SanatçıCeylan Ertem

🎵 Ceylan Ertem – Bir Feda Daha Sözleri
Bir çay demiyle
Vuruldum yeminle
Kaçarca gidiyor
Bu böyle kaçıncı gece
Yok canımı vermem ki, ben bi daha o yellere
Kaldıramam bir fedâ daha, yok ki yerim yeni bi filme
Bir değil bin derdim ah, dev yaradır bu zor me’sele
Olmayınca olmuyor, her şeyi geçtim artık, neyse ne!
Haylara huylara kapıldım hâllere yerlere çaldı gönlümü
Yazlara kışlara bakma ak saçlara elimden aldı ömrümü
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuCeylan Ertem’in “Bir Feda Daha” Şarkısında Tükenmişliğin Melodisi
Müzik dünyamızın kendine has seslerinden Ceylan Ertem’in “Bir Feda Daha” şarkısı, dinleyiciyi derin bir iç hesaplaşmanın ve yorgun bir ruh halinin tam ortasına bırakıyor. Şarkı sözleri, yaşanmışlıkların getirdiği ağırlığı, fedakarlıkların sınırını ve artık tahammül kalmayan bir kalbin isyanını adeta bir ağıt gibi fısıldıyor. Bu şarkı, sadece bir melodi değil, aynı zamanda bir ruhun çığlığı; yorgun düşmüş bir yüreğin dile getiremediği tüm hislerin tercümanı.
Bir Çay Deminden Bin Derde: İlk Kıtanın Vurgusu
Ceylan Ertem, “Bir Feda Daha” şarkısının açılışında bizi şaşırtıcı bir başlangıçla karşılıyor:
“Bir çay demiyle vuruldum yeminle” dizesi, sıradan bir anın, belki de dingin bir sohbetin, beklenmedik bir etki yarattığını gösteriyor. Bu etki, bir anda gelen bir idrak, bir yüzleşme ya da yeniden tetiklenen bir acı olabilir. Ancak hemen ardından gelen “Kaçarca gidiyor / Bu böyle kaçıncı gece” ifadeleri, bu etkinin kalıcı olmadığını, tıpkı diğerleri gibi kayıp gittiğini ve bu döngünün defalarca yaşandığını anlatıyor. Bu, umutların tekrar tekrar yeşerip sonra solduğu, tükenmiş bir beklenti halini gözler önüne seriyor. Bu tekrarlayan kaçışlar ve geceler, “Bir Feda Daha” şarkısının ana temasını oluşturan bıkkınlığın ilk işaretleri.
Artık Yer Yok: Fedakarlıkların Sınırı
Şarkının ikinci bölümü, tükenmişliğin zirveye ulaştığı, net ve keskin bir duruş sergiliyor:
“Yok canımı vermem ki, ben bi daha o yellere” dizesi, geçmişte yaşanan ve kişiyi tüketen ilişkilere, olaylara veya durumlara karşı kesin bir tavır alışın ifadesidir. “O yeller”, belki de kişiyi savuran, hayallerini dağıtan, canını yakan rüzgarları temsil ediyor. En vurucu ifade ise “Kaldıramam bir fedâ daha, yok ki yerim yeni bi filme.” Bu cümle, sadece fedakarlık yapma kapasitesinin kalmadığını değil, aynı zamanda yeni bir drama, yeni bir acı senaryosu için zihinsel ve duygusal bir boşluk dahi bulunmadığını anlatıyor. Kalp, artık yeni hikayeler, yeni acılar için kapılarını tamamen kapatmış. “Bir değil bin derdim ah, dev yaradır bu zor me’sele” dizesi, bu tükenmişliğin ardındaki derin ve çok katmanlı acıyı vurguluyor. Yaşananların tek bir dert olmadığını, aksine “bin dert” ve “dev bir yara” bıraktığını dile getiriyor. Ceylan Ertem, bu sözlerle, yaşananların sadece yüzeysel değil, ruhun en derinlerinde kök salmış bir mesele olduğunu anlatıyor. Ve nihayet “Olmayınca olmuyor, her şeyi geçtim artık, neyse ne!” ile gelen o yorgun kabulleniş. Bu, bir isyanın sonu değil, bir savaşın yorgunluğudur; artık mücadele etmekten vazgeçmiş, olanı olduğu gibi kabul eden, bitkin bir ruhun çaresiz teslimiyeti.
Kaybolan Yıllar ve Ak Saçlar: Ömrün Bedeli
Ceylan Ertem’in “Bir Feda Daha” şarkısının son bölümü, yaşananların kişide bıraktığı fiziksel ve ruhsal yıpranmayı gözler önüne seriyor:
“Haylara huylara kapıldım hâllere yerlere çaldı gönlümü” dizesi, belki de başkalarının heveslerine, anlık değişimlerine veya kendi gelgitli ruh hallerine kapılmanın sonucunda kalbinin nasıl hırpalandığını, yere çalındığını anlatıyor. Bu, kişinin kendi kontrolünden çıkan durumlar karşısında yaşadığı çaresizliği ve gönlünün nasıl savrulduğunu ifade ediyor. Ve kapanış, zamanın acımasızlığını ve yaşananların kişiye maliyetini çok çarpıcı bir şekilde özetliyor: “Yazlara kışlara bakma ak saçlara elimden aldı ömrümü.” Mevsimlerin geçişi, zamanın akışı doğal bir döngüyken, bu dize, yaşanan derin acıların, fedakarlıkların ve hayal kırıklıklarının kişinin ömründen çaldığını, onu erken yaşlandırdığını dile getiriyor. Ak saçlar, sadece yaşın değil, aynı zamanda çekilen sıkıntıların, verilen mücadelelerin ve artık “bir feda daha” yapamayacak kadar yorulmuş bir ruhun fiziksel izleri olarak karşımıza çıkıyor. Ceylan Ertem’in bu şarkısı, dinleyene kendi içsel yolculuklarını ve fedakarlıklarının sınırlarını sorgulatıyor.