin ve zaman zaman isyankar sesiyle hayat bulan “Nar Çiçeği”, dinleyicisini bambaşka bir dünyanın kapılarına davet ediyor. Bu şarkının sözleri, sadece bir melodiye eşlik etmekle kalmıyor, aynı zamanda bir yaşam felsefesini, bir duruşu ve ruhun derinliklerindeki çalkantıları da gözler önüne seriyor. “Ceylan Ertem Nar Çiçeği” dinleyicilerine, özgürlüğün, aşkın ve varoluşun sınırlarını sorgulatan, güçlü bir edebi metin sunuyor.

Yel Değmez Bana: Sevdanın Rüzgarı ve Hovarda Ruh

Şarkının ilk dizeleriyle birlikte, dinleyiciyi adeta bir meydan okuma karşılıyor:

Yel değmez bana, yelden almışım sevda
Nar çiçeğinden haylazım, gül dalından hovarda

Bu açılış, kahramanın dış etkenlerden etkilenmeyen, kendi yolunu çizen bir karakter olduğunu ilan ediyor. “Yel değmez bana” ifadesi, rüzgarın getirdiği değişimlere, dedikodulara ya da başkalarının yargılarına karşı bir kalkan oluşturuyor. “Yelden almışım sevda” ise aşkın kaynağının dışarıdan bir hediye değil, bizzat rüzgarın kendisinden, yani özgürlükten, hareketten ve belki de geçicilikten alındığını ima ediyor. “Nar çiçeğinden haylazım, gül dalından hovarda” dizeleri, bu karakterin çok katmanlı yapısını gözler önüne seriyor. Nar çiçeğinin canlılığı ve belki de biraz vahşiliğiyle “haylaz” oluşu, gülün zarafetiyle “hovarda” tavrı, hem kırılgan hem de asi, hem estetik hem de umursamaz bir ruh halinin resmini çiziyor. Bu, “Ceylan Ertem Nar Çiçeği sözleri”nin en çarpıcı imgelerinden biri.

Masum (aksi) perçem dökülsün haydi haydi haydi
Kaytan bıyık bükülsün haydi haydi haydi

Bu dizeler ise, içsel bir dansa davet ediyor. “Masum perçem” ve parantez içindeki “aksi” kelimesi, karakterin içindeki zıtlıkları –masumiyet ve isyanı– bir arada barındırdığını gösteriyor. “Dökülsün” çağrısı, bu ikiliğin serbest bırakılmasına, kendini olduğu gibi kabul etmeye bir davet. “Kaytan bıyık bükülsün” ise geleneksel, erkeksi bir meydan okumayı, belki de toplumsal normlara karşı bir duruşu sembolize ediyor. “Haydi haydi haydi” tekrarları, bu içsel kabullenişin ve dışavurumun ritmini, coşkusunu vurguluyor.

Gözsüz Kalma Hali: Aşk Uğruna Fedakarlık ve Doğayla Bütünleşme

Şarkının ikinci bölümünde, sevda ve aşk teması daha da derinleşiyor:

Yel değmez bana, yelken açmışım aşka
Nar çiçeğinden haylazım, gül dalından hovarda

İlk bölümdeki “yelden almışım sevda” ifadesi, burada “yelken açmışım aşka”ya dönüşerek, aşkın pasif bir alımdan ziyade, aktif bir yolculuk ve cesur bir limanlara yelken açma eylemi olduğunu vurguluyor. Karakter, aşkın rüzgarına kendini tamamen bırakmış, onunla birlikte bilinmeyene doğru süzülüyor. Bu, “Ceylan Ertem Nar Çiçeği” şarkısının özgürlük temasını pekiştiren güçlü bir metafor.

Göz değmez bana, gözsüz kaldım uğrunda
Dağ çiçeğinden yatağım, kuru dal yastık bana

“Göz değmez bana” ifadesi, artık dış dünyanın nazarı, eleştirisi ya da kötü enerjisinin kahramana ulaşamadığını belirtiyor. Bunun nedeni ise, “gözsüz kaldım uğrunda” cümlesiyle açıklanıyor. Bu, aşk uğruna yapılan büyük bir fedakarlığı, dünyevi algılardan vazgeçmeyi, hatta belki de körü körüne bir adanmışlığı simgeliyor. Aşkın getirdiği bu vazgeçiş, kahramanı doğayla bütünleşmiş, sade bir yaşama sürüklüyor: “Dağ çiçeğinden yatağım, kuru dal yastık bana.” Bu dizeler, lüksten uzak, doğanın ham ve zorlu koşullarında bile huzur bulabilen, dirençli bir ruhun portresini çiziyor. Dağ çiçeğinin dayanıklılığı ve kuru dalın sadeliği, kahramanın içsel gücünü ve dış dünyaya olan bağımsızlığını anlatıyor.

Söz Geçmez Bana: Yalınayak Bir Yürüyüşün Bilgeliği

Şarkının son bölümü, kahramanın tavizsiz duruşunu ve yaşam yolundaki arayışını özetliyor:

Söz geçmez bana, gözden düşsem bu yolda
Nar çiçeğinden haylazım, gül dalından hovarda

“Söz geçmez bana” ifadesi, karakterin kendi doğrularına sıkı sıkıya bağlı olduğunu, başkalarının öğütlerine veya yargılarına kulak asmadığını gösteriyor. “Gözden düşsem bu yolda” bile olsa, yani toplumsal kabulünü yitirse bile, kendi seçtiği yolda ilerlemeye devam edeceğini vurguluyor. Bu, “Ceylan Ertem Nar Çiçeği sözleri”nin en asi ve kararlı mesajlarından biri.

Yol düştü bana, yoldan vurdum dört yana
Gezdim durdum şu alemi, ah yalınayak ne fayda

“Yol düştü bana” ifadesi, bir kaderi, kaçınılmaz bir yolculuğu işaret ederken, “yoldan vurdum dört yana” ise bu yolculuğun sadece tek bir istikamette değil, her yöne, sınırsız bir keşif arzusuyla yapıldığını anlatıyor. Kahraman, hayatın sunduğu her deneyimi kucaklamış, dünyayı diyar diyar gezmiş. Ancak son dize, bu destansı yolculuğa hüzünlü bir ton katıyor: “Gezdim durdum şu alemi, ah yalınayak ne fayda.” “Yalınayak” olmak, dünyayı çıplak ayakla, tüm gerçekliğiyle hissetmeyi, hiçbir şeye bağımlı kalmamayı sembolize ederken, “ne fayda” sorusu, tüm bu gezginliğin, özgürlüğün ve fedakarlıkların sonunda ulaşılan nihai bir dinginliği mi, yoksa bir boşluğu mu ifade ettiğini düşündürüyor. Belki de bu, arayışın kendisinin bir sonuçtan daha değerli olduğunu anlayan bir ruhun derin bir iç çekişidir. Ceylan Ertem’in “Nar Çiçeği” şarkısı, dinleyicisini bu derin sorularla baş başa bırakarak, kendi özgürlük tanımlarını sorgulamaya davet ediyor.

🎵 Ceylan Ertem Diğer Şarkı Sözleri