SanatçıCeylan Ertem

🎵 Ceylan Ertem – Bıraktım Seni Sözleri
Bi bilsen geceleri aklımdan gitmiyor yüzün
Hep hüzün
Kendime söz vermiştim olamam onunla demiştim
Şimdi düşün
Alışamadım unutamadım seni öylece
Başaramadım dayanamadım sensiz günlere
Şimdi başka ellerle dokunurum tenine
Kim bilir döner miyim bir daha sever miyim
Şimdi başka gözlerle izlerim gülüşünü
Kim bilir yalan mıdır bu bana reva mıdır
Bıraktım seni bıraktığım gibi beni
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuCeylan Ertem’in “Bıraktım Seni” Şarkı Sözleri: Ayrılığın Gölgesinde Kaybolan Bir Ruhun Fısıltıları
Şarkı sözleri, bir ruhun en derin dehlizlerinden süzülüp gelen, bazen acıtan, bazen de umut veren fısıltılarıdır. Bugün, sesiyle ruhumuza dokunan Ceylan Ertem’in “Bıraktım Seni” adlı eserinin kalbimize düşen her bir dizesini mercek altına alacağız. Bu şarkı, ayrılığın sadece bir bitiş değil, aynı zamanda bir başlangıç olabileceğini, ancak bu başlangıcın bazen ne kadar sancılı ve karmaşık olabileceğini anlatan güçlü bir hikaye sunuyor.Aklın ve Kalbin Savaşı: Unutulmayan Suretler ve Tutulamayan Sözler
Şarkının ilk dizeleri, ayrılık sonrası yaşanan o evrensel acıyı, uykusuz gecelerin ve zihni esir alan anıların ağırlığını hemen hissettiriyor: “Ceylan Ertem – Bıraktım Seni” şarkısı, dinleyicisini doğrudan bu içsel savaşa davet ediyor. Geceler, yalnızlığın en keskin hissedildiği zaman dilimi; ve bu dizeler, o yalnızlığın bir yansıması olarak sevilenin yüzünün zihinde sürekli canlandığını, her anın “hüzün”le yoğrulduğunu açıkça ortaya koyuyor. Burada hüzün, sadece bir duygu değil, adeta bir yaşam biçimi haline gelmiş. Ardından gelen satırlar, şarkının anlatıcısının kendiyle yaptığı hesaplaşmayı gözler önüne seriyor: Bu kısım, bir yandan geçmişe dönük bir pişmanlığı, diğer yandan ise mevcut durumun ironisini barındırıyor. “Ceylan Ertem”in yorumuyla bu sözler, bir zamanlar alınan kararların, verilen sözlerin, duyguların şiddeti karşısında nasıl da kolayca savrulabildiğini gösteriyor. “Şimdi düşün” ifadesi, hem anlatıcının kendi kendine sorduğu bir soru hem de dinleyiciyi bu çaresizliğe ortak eden bir davet niteliğinde.Vazgeçişin İmkansızlığı: Alışamamak ve Dayanamamak
Şarkının nakaratına yaklaştıkça, ayrılığın yarattığı boşluğa alışma çabasının ve bu çabanın başarısızlığının derinliği hissediliyor: “Bıraktım Seni” şarkısı, burada, ayrılık acısının sadece bir süreç olmadığını, bazen bir ömre yayılan bir “başarısızlık” hissiyle iç içe geçtiğini vurguluyor. Unutma ve alışma eylemleri, iradi çabalarla gerçekleşmesi beklenen durumlar olsa da, aşkın ve bağlılığın gücü karşısında ne kadar etkisiz kalabildiğini görüyoruz. Sensiz geçen her gün, bir yenilgi olarak kaydediliyor.Başka Eller, Başka Gözler: Bir Yansıma ve Teslimiyet
Şarkının en can alıcı ve yoruma açık bölümlerinden biri, anlatıcının kendini ve ilişkisini dışarıdan bir gözle izlediği bu dizelerde yatıyor: Buradaki “başka ellerle dokunurum tenine” ve “başka gözlerle izlerim gülüşünü” ifadeleri, birden fazla şekilde yorumlanabilir. Birincisi, anlatıcı, sevdiğinin başka birisiyle olduğunu hayal ediyor ve bu durumun acısıyla yoğruluyor. İkincisi, ve belki de daha trajik olanı, anlatıcı kendisi başka bir ilişki içinde olmasına rağmen, o dokunuşlarda ve bakışlarda bile eski sevgilisini arıyor, onunla ilgili anıları canlandırıyor. Yani fiziksel olarak başka biriyle olsa da, ruhu hala eski sevgilisinde takılı kalmış durumda. “Kim bilir döner miyim bir daha sever miyim” sorusu, hem eski sevgiliye dönme ihtimalini hem de genel olarak yeniden sevebilme kapasitesini sorguluyor. Bu, bir umutsuzluk çığlığıdır. “Yalan mıdır bu bana reva mıdır” ise, yaşanılan bu durumun gerçekliğini, hak edip etmediğini sorgulayan derin bir iç hesaplaşmayı ifade ediyor. Sanki bu acı, bu karmaşık durum, ona biçilen bir ceza gibi.Bırakışın Acı Yansıması: Kendi Kendini Terk Etmek
Şarkının en vurucu ve akılda kalıcı dizesi, tüm bu karmaşanın ve acının bir özeti gibi karşımıza çıkıyor: “Ceylan Ertem – Bıraktım Seni” ifadesi, sadece fiziksel bir ayrılığı değil, aynı zamanda ruhsal bir parçalanmayı anlatıyor. Sevilen kişiyi bırakmak, aslında kendi benliğinin bir parçasını da geride bırakmakla eşdeğer hale geliyor. Bu, bir nevi kendini terk etme, kendi kimliğini, mutluluğunu, belki de geleceğini eski ilişkide bırakma eylemi. Bu dize, ayrılığın sadece karşı tarafa değil, en çok da bireyin kendisine verdiği zararı, içsel boşluğu ve yitirilen benliği en sade ve en etkili şekilde ortaya koyuyor. “Bıraktım Seni” şarkısının bu son dizesi, dinleyicinin zihninde uzun süre yankılanacak ve ayrılığın sadece bir son olmadığını, aynı zamanda bir başlangıç olabilen derin bir içsel kayıp olduğunu fısıldıyor. Bu, bir ayrılık ilahisi değil, bir içsel yıkımın itirafıdır.