SanatçıCeylan Ertem

🎵 Ceylan Ertem – De Gari Sözleri
Bekleye bekleye geçti
Ömür hayal içinde
Bir göz oda bir döşek
Bir tüten ocak düşümde
Gençliğim gitti gayretim bitti
Bağladılar kısmetimi
Daha kaç mevsim çekebilir ki
Bu gönül hasretini
Git babama yüreğini
Aç da göster de gari
Verdi verdi vermez ise
Benden sana he gari
Git babama yüreğini
Aç da göster de gari
Verdi verdi vermez ise
Benden sana he gari
Sen çıkardın taştan aşını
Tırnağınla dişinle
Lakin aşkın hükmü yok hiç
Dünya mal mülk pеşinde
Gençliğim gitti gayretim bitti
Bağladılar kısmеtimi
Daha kaç mevsim çekebilir ki
Bu gönül hasretini
Git babama yüreğini
Aç da göster de gari
Verdi verdi vermez ise
Benden sana he gari
Git babama yüreğini
Aç da göster de gari
Verdi verdi vermez ise
Benden sana he gari
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuCeylan Ertem’in “De Gari” Şarkısında Gizli Bir Hasretin Feryadı
Ceylan Ertem’in yüreklere dokunan sesiyle hayat bulan “De Gari” şarkısı, dinleyeni derin bir özlem ve çaresizlik girdabına çekiyor. Bu şarkı, sadece bir aşk hikayesi anlatmakla kalmıyor, aynı zamanda toplumsal baskılar, kaybedilen gençlik ve basit hayallere duyulan hasretin evrensel bir portresini çiziyor. “De Gari” sözleri, dinleyicide derin bir empati uyandırarak, zamana yenik düşen umutların ve bir türlü gerçekleşemeyen arzuların acısını hissettiriyor.
Zamanın Talan Ettiği Hayaller ve Kaybolan Gençlik
Şarkının ilk dizeleri, ömrün bir bekleyişle, bir hayalperestlikle nasıl geçtiğini anlatıyor ve hemen dinleyeni içine çekiyor:
Bu dizeler, bir ömrün boş yere akıp gitmesinin, gerçekleşmeyen düşlerin ve ertelenen yaşamın acı itirafıdır. Bir beklenti içinde geçen zamanın, aslında ne kadar değerli olduğunu ve bir daha geri gelmeyeceğini vurguluyor. Ardından gelen dizeler ise, bu hayallerin ne kadar mütevazı olduğunu gözler önüne seriyor:
Burada, lüks ve ihtişamdan uzak, sadece sıcak bir yuva, basit bir yaşam arayışının derinliği yatıyor. Bu, pek çoğumuzun içten içe özlem duyduğu, huzur dolu, sade bir hayatın idealize edilmiş halidir. Ancak bu denli temel arzuların bile ulaşılamaz oluşu, şarkının ana dramını oluşturuyor. Ceylan Ertem’in yorumuyla “De Gari”, bu mütevazı hayallerin peşinden koşarken yaşanan hayal kırıklığını adeta iliklerimize kadar hissettiriyor.
Şarkının ilerleyen bölümlerinde, zamanın acımasızlığı ve kaybedilenler daha net bir şekilde ifade ediliyor:
Bu dizeler, bir dönüm noktasını işaret ediyor. Gençliğin ve onunla birlikte gelen enerjinin tükenişi, “gayretim bitti” ifadesiyle bir yorgunluk ve pes ediş hali sergiliyor. “Bağladılar kısmetimi” ifadesi ise, kaderin veya toplumsal koşulların kişisel arzuların önüne nasıl bir set çektiğini, belki de evlilik veya hayat yolunun dış etkenlerce nasıl belirlendiğini anlatıyor. Bu, bireyin kendi hayatı üzerindeki kontrolünü kaybetmesinin, çaresizliğin ve kaderciliğin güçlü bir yansımasıdır. “Daha kaç mevsim çekebilir ki bu gönül hasretini” sorusu ise, dayanma gücünün sınırına gelindiğini, kalbin bu yükü daha ne kadar taşıyabileceğinin sorgulandığını gösteriyor. “De Gari” şarkı sözleri, bu noktada bir isyanın ve aynı zamanda bir tükenişin eşiğinde duruyor.
Bir Umutsuz Çağrı: “Git Babama Yüreğini Aç da Göster De Gari”
Şarkının nakaratı, bu derin hasretin ve umutsuzluğun bir çığlığı niteliğinde:
Bu nakarat, hem bir yalvarış hem de bir meydan okuma barındırıyor. “Babama yüreğini aç da göster” ifadesi, sevilen kişinin ailesinin, özellikle de babanın, bu ilişkiye onay vermesi yönünde bir çağrıdır. Bu, toplumsal normların ve aile rızasının aşkın önündeki en büyük engel olduğunu açıkça ortaya koyuyor. “Verdi verdi vermez ise benden sana he gari” sözleri ise, bir ultimatum niteliğinde. Eğer bu onay gelmezse, ilişkinin son bulacağı, hatta bir bedelinin olacağı ima ediliyor. Bu, aşkın önündeki engellerin aşılamaması durumunda, bir vazgeçişin veya zorunlu bir ayrılığın kaçınılmazlığını sert bir dille ifade ediyor. Ceylan Ertem’in “De Gari” yorumunda bu dizeler, bir yandan çaresizliği, bir yandan da aşk uğruna son bir direnişi simgeliyor.
Aşk ve Maddiyat Arasındaki Çatışma
İkinci kıta, bu kişisel dramın toplumsal ve ekonomik boyutunu derinleştiriyor:
“Sen çıkardın taştan aşını tırnağınla dişinle” ifadesi, sevilen kişinin ne denli cefakar, ne denli çalışkan ve mücadeleci olduğunu gösteriyor. Bu, zor koşullarda bile ayakta kalma ve hayatını idame ettirme çabasının destansı bir anlatımıdır. Ancak bu çabaya rağmen, “aşkın hükmü yok hiç dünya mal mülk peşinde” dizesi, acı bir gerçeği yüzümüze vuruyor. Aşkın, maddiyatın ve toplumsal statü arayışının gölgesinde kaldığını, değerini yitirdiğini belirtiyor. Bu, modern dünyanın ve geleneksel değerlerin çatıştığı, sevginin bile ekonomik koşullara tabi tutulduğu bir durumu gözler önüne seriyor. “Ceylan Ertem – De Gari” şarkısı, bu çarpık düzenin birey üzerindeki yıkıcı etkisini eleştirel bir dille ifade ediyor.
Özetle, “De Gari” şarkısı, kaybedilen gençliğin, gerçekleşmeyen hayallerin, toplumsal baskıların ve maddiyatın aşkın önüne geçişinin dokunaklı bir ağıtıdır. Ceylan Ertem’in güçlü sesiyle hayat bulan bu şarkı, dinleyicisini derin bir melankoliye ve düşünceye sevk ederken, aynı zamanda bu evrensel temaların güncelliğini de hatırlatıyor. Şarkı sözleri, bir yandan geçmişin özlemini taşırken, bir yandan da geleceğe dair belirsizlikleri ve umutsuzlukları dile getirerek, dinleyicinin kendi iç dünyasında yankı bulmasını sağlıyor.